8. Hukuk Dairesi 2022/7672 E. , 2024/6213 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/615 E., 2022/697 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesisi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/330 E., 2020/180 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın dav…
**8. Hukuk Dairesi 2022/7672 E. , 2024/6213 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/615 E., 2022/697 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesisi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/330 E., 2020/180 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar Hazine, Orman İdaresi ve Kemalpaşa Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davalı gerçek kişiler hakkında usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı kamu kurumları aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, Damlacık Mahallesi, Değirmenyanı mevkiinde kain 162 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 2/B arazisi olarak Hazine adına tapu kütüğünde kayıtlı bulunduğunu, bu taşınmazın önceleri murisi dedesi ...'a ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçılar arasında yapılan harici ve rızai taksim neticesinde kendilerine isabet eden 162 ada 2 parsel içerisinde mevcut taşınmaz parçalarının 2/B arazisi olarak..., ..., ..., ... ve ...'e haricen aralarında düzenlenen satış senedine istinaden devir ve temlik edildiğini, bu taşınmazlara komşu güney batıda kalan takribi 1.300 m2 miktarındaki taşınmaz parçasının ise kendisine bırakıldığını, kendisine intikal eden 1.300 m2'lik taşınmazın tapulama sırasında tespit ve tescil harici bırakıldığını yeni öğrendiklerini, dava konusu edilen tescil harici bırakılan 1.300 m2 miktarındaki taşınmazın murisi babası ... tarafından bilinmeyen bir zamandan itibaren ölümüne değin diğer kuzeyde kalan ve mülkiyeti Hazineye ait 162 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarla birlikte bir bütün halinde tasarruf edildiğini ve zilyetliğinde bulundurulduğunu, babasının ölümüyle taşınmazın kendisine intikal ve isabet ettiğini, kendisi tarafından bu güne kadar kullanıldığını, taşınmaz üzerinde başkalarının ve aharın hiçbir hak ve ilgisinin bulunmadığını belirterek, dava konusu 1.300 m2 miktarındaki taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; dava konusu tescil harici alanın 877,67 m2 olduğu, 1953 yılında imar ihyasının tamamlandığı, 1970 yılına kadar tarım arazisi, 1970-1990 yılı arasında üzüm bağı, 1990 yılından dava tarihine kadar zeytinlik ve kiraz bahçesi olarak kullanıldığı, orman tahdit ve 2/B sınırları dışında olduğu, bu kapsamda davacı lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 14 üncü ve 17 nci maddesindeki taşınmaz iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu tescil harici bırakılan İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, Damlacık köyü, Boğazlıyan mevkinde bulunan, 15.10.2018 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 877,67 metrekarelik taşınmazın meyve bahçesi ve zeytinlik vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının dava dilekçesinde 1.300 m²lik taşınmazın tescilini talep ettiği anlaşıldığından fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine, Orman İdaresi ve Kemalpaşa Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın mahallinde yapılan keşif sonunda düzenlenen denetime elverişli, bilimsel ve teknik veriler içeren bilirkişi raporuna, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına, dosya içine getirtilen kayıt ve belgelere itibar edilerek, davaya konu edildiği anlaşılan ve krokide (A) harfi ile gösterilen 877,67 m2'lik taşınmaz yönünden davanın kabulü ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; çekişmeli taşınmazın, mahallinde yapılan keşif sonucunda, krokide (A) harfi ile gösterilen 877,67 m2'lik taşınmaz olduğunun belirlenmesi, dava dilekçesi ekinde dava konusu taşınmaza ilişkin düzenlenmiş herhangi bir çaplı/koordinatlı krokinin bulunmaması, davacının dava konusu ettiği taşınmazın, krokide (A) harfi ile gösterilen bölümden daha fazla olduğu yönünde dosyaya yansıyan herhangi bir itirazının olmaması karşısında, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken, salt dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz miktarının 1.300 m2 olarak gösterilmesi nedeniyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesinde ve bu tür davalarda gerçek kişi şahıslar aleyhine husumet yöneltilmesi mümkün olmamasına rağmen, mahkeme ara kararı nedeniyle davaya dahil edildikleri anlaşılan, bu kapsamda aleyhlerinde yöntemince açılmış dava bulunmayan, bu nedenle davanın tarafı olmayan gerçek kişi davalıları da kapsar şekilde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçeleriyle, kamu düzeni kurallarının da dikkate alınması ile davalı ... vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan yönlerden kabulü ile kararın kaldırılmasına, davalı gerçek kişiler yönünden usule uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı kamu kurumları aleyhine açılan davanın kabulü ile; İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, Damlacık köyü, Boğazlıyan mevkinde bulunan, 15.10.2018 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 877,67 metrekarelik taşınmazın meyve bahçesi ve zeytinlik vasfı ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davalı ... vekili, eksik ve yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verildiğini, taşınmazın orman yada orman içi açıklık olup olmadığının belirlenmediğini, 10.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre yapılan arazi kadastrosu çalışmaları neticesinde Devlet Ormanı olarak tespit edildiğinin belirtildiğini, bu tür yerlerin komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla tescil şartlarının oluşmadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir. Davalı Hazine vekili; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. Dosyanın incelenmesinde; İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, Damlacık Mahallesinde 1953 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu’na göre orman kadastrosu, 1993 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre orman kadastrosu yapılan ormanlarda aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanun ile değişik hükümlerine göre 2/B uygulama çalışması yapıldığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen şekilde karar verilmiş ise de, yukarıda bildirilen tüm orman kadastro çalışmalarına ait bilgi ve belgeler getirtilmemiş, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu belirtilen P3 nolu orman içi ziraat parseline ait fiili durum tespiti ile iktifa olunup olunmadığı hususu araştırılmamıştır. Bu suretle yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, bilirkişi raporları da denetime elverişli değildir. Bilindiği üzere, 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) hükümlerine göre çıkartılan 1940 Tarihli Tahdit Talimatnamesinin 38 inci maddesinde; “Ormanların bitişiğinde bulunan mülk ve toprakların hepsinde, orman içindekilerden yalnız köy arazi ve camiasına dahil olanlarda vesaik ibraz edilmese bile fiili vaziyet aynen tespit ve zapta geçirilmekle iktifa edilir. Orman içinde olup da 2. madde şümulüne girmeyen diğer mülk veya topraklar için muteber tasarruf vesikası ibraz edilmezse tasarruf mevzuatı ile 2644 sayılı Tapu Kanununun 16 ve Orman Kanununun 25. maddelerine müsteniden bunlar Devlet namına tahdit olunur” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1953 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmalarına ait işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ayrı ayrı dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli, çelişki bulunmakta ise çekişmeli taşınmaz yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu belirtilen P3 nolu yeri çevreleyen orman sınır noktaları ilk tahdit ve aplikasyon çalışmalarında ne şekilde işlem gördüğü belirlenmeli, az yukarıda anlatıldığı şekilde dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu bildirilen P3 nolu orman içi ziraat parseli olarak belirlenen yer hakkında fiili durum tespiti ile iktifa olunup olunmadığı duraksamaya yer vemeyecek şekilde belirlenmeli, bu hususları açıklayan müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm deliller ile birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Bölge Adliye Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.