12. Hukuk Dairesi 2023/5769 E. , 2024/2672 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dava…
**12. Hukuk Dairesi 2023/5769 E. , 2024/2672 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, haciz adresinin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adres olmadığı, haciz anında borçlunun hazır bulunmadığı, borçlu adına bilgi-belge ele geçirilmediği, mülkiyet karinesinin 3.kişi yararına olduğunun kabulü gerektiği, karinenin aksinin karşı tarafça ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, haciz adresinin 3.kişi şirketin ticaret sicil adresi olduğu görülmekle mülkiyet karinesinin aksinin alacaklı tarafından ispatı gerektiği, 3.kişi şirket ile borçlu şirket yetkililerinin baba/kız olması, bilirkişi raporunun içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde tek başına organik bağı göstermediğinden davanın reddine ilişkin mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 28.02.2020 tarihli haciz, davalı 3.kişi şirketin ticaret sicil adresinde yapılmış ise de, borçlu şirketin anılan adreste 11.3.2015 tarihine kadar faaliyet gösterdiği, davalı 3.kişi şirketin ise borcun doğumundan hatta takip tarihinden sonra 20.2.2015 tarihinde haciz adresinde kurulduğu, davalı 3.kişi şirketin tek ortağı Halil Baltacı’nın, borçlu şirket ortağı Şerife Börekci’nin babası olduğu, anılan şahsın 22.8.2016 tarihine kadar da davalı 3.kişi şirkette yetkili müdür olarak görev aldığı, borçlu ile 3.kişinin faaliyet alanlarının aynı olduğu, bilirkişi raporuna göre mahcuzların davalı 3.kişinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirtilmiş ise de, borçlu ile 3.kişi şirket arasında mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerekmiştir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru değildir. SONUÇ: 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.