Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2206 E. , 2024/5095 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2206 Karar No:2024/5095 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2206 E. , 2024/5095 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2206 Karar No:2024/5095 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "... TV" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 27/08/2021 tarihinde yayınlanan "..." adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer verilen yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle davacı şirkete 54.213,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (Üst Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu programda, konukların bir siyası parti liderine tepki gösteren bir kadının davranışlarına yönelik yaptıkları yorumlar sırasında kullandıkları ifadelerin, mevzuat hükümleri ve basın özgürlüğünün sınırlarına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay içtihatları gözönünde bulundurulduğunda, söz konusu yayının toplumun tümünü yakından ilgilendirdiği, toplumsal ilginin ve konunun güncel olduğu, bu nedenle haber yapılmasında kamu yararı bulunduğu, basının toplumsal olaylar karşısındaki görev ve sorumlulukları nedeniyle basın özgürlüğünün olay kapsamında kişilik haklarının önüne geçtiği, yayının gündemdeki iddialara ilişkin olduğu, kamuoyunun gündeminde olan konuların sunucu tarafından dile getirilmesi nedeniyle yayın kuruluşuna kusur atfedilemeyeceği, bu nedenle idari yaptırım uygulanmasına neden olan yayında söz konusu yayın ilkesinin ihlali niteliğinde bir unsurun varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve kanunlar tarafından ifade özgürlüğünün teminat altına alındığı, bu özgürlüğün haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerdiği, kanunlar ve yerleşik içtihatlar uyarınca söz konusu özgürlüğün sınırsız olmadığı, söz konusu programın kaydının, deşifre metinlerin ve Yayın Hizmetleri İzleme ve Değerlendirme Raporunun birlikte incelenmesinden, yayın içerisinde sarf edilen sözlerin kişileri eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı nitelikte olduğu, programda kullanılan ifadelerin söz konusu yayın ilkesinin ihlali sonucunu doğurduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, programda kullanılan ifadelerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı, ifade özgürlüğünün olumsuz görüş ve ağır eleştirileri de kapsadığı, program konuklarının kullandığı ifadelerin muhatabı olan vatandaş tarafından konuklar hakkında hakaret suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet başvurusunda bulunulduğu, ... Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada programda kullanılan ifadelerin onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri ve nezaket dışı kaba söz niteliğinde olduğu sonucuna varılarak sanıkların beraatine karar verildiği, ceza yargılaması sonucunda verilen kararın da dikkate alınarak programda kullanılan ifadelerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, söz konusu yayında eleştiri sınırlarının ötesinde insan hak ve onurunu zedeleyecek nitelikte küçük düşürücü ifadelere yer verildiği, yorum ve aktarmanın sınırları aşılarak suçlayıcı ifadelerde bulunulduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri de Anayasa'nın 141. maddesinde düzenlenen "yargılamanın açık ve duruşmalı" yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı, yargısal mekanizmanın işleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle hukuk devletini gerçekleştirmenin en önemli araçlardan biridir. Adil yargılanma hakkının düzenlendiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesindeki "aleni yargılamanın" varlığı, zorunlu olarak "sözlü yargılama" hakkını da içerir. Bununla birlikte, bu hak mutlak olmayıp 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargılamanın özellikleri gözetilerek öngörülen duruşmaya ilişkin kurallar çerçevesinde değerlendirme yapılmalıdır. 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince, dava dilekçesinde istemde bulunulmasına rağmen dava konusu uyuşmazlığın miktar bakımından tek hakim sınırında kaldığı gerekçesiyle duruşma yapılmaksızın karar verilmiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinde iptal davaları bakımından duruşma yapılması için belirli bir miktar sınırının öngörülmediği, bakılan uyuşmazlığın bir iptal davası olduğu gözetildiğinde, taraflardan birinin istemi halinde duruşma yapılarak karar verilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, Mahkemece davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmadan karar verilmesinin, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 1. fıkrasının açık ve emredici kuralına aykırı olduğu anlaşıldığından, duruşma yapılmaksızın davanın iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.