6. Hukuk Dairesi 2016/4615 E. , 2016/4098 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi tespit Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş…
**6. Hukuk Dairesi 2016/4615 E. , 2016/4098 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi tespit Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 01.12.2011 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli, aylık 700 TL bedelli kira sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye göre yıllık artışın TEFE-TÜFE ortalamasına göre yapılacağını, davalı kiraya verenin 02.12.2012 tarihinde takip başlatıp, 2012 yılı Haziran-Aralık ayları arası, aylık 700 TL toplam 4.900 TL için takip başlattığını, takibe konu kira bedellerinin davalının banka hesabına ödendiğini belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı davacının eksik ve düzensiz ödeme yaptığını, kira ödemelerini ay belirtmeden yaptığından kira sözleşmesinin başlangıcından itibaren banka kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, bilirkişinin sadece takibe konu dönemi esas aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi raporunda davacının talep edilen dönemlere ilişkin kira bedellerini ödediğinden kiracı davacının 62,48 TL borcu olduğunu bildirmiş, mahkemece alınan rapor doğrultusunda davacı kiracının borcu bulunmadığı ancak geç ödemeden dolayı 62,48 TL borcu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 101. maddesinde '' Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır '' düzenlemesi 102. maddesinde ise taraflar arasında birden fazla borç bulunması halinde “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.” hükmünü içermektedir. Dosya içerisindeki banka ekstresinden davalının ödemeleri açıklamada bulunmadan yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davalı tarafından, davacının dava konusu edilen aylara ilişkin yaptığı ödemelerin, ödenmeyen önceki aylara mahsup edildiği iddia edildiğine göre mahkemece kira sözleşmesinin başlangıcından itibaren yapılan tüm ödeme kayıtları getirtilerek kayıtlar üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle eksik ödemeler bulunup bulunmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.