12. Ceza Dairesi 2024/4287 E. , 2025/4719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3749 E., 2024/1979 K. SUÇ : Bilinçli taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I.
**12. Ceza Dairesi 2024/4287 E. , 2025/4719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3749 E., 2024/1979 K. SUÇ : Bilinçli taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin 01.11.2022 tarihli hükme yönelik sanık ... müdafiinin, katılan ... vekilinin ve katılan ...'nun istinaf başvuruları üzerine katılan ... vekilinin ve katılan ...'nun istinaf istemleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair 07.02.2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 15.11.2023 tarihli bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca verilen İlk Derece Mahkemesinin kararındaki hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair 26.12.2023 tarihli karara yönelik sanık müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 12.06.2024 tarihli bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz dilekçesini 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık süre geçtikten sonra vermesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kaçak maden ocağını fiilen işletmemesi nedeniyle sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerekirken, temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna, bilinçli taksirin uygulama koşullarının oluşmadığının gözetilmediğine, re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizce verilen 12.06.2024 tarihli bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; Kilimli ilçesi Gelik beldesi Merkez Mahallesi ... mevkiindeki ruhsatsız ve kaçak olarak işletilen kömür maden ocağında, 25.02.2022 tarihinde saat 18.00 sıralarında meydana gelen göçük sonucu ocakta çalışan işçilerden 40 yaşındaki ...'un göçük altında kalma ile uyumlu genel beden travmasına bağlı çoklu kot ve omurga kemik kırıkları ile birlikte omurilik yaralanması ve göğüs - karın basısı neticesinde gelişen mekanik asfiksi, 54 yaşındaki ...'nın göçük altında kalmaya bağlı karın göğüs basısı neticesinde gelişen mekanik asfiksi ve pnömotoraks nedeniyle hayatlarını kaybettikleri, Suç tarihinden iki gün kadar önce, 23.02.2022 tarihinde, Kilimli İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan kontrolde, Kilimli ilçesi Gelik beldesi Merkez Mahallesi ... mevkiindeki ruhsatsız ve kaçak olarak işletilen kömür maden ocağının çalışır durumda olduğu belirlenerek, ocağın faaliyetine son verilip, ocaktaki işçiler çıkarılarak, ocağın tekrar kullanılmasını engellemek üzere Zonguldak Maden Tetkik Arama (MTA) ekiplerince ocak içinin patlatılıp, kullanılamaz hâle getirildiği ve ocakta çalışan 11 yasa dışı göçmen hakkında yasal işlem yapıldığı, Suç tarihinde meydana gelen göçüğün ardından olay yerinde yapılan incelemelerde, 23.02.2022 tarihinde imha edilen kaçak ocakta göçük açma çalışmaları sırasında tavan basıncına maruz kalan 2,5x2m ebatlarında ağaç tahkimat ile tahkim edilmiş alanda tavanda bulunan tahkimatın kırılması sonucu girişten itibaren yaklaşık olarak 6 metre göçük oluştuğunun, göçükten itibaren yaklaşık 3 - 4 metre sonra ikinci bir göçük olduğunun, maden ocağı ağzında ve çevresinde herhangi bir güvenlik uyarı levhası vb. uyarı işaretleri bulunmadığının, olay yerinde yoğun şekilde yağmur yağdığı için yerlerin çamur ve su birikintileri ile dolu olduğunun, kaçak ocakta kullanılan elektriğin sanığın babasına ait olan ve olay yerinden yaklaşık 150 metre uzaklıkta bulunan binadaki sayaçtan sağlandığının tespit edildiği, Göçüğün gerçekleştiği ruhsatsız ve kaçak olarak işletilen kömür maden ocağının sahibi ve işleteni ile ilgili olarak sanık, söz konusu kaçak ocağın babasına ait olduğunu ve ölen ... tarafından işletildiğini beyanla meydana gelen olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğunu bulunmadığını savunmuş ise de olayın sıcağıyla yapılan çevre araştırmasında ocağın sanığa ait olduğuna ilişkin beyanların tutanaklara geçtiği, davaya konu olayın ardından tanık ...'in sanığı telefonla aradığı ve sanığın ocağında göçük meydana geldiğini sanığa bildirmek istediğini ifade ettiği, tanık ...'in yanı sıra tanıklar ... ve S. oğlu ...'in söz konusu ocağın sanığa ait olduğunu beyan ettikleri, kaçak ocağın görevlilerce patlatıldığı gün sanığın ocağa işçi olarak alınan yabancı uyruklu