2. Ceza Dairesi 2024/16697 E. , 2025/4744 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1311 E., 2024/2708 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve…
**2. Ceza Dairesi 2024/16697 E. , 2025/4744 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1311 E., 2024/2708 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli 2021/1054 Esas, 2022/683 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2023/204 Esas, 2023/2075 Karar sayılı kararı ile, "1. İlk derece mahkemesince her ne kadar bir kısım belgeler yöntemince okunmuş ise de; işbu belgelerden soruşturma evresinde kolluk tarafından tanzim olunan 14/10/2021 tarihli görgü ve tespit tutanağının, soruşturma evresinde kolluk tarafından tanzim olunan 25/10/2021 tarihli fotoğraf teşhis tutanağının, soruşturma evresinde kolluk tarafından tanzim olunan 25/10/2021 tarihli eşkal bilgilerine dayalı fotoğraf teşhis tutanağının, soruşturma evresinde kolluk tarafından tanzim olunan 24/11/2021 tarihli teslim ve tebliğ tutanağının, sanığın soruşturma evresinde sorgudaki savunmasının herbirinin son hükmün kurulmasında esasa müessir belge oldukları ve soruşturma evresinde toplanan bu delillerin ancak kovuşturma evresine getirilerek kovuşturmada okunmak ve kamu davası taraflarına tartıştırılmak suretiyle hüküm kurulmasına esas alınabilecekleri, ilk derece mahkemesince ise bu belgelerin duruşmada okunmadığı ve taraflara tartıştırılmadığı, Her ne kadar ilk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuğun savunması alındığı duruşmada "Dosyadaki bilgi belge ve diğer tutanaklar ile 24/11/2021 tarihli tespit tutanağı okundu." şeklinde belge ve tutanak okuma işlemi yapıldığı zapta geçmiş ise de; bu tutanakların isimleri ve tarihleri açıkça belirtilmek suretiyle okunmadan "Dosyadaki bilgi belge ve diğer tutanaklar ile 24/11/2021 tarihli tespit tutanağı okundu." biçimindeki duruşma zaptına geçmiş ifadelerin yukarıda okunmadığı tesbit olunan delillerin okunduğu ya da anlatıldığı anlamına gelemeyeceği, böylece iş bu esaslı delillerin CMK.nın 217/1. maddesi gereğince duruşmada ikame edilmediği gibi savunma hakkı elde edilerek elde edilmiş deliller oldukları, buna rağmen işbu delillerin hükme esas alınmış olmasının iş bu delillerin kovuşturma evresi bakımından CMK.nın 289/1-i maddesi gereğince hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş niteliğini kaybettirdiği bu durumunda CMK.nın 289/1-i maddesi kapsamında kesin hukuka aykırılık sebebi olup, bozma müeyyidesine tabi olduğu, 2. Mahkumiyet hükmünün soruşturma evresinde yanyana konulmuş 4 fotoğraftan yapılmış fotoğraf teşhisine dayandığı anlaşılmakla, soruşturma evresinde fotoğraf teşhisinin tek başına mahkumiyet hükmü kurulmasına yeterli olamayacağı gözetilmeden, kovuşturma evresinde canlı teşhis yaptırılmadan eksik tahkikat ile karar yerindeki gibi hüküm kurulmuş olması, 3. Suça sürüklenen çocuğun sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ekindeki rapordan özel gereksinim durumunun olduğunun anlaşılmış olmasına göre; Sunulan raporun aslı ve tıbbı tedavi evrakları ilgili sağlık kuruluşunun celbi ile ve suça sürüklenen çocuktan mezkur rahatsızlığı hususunda tedavi gördüğü başkaca kurumlar var ise bu kurumlardan tüm tıbbi belgelerin istenilmesi dosyanın onaylı sureti ve bu belgelerle birlikte suça sürüklenen çocuğun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanelerine veya Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevki ile; -Suç tarihi olan14/10/2021 tarihi itibarıyla nitelikli hırsızlık suçu açısından TCK.nun 32/1. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığına dair, Keza; -Yukarıda yazılı olduğu gibi davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli ölçüde azalmamış olmakla birlikte TCK.nın 32/2. maddesi kapsamında önemli ölçüde olmasa da davranışları yönlendirme yeteneğinde azalma olup olmadığının, Rapor ile tesbiti ve böylