11. Hukuk Dairesi 2023/3012 E. , 2024/2233 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2132 Esas, 2023/300 Karar DAVACILAR : 1.... 2.... 3.... 4.... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1.... 2.... 3.... 4.Punto-Atlanta Turizm Tekstil Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilleri Avukat ... HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2011/104 E., 2017/314 K. Taraflar aras…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3012 E. , 2024/2233 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2132 Esas, 2023/300 Karar DAVACILAR : 1.... 2.... 3.... 4.... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1.... 2.... 3.... 4.Punto-Atlanta Turizm Tekstil Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilleri Avukat ... HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2011/104 E., 2017/314 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'nin Punto-Atlanta Tur. Teks. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 ortağı iken ölümü üzerine şirket ortaklarının davacılar olduğunu, şirketin %50 pay sahiplerinin ise davalılar ..., ... ve ... olduğunu, davacıların şirket hisselerini 05.05.2009 tarihli protokol nedeniyle 07.05.2009 tarihinde ...'na devrettiklerini, ancak devir işleminin davacıların iradesinin sakatlanması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, 05.05.2009 tarihli protokol ile 07.05.2009 tarihli Hisse Devri Sözleşmelerinin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 05.05.2009 tarihli Hisse Devir Protokolü nedeniyle davacıların yoksun kaldıkları bir yıllık şirket karının tazmini, davacıların ve davalı şirketin cari, araç kullanım bedeli, deri ve kürk ürün bedeli, demirbaş bedeli ve diğer alacaklar karşılığı ortaya çıkan şimdilik 1.000,00 USD zararın ve alacağın davalılardan ticari reeskont faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tazmin ve tahsiline karar verilmesini; 17.05.2016 tarihli dilekçesi ile; Hisse Devir Sözleşmesinin iptali taleplerinden vazgeçtiklerini bildirmiş, 30.05.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile de, 368.368,00 TL hisse devir bedeli, 1.034.113,21 TL 1255 adet deri ve kürk bedeli, 25.150,00 TL araç amortisman bedeli, 118.800,00 TL araç kullanım bedeli, 38.595,00 TL demirbaş bedeli, 191.529,74 TL cari alacaklar toplamı 1.408.187,95 TL'den Hisse Devri Protokolüne göre mahsup edilen 40.000,00 USD karşılığı 59.644,00 TL'nin mahsubu ile 1.348.543,95 TL olmak üzere toplam 1.716.912,55 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin 16.04.2009 tarihinde vefat etmesi ile davacıların irade sakatlığı ve gabin iddialarının yerinde olmadığını, şirket için muris tarafından yapılan tüm maddi ve manevi fedakarlıkların davalılar tarafından da yapıldığını, şirkete katılan değerlerde tüm ortakların katkısının bulunduğunu, davacıların eğitim düzeylerine göre kendi rızaları ile hisse devrini gerçekleştirdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2017 tarih, 2011/104 E. ve 2017/314 K. sayılı kararıyla; ticaret sicil kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen protokolün 5 inci maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde ibra ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin teslimi ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların amortisman kaybı, kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı, davalı defterlerinde kaydı bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki fatura karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider yansıtma faturası, benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve pasif husumete sahip oldukları gerekçesi ile davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2019 tarih, 2017/2126 E. ve 2019/2098 K. sayılı kararıyla; davacı gerçek kişilerin davalı ...'na yönelik davasının esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ...'a yönelik davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı şirketin davalı şirkete yönelik ıslah edilmiş davasının yukarıda açıklanan nedenlerle cari hesaptan kaynaklı 134.053,75 TL, demirbaş devir bedeli 38.595,00 TL, devri gerçekleşmeyen araçların kullanım bedeline yönelik davalının ödediği tutarın düşülmesinden sonra 110.056,00 TL, 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin bedelin bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen rayiç değeri 883.094,08 TL toplamı 1.165.798,83 TL'ye yönelik davanın kabulü gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurul raporu esas alınarak ıslah edilmiş davanın 1.348.543,95 TL'ye yönelik kısmının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, mahkemenin bu hatasının yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek, davalıların istinaf başvurusunun esastan kabulü ile Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.04.2017 tarih, 2011/104 E. ve 2017/314 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davacı ..., ... ve ...'nin davalı ... aleyhine açtığı davanın esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı şirketin davalı Punto-Atlanta Turizm Tekstil Taşımacılık Ltd. Şti. aleyhine açtığı ıslah edilmiş davanın kısmen kabulüne, 883.094,08 TL kürk ve deri bedeli, 134.053,75 TL cari hesaptan kaynaklanan alacak, 38.595,00 TL demirbaş bedeli, 110.056,00 TL araç kullanım bedeli olmak üzere toplam 1.165.798,83 TL'nin 1.490,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 1.164.308,83 TL'sinin ıslah tarihi 06.06.2016 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 13.01.2022 tarih, 2020/765 E. ve 2022/232 K. sayılı kararıyla ''..(1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve 05.05.2009 tarihli protokolün 4.2.3. maddesinde "devralan işbu maddede belirtilen araç ve demirbaşların bedellerini … ...’ye ödeyecektir" şeklindeki hükümde davalı şirket hisselerini devralan davalı ...’nun muhatap olarak gösterilmesine, diğer davalılar ... ve ...’ın hisse devrine muvafakat etmeleri ve protokole herhangi bir sıfat belirtilmeksizin imza koymaları dışında sorumluluklarını gerektirecek herhangi bir hükmün bulunmamasına, davacı tarafça sunulan 16.05.2016 tarihli dilekçede "bilirkişi raporunun sonuç kısmında belirtilen 1.348.543,95 TL alacağımızın doğrultusunda dava dilekçemizdeki talebimizi ıslah etmek üzere tarafımıza gereken sürenin verilmesini, … farklı raporlara göre yapılan hesaplamalardan 368.368,60 TL veya 103.269,13 TL hisse devir bedelinden birisinin ödenmesine karar verilmesini talep ederiz" denilmesine mahkemece verilen süre içerisinde sunulan 06.06.2016 tarihli ıslah dilekçesinde 1.348.543,95 TL ve ödenmeyen hisse bedeli olarak 368.368,60 TL talep edilmiş olması itibariyle 16.05.2016 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi mahiyetinde bulunmamasına ve davacılar vekili tarafından sunulan 03.01.2022 havale tarihli ek temyiz dilekçesinin süresinden sonra sunulmuş olması sebebiyle temyiz incelemesinde değerlendirilemeyecek olmasına göre, taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça ibraz edilen 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin liste esas alınarak bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin bu belgenin her zaman düzenlenebilir olduğuna ilişkin itirazı reddedilerek, protokolde kürk ve derilerin nitelikleri ayrıntılı olarak belirtilmemiş olsa da sayılarının belirtildiği, bu sayının ibraz edilen liste ile uyumlu olduğu, protokolde davalı şirketin bu ürünlerin şirketin showroomlarında sergilenip satılacağı, ürünlerin konsinye teslim bedelinin fatura karşılığında davacı şirkete ödeneceği, satılmayan malların her zaman geri alınabileceği düzenlenmiş olduğuna göre, davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca ispat külfeti altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedimiştir. 05.05.2009 tarihli Protokol’ün 4.3 maddesi gereğince davacı şirkete ait 1.255 adet deri ve kürk ürün davalı şirketin Antalya’daki showroom(lar)ında sezon sonuna kadar sergilenecek ve satılacak, davacı şirket, davalı şirkete söz konusu ürünleri konsinye olarak teslim edecek ve davalı şirket her ay sonunda satılan ürünlerin bedellerini fatura karşılığında davacı şirkete ödeyecektir. Sezon sonuna kadar satılmayan ürünler yeni sezonda tekrar davalı şirketin Antalya’daki showroom(lar)ında satışa çıkarılacak ve yine her ay sonunda satılan ürünlerin bedelleri fatura karşılığı davacı şirkete ödenecektir. Varisler, satılmayan malları her zaman geri alma, üçüncü gerçek ve tüzel kişilere satma hakkına sahiptir. Devralan, böyle bir talep halinde malları varislere iade etmekle yükümlüdür. Protokolde deri ve kürk ürünlerinin davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edileceği yazılı olup, ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı yan ürünlerin kendisine teslim edilmediğini savunduğuna göre, teslimi ispat yükü davacıdadır. Davacı tarafından sunulan liste ise teslimi ispata elverişli olmayıp, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi’nin davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca ispat külfeti altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği hususunun ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle ürün bedellerinin tahsiline karar vermesi isabetli olmamış, hükmün temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir. (3) 05.05.2009 tarihli Protokol’ün 2 maddesi gereğince hisse devir bedelinin, 4.2.3 maddesi gereğince araç ve demirbaş bedelinin davacı ...’ye ödeneceği, diğer davacı gerçek kişilerin de kendi hisselerine düşen kısım yönünden ödemenin davacı ...’ye yapılmasına muvafakat ettikleri ve bu beyanın alacağın temliki mahiyetinde olduğu nazara alındığında, anılan kalemler yönünden davacı ...’nin davada taraf ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmadığı...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen protokolde deri ve kürk ürünlerinin davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin bir kayıt olmaması ve davacının da teslim iddiasını ispatlamamış olması, ispata dönük sunduğu listenin ise teslimi ispata elverişli olmaması karşısında bu kalem alacak yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yine 05.05.2009 tarihli Protokol’ün 2 nci maddesi gereğince hisse devir bedelinin, 4.2.3 maddesi gereğince araç ve demirbaş bedelinin davacı ...’ye ödenmesinin kararlaştırılması, diğer davacıların da buna onay vermiş olmaları karşısında davacı ...'ın bu kalem alacaklarının alacaklısı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı şirketin ve davacı ...'nin davalı Punto-Atlanta Turizm Tekstil Taşımacılık Ltd. Şti. aleyhine açtığı ıslah edilmiş davanın kısmen kabulü ile, 1.490,00 TL'sine dava tarihinden, kalanına ıslah tarihi 06.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle; 134.053,75 TL cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine, 38.595,00 TL demirbaş bedeli ile 110.056,00 TL araç kullanım bedeli olmak üzere toplam 148.651,00 TL'nin davalı şirketten alınarak davacı ...'ye verilmesine, tarafların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacı ... ve ...'nin davalı ... aleyhine açtığı davanın esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, 06.07.2023 tarihli kararla tashih talebinin kısmen kabulü ile, Dairenin 21.02.2023 tarihli gerekçeli kararında geçen '' “38.595,00 TL demirbaş bedeli ile 110.056,00 TL araç kullanım bedeli olmak üzere toplam 148.651,00 TL'nin davalı şirketten alınarak davacı ...'ye verilmesine, tarafların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,'' şeklindeki ibarenin; talep gibi “38.595,00 TL demirbaş bedeli ile 110.056,00 TL araç kullanım bedeli olmak üzere toplam 148.651,00 TL'nin davalı şirketten ‘dava tarihinden işleyecek reeskont faiziyle’ alınarak davacı ...'ye verilmesine, tarafların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine'' şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 21.02.2023 tarihli duruşmada haksızca, belgeli iş göremezlik sağlık raporlu mazeretlerinin kabul edilmediğini, yokluklarında duruşmaya devam edilerek Yargıtay bozma ilamı hakkında beyanları alınmadan karar verildiğini, eski kararda direnilmesi hususunda beyanda bulunmak taraflarınca süre verilmesinin açıkça talep edilmesine rağmen gıyaplarında karar verildiğini, adil yargılanma haklarının bu nedenlerle ihlal edildiğini, davalarının 05.05.2010 tarihinde açıldığından 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'na (1086 sayılı Kanun) tabi olduğunu, 1086 sayılı Kanun'un 202 nci maddesi gereğince davalıların vekilinin 08.07.2010 tarihli davaya cevap dilekçesiyle tamamen ve katı bir şekilde bağlı olduğunu, dava dilekçesine atıfta bulunarak ikrar suretiyle dava dilekçesinde yer alan iddiaların tümünü açıkça kabul ve ikrar ettiğini, davaya daha sonra yeniden dahil edilen davalılar vekillerince yeni bir hukuki vakıa ileri sürerek 1255 adet ve deri kürkün teslim edilmediği şeklindeki yeni savunmasının 1086 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin açık ihlali niteliğinde olduğunu, Yargıtay'ın davalının derilerin teslim edilmediği şeklindeki savunmasının dilekçeler safhası bittikten sonra yapıldığı hususunu gözetmediğini, davacı taraf olarak davalı tarafın derilerin teslim edilmediği şeklindeki yeni savunmasına muvafakatlarının olmadığını, davalıların teklifiyle davacı mirasçılarla aralarında ''Muris ... ile Punto-Atlanta Şirketi arasında Mali Durumun Saptanması Sözleşmesi'' yapıldığını, davada davalı tanığı da olan Muhasebe Sorumlusu ...'un görevlendirildiğini, bu kişinin hazırladığı 28.04.2009 tarihli Mali Rapor ve Finansal Tablo Özetinde muris ...'nin yeni şirkete neler koyduğunu ve teslim ettiğinin açıkça belirtildiğini, 1255 adet kürk ve deri ürünün kabul edilip davalı şirkete muris tarafından konulduğunu, değerinin 720.129,82 USD olduğunun 28.04.2009 tarihli Mali Rapor ve Finansal Tablo Özetinde ile açıkça ispatlandığını, önceki temyiz ekinde ve dava dosyasına aslının da teslim edildiğini, 1255 adet kürk ve deri ürünün miktar ve toplam değeri daha muris ... hayatta iken belirlendiğini, davalı şirkete ve davalılara ortaklık anlaşmaları gereği teslim edildiğini, mahkeme huzurunda davalı tanıklarıyla da ikrar edildiğini, ikrar edilen hukuki vakıa olduğundan ispatının gerekmediğini, ayrıca davalı tanığı şirket genel müdürü ...'nin beyanınında da bu durumun beyan edildiğini, davalıların ayrıca kötü niyetli olarak sadece mayıs 2009 da satılan 56 adet kürk ve deri ürünü listesini gönderdiklerinin, bunun karşılığında da davacı Atlanta şirketinin 05.05.2009 tarihli protokole uyarak 30.05.2009 tarihli 12787 nolu 56 adet deri ve kürk için satıldığı bildirilen malların faturasının kesildiğini, bu fatura delilinin 1255 adet deri teslim edildiğini açıkça ispat ederken Yargıtay'ın bozma ilamı verirken bu 56 adet derinin faturasının nereden geldiğini dikkate almadan bozma kararı verdiğini, ayrıca davalı yararına davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinden çok daha fazla vekâlet ücretine hükmediliğini bununda Avukatlık Asgarı Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olduğunu, tashih dilekçesinde belirtilen hususlarında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirket hisse devir bedelinin ödenmediği iddiası ile devir bedeline ilişkin alacak ile taraflar arasında düzenlenen 05.05.2009 tarihli Protokolde yazılı hükümlere göre davacı şirkete ait olup, davalı şirkete devredilmesi kararlaştırılan araç kullanım bedeli, demirbaş bedeli, cari hesaptan kaynaklı alacak ve protokolde belirtilen 1.255 adet kürk ve deri ürününün davalı şirket tarafından satışı nedeniyle alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 381 ve 446 ncı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.