9. Hukuk Dairesi 2025/8172 E. , 2026/1079 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2429 E., 2025/1062 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/749 E., 2023/285 K. Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili ile davalı ... İnş. Taah. ve San. Tic. AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabu…
9. Hukuk Dairesi 2025/8172 E. , 2026/1079 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2429 E., 2025/1062 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/749 E., 2023/285 K. Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili ile davalı ... İnş. Taah. ve San. Tic. AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı ... Şirketi vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı ... Şirketi vekili Avukat ... ile davalı ... (... Şirketi) vekili Avukat ... geldiler. Davacı ve diğer davalılar adına duruşmaya gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işverenlere ait Türkmenistan’daki inşaat şantiyelerinde bina ... işleri başformeni olarak 12.04.2006 tarihinde çalışmaya başladığını, 23.10.2016 tarihine kadar çalıştığını, alt işverenlerin aynı gerçek kişilere ait olduğunu ve hizmet süresinin tamamından sorumlu olduklarını, asıl işverenlerin ise kendi bünyelerinde geçen süreler ile sorumlu olduklarını, aylık net 3.300,00 USD ücret ile çalıştığını, iş bitimi sebebiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, haftanın 7 günü 08.00-19.00 arası çalışıldığını, davacıya ayda 2 hafta tatili günü izin hakkı tanındığını, ancak yoğunluk döneminde bu izinleri kullanamadığı zamanlar olduğunu, dinî bayramların birinci günü hariç tüm ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışma yapıldığını belirterek ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ile ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının 18.08.2010-25.02.2012 tarihleri arasındaki çalışmasının diğer davalı ... (... İnşaat Şirketi) nezdinde olduğunu ve bu dönem adına olan tüm kayıtların bu Firma tarafından tutulduğunu, davacının 10.03.2013-23.10.2016 tarihleri arasındaki çalışmasının ise diğer davalı ... ... ve Malzemeleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. (... ... Şirketi) nezdinde olduğunu, davacının kendi bünyelerinde çalışmasının olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... İnşaat Şirketi ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, fazla çalışma yapılmadığını, hafta tatilinde, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, ücret miktarı iddiasının gerçek dışı olduğunu, imzalanan sözleşmede aylık ücretin 600,00 USD olduğunu, davacının müvekkili Şirket nezdinde 18.08.2010-25.02.2012 tarihleri arasında, diğer davalı ... Şirketi nezdinde ise 10.03.2013-23.10.2016 tarihleri arasında çalışmasının olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının 24.04.2012-31.07.2012 tarihleri arasında bünyelerinde çalıştığını ve kendi iradesi ile işten ayrıldığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... İnşaat Şirketi ve Ege ... Şirketi firmalarının grup firma oldukları, bu iki Firmanın yurt dışında faaliyet gösteren firmaların inşaat işlerindeki ... işlerini alt işveren olarak yaptığkları, davacının da bu Firmaların işçisi olarak çalıştığı, davacının zaman zaman davalı ... Şirketi ve ... Şirketinin (asıl işverenler) projelerinde görev aldığı, davacının ücretinin aylık net 3.300,00 USD olduğu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından davalı ... Şirketi yönünden zamanaşımına uğradığından bu Şirket bakımından açılan davanın reddine karar verildiği, davacının haftalık 12 saat fazla çalışma yaptığı, davacı asılın beyanı ile kullanmadığı yıllık izin süresi talebini 60 gün ile sınırladığı, buna göre davacının kullanılmayan izin süresinin 60 gün olarak kabul edildiği gerekçesiyle davalı ... Şirketi bakımından davanın reddine, diğer davalılar bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiği, ihbar öneli kullandırıldığının ispat edilemediği, beyanı hükme esas alınan tanık A.K'nın hesap konusu tarih aralığında işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerine göre ... Şirketinin hastane projelerinde çalıştığı, davacının ise ... Şirketinin olimpik spor kompleksi inşaatında çalıştığı, tanığın davacı ile aynı projede görev yapmadığı, bu hâlde beyanlarına itibar edilmesinin yerinde olmadığı, davalı tanıklarının belirli bir dönem davacı ile aynı projede görev yaptıkları, bu kapsamda bu tanıkların beyanlarıyla ve davacı ile birlikte çalıştığı dönem ile sınırlı şekilde sonuca gidilmesi gerektiği, davalı tanıklarının beyanlarına göre davacının haftalık 6 saat fazla çalışma yaptığı, dinî bayram dışında kalan ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, davalıların yabancı hukuk uygulanması talebi olmadığı, davalı ... anlatımlarına göre davacının hafta tatilini kullandığından bu talebin reddi gerektiği, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, faizin dava ve ıslah tarihi olarak ayrıştırıldığı, davacının ilk karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde bunun hatalı olduğuna dair istinaf başvurusunun bulunmadığı; bu hâlde dava ve ıslah ayrımı açısından davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, şimdiki kararda ise bu hakkı ihlal edecek şekilde alacaklara 25.05.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Tanıkların davacı ile birlikte çalıştıklarını ifade ettiklerini, davacı tanığı A.K'nın davalı Şirketteki çalışma düzeni bakımından beyanda bulunduğunu, tanığın beyanlarına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, b. Yıllık ücretli izin alacağının eksik hüküm altına alındığını, davacı asılın beyanına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, c. Tespit edilen hizmet süresinin eksik olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Somut uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini, b. Davacının hizmet süresinin hatalı olduğunu, c. Ücret miktarının hatalı tespit edildiğini, d. Davacının fazla çalışma alacağının bulunmadığını, e. Yıllık izinlerini kullandığını, f. Davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde tanıklar olduğunu, beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, husumet, davacının aylık ücret miktarı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.