işçilerle telefonla görüştüğü ve patlamanın yapıldığı gün ocağa bakmaya gittiğini tevilli olarak ikrar ettiği göz önünde bulundurulduğunda, aynı ocağa ilişkin incelenen Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/190 Esas ve bu dosyayla birleşen 2020/232 Esas sayılı dava dosyaları ile Zonguldak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/97 Esas sayılı dava dosyasındaki evrak içeriği ile beyanların yanı sıra kaçak ocaktan kazanılan paranın sanığa verildiği de dikkate alındığında, ruhsatsız ve kaçak olarak işletilen kömür maden ocağının sanık tarafından işletildiği, asıl işverenin sanık olduğu, sanığın rızası ve iradesi doğrultusunda ölen ... ve diğer işçilerin burada çalışabildiği, dosyada mevcut kırmızı kaplı defter içeriğine ve tanık anlatımlarına göre ölen ...'un ise ustabaşı ve işveren vekili olarak görev yaptığı, personel görevlendirilmesi ve kömür çıkarılması gibi konularda söz sahibi olduğu, Göçüğün meydana gelmesinde sorumluluğu bulunanların kusur durumlarına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde maden mühendisi iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenen bilirkişi kurulu raporlarında da vurgulandığı üzere, daha önce kaçak olduğu için patlatılan ve defalarca kapatılan kaçak maden ocağına, patlamadan sonra aşırı yağışlarla birlikte girmenin tehlikeli olacağı bilindiği hâlde, hiçbir güvenlik önlemi almadan, uyarı ve bilgilendirme yapmadan, çalışanları ocağa sokan, ocağı teknik denetimden uzak olarak işleten, çalışanları sigortasız ve iş sağlığı ve güvenlik mevzuatının gereklerini sağlamadan tehlikeli koşullarda çalıştıran sanığın asli kusurlu olduğu, ölenlerin ise maden ocağının kaçak olduğunu ve patlatmadan sonra aşırı yağışlarla birlikte ocağa girmenin tehlikeli olacağını bildikleri hâlde tahkimattaki eksiklikleri tamamlamadan çalışmaları ve ocağı yeniden açmak amacıyla sağlık ve güvenliklerini bilerek tehlikeye atmaları nedeniyle ayrı ayrı tali kusurlu oldukları, Sanığın eylemi ile ilgili olarak bilinçli taksir hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığına gelince; kömür ocağının kaçak olmasından dolayı bu konudaki yetkili kurum ya da kuruluşların denetim dışında tutulduğu, teknik bilgi ve yeterli ekipman olmaksızın açılan ocağın aynı şekilde çalıştırılmaya devam edildiği, çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin herhangi bir tedbir alınmadan ve kendilerine herhangi bir eğitim ile kişisel koruyucu ekipman verilmeden çalıştırıldığı, sanığın madencilik ile ilgili herhangi bir teknik bilgisinin bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.04.2016 tarihli ve 2016/4253 Esas, 2016/7101 Karar sayılı kararında yer alan "kömür ocağının kaçak olması, teknik bilgi ve yeterli ekipman olmaksızın açılmış ve böylece çalıştırılıyor olması ile işçilerin, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin herhangi bir tedbir alınmadan, herhangi bir eğitim ve kişisel koruyucu ekipman verilmeden çalıştırılmaları nazara alındığında, öngörülebilir neticeyi öngördükleri hususunda bir tereddüt bulunmayan sanıkların eylemlerinde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu" şeklindeki kabul de göz önünde bulundurulduğunda, sanığın, öngörülebilir neticeyi öngördüğü, ancak sadece kâr amacıyla her türlü tehlikeyi ve riski göze alıp, faaliyetini sürdürerek, bilinçli taksirle hareket ettiği, Sonuç olarak asli kusurlu eylemiyle 2 kişinin ölümüne neden olan sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3. maddeleri gereği bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği, Kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın ve sanık müdafiinin yüzüne karşı 25.09.2024 tarihinde verilen hükmün gerekçesiyle birlikte sanık müdafiinin elektronik posta adresine 17.10.2024 tarihinde ulaşmakla 22.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı ve sanık müdafii tarafından 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesi gereği hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftalık süre dolmadan 18.10.2024 tarihli dilekçe ile yapılan temyiz isteminin kanunî süre içinde olduğu anlaşıldığından, temyiz süresinin hükmün tefhim edildiği tarihte başladığına dair yanılgılı kabule dayalı olarak sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesini öneren Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.