11. Hukuk Dairesi 2014/10590 E. , 2014/16130 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2013 gün ve 2010/472-2013/29 sayılı kararı bozan Daire’nin 10/03/2014 gün ve 2013/15531-2014/4529 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içeri
**11. Hukuk Dairesi 2014/10590 E. , 2014/16130 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2013 gün ve 2010/472-2013/29 sayılı kararı bozan Daire’nin 10/03/2014 gün ve 2013/15531-2014/4529 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, uzman doktor olan müvekkilinin Sağlık Bakanlığı tarafından açılan "Klinik Şefi, Klinik Şef Yardımcısı, Başasistan Atama Sınavı"na girmek için başvuru yaptığını, belgelerin en geç 12.02.2010 tarihinde kuruma ulaştırılması gerektiğini, ilgili evrakları hazırlayan müvekkilinin 31.01.2010 tarihinde davalıya verip kuruma gönderdiğini, ancak evrakların son başvuru tarihinden sonra Sağlık Bakanlığı'na teslim edildiğini, 04.04.2010 tarihinde yapılacak sınava katılacaklar listesinin 03.03.2010 tarihinde yayınlanmasıyla müvekkilinin isminin olmadığının görüldüğünü, sınava girilemeyeceği yönündeki kararın yürütmenin durdurulması talebinin ... İdare Mahkemesi'nce reddedildiğini, anılan sınavın en erken 5 yılda bir açıldığını, müvekkilinin bu esnada daha zor olan doçentlik sınavını kazanarak doçent unvanını aldığını, klinik şef yardımcılığı sınavını rahatlıkla kazanabileceğini, bu itibarla en az 5 yıllık maaş, döner sermaye farkı, normalda oldukça pahalı olan seminerlere vs. ücretsiz katılma hakkı gibi maddi kayıpların doğduğunu, sınav için uzun ve meşakkatli bir hazırlık yapıldığı halde katılamaması ve hiyerarşik açıdan daha alt bir pozisyonda çalışacak olmanın manevi zarar doğurduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın sınav tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 23.958,80 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.