Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, tutukluluk incelemeleri sonucunda verilen kararlar ile savcılık görüşünün tarafına tebliğ edilmemesi ve mesleği nedeniyle hakkında öngörülen özel soruşturma usulünün uygulanmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutukluluk şartları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği id
Başvuru; tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, tutukluluk incelemeleri sonucunda verilen kararlar ile savcılık görüşünün tarafına tebliğ edilmemesi ve mesleği nedeniyle hakkında öngörülen özel soruşturma usulünün uygulanmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutukluluk şartları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 3/1/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve adli yardım talebinin kabul edilmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:A. Genel Bilgiler Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51, 350).B. Başvurucuya İlişkin Süreç Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta olan başvurucu, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan yürütülen bir soruşturma kapsamında 20/7/2016 tarihinde Mersin Emniyet Müdürlüğünde gözaltına alınmıştır. Başvurucunun ifadesi 20/7/2016 tarihinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığında alınmıştır. Başvurucunun ifade alma işlemi sırasında müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu ifadesinde, eğitim hayatı boyunca ve meslek hayatına başladıktan sonra FETÖ/PDY ile hiçbir bağının olmadığını beyan etmiştir. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı 20/7/2016 tarihinde tutuklanması istemiyle başvurucuyu Mersin Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk etmiştir. Başvurucunun sorgusu Hâkimlik tarafından aynı gün yapılmıştır. Sorgu sırasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. Hâkimlik 21/7/2016 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:" ...[diğerleri] ve Orhan Koçer'in üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma veanayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarının vasıf ve mahiyeti, haklarında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve tutuklama nedenlerinin bulunması, aleyhlerine mevcut adli bulgular, delillerin tamamen toplanmamış olması, suçun kanundaki ceza miktarı, suçun CMK.nın Maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, verilmesi beklenen ceza ile tutuklamanın ölçülü olması ve adli kontrolün yetersiz kalacağının anlaşılması nedenleri ile CMK.nın 100 ve devamımaddeleri uyarınca ayrı ayrı tutuklanmalarına ... [karar verildi.]" Dosya yetkisizlik kararı ile son olarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Adana Sulh Ceza Hâkimliği 17/11/2017 tarihli tutukluluğun gözden geçirilmesine yönelik yaptığı incelemede, başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu anılan karara itiraz etmiş, itirazı inceleyen Adana Sulh Ceza Hâkimliği kararı yerinde bularak itirazı 27/11/2017 tarihinde kesin olarak reddetmiştir. Başvurucu, itirazın reddine dair kararı 5/12/2017 tarihinde öğrendiğini beyan etmiş ve 3/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başsavcılığın 23/1/2018 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açılmıştır. İddianamede, başvurucunun örgütsel nitelikli eylemleri bakımından FETÖ/PDY hiyerarşisi içinde yer aldığı ileri sürülmüştür. Bu suçlamalara esas olarak tanık beyanlarında başvurucunun örgüt üyesi olduğu yönündeki ifadelerin yer almasına ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından ihraç edilmesi olgularına dayanılmıştır. Başvurucuya isnat edilen suça dayanak olan olgulara ilişkin hukuki değerlendirmeler iddianamede şöyle ifade edilmiştir:"... FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün örgüt yapısı ile çalışma sistemi düşünüldüğünde şüphelinin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile organik bağ kurduğu, hakim olan şüphelinin hiyerarşik ilişki içerisinde örgütün amacına bilerek ve isteyerek faliyetlerine katıldığı, böylelikle devletin güvenliğine, anayasal düzene ve hukuki düzenin işleyişine karşı suç işlemek için kurulmuş silahlı terör örgütüne üye olmak suretiyle üzerine atılı olan ‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma‘ suçunu işlediği ve hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca kamu davası açılmasına yetecek kuvvetli suç şüphesinin ve somut delilin bulunduğu ... [anlaşılmıştır.]" Başvurucu hakkındaki yargılamaya Adana Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) E.2018/44 sayılı dosyasında başlanmış ve yargılamanın 31/1/2018 tarihli celsesinde başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesi 20/11/2018 tarihli kararıyla başvurucuya yüklenen suçun işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle başvurucunun beraatine karar vermiştir. Başsavcılık anılan karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. Başvurucu hakkında yürütülen yargılama bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla Adana Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi önünde derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Salih Sönmez, B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 33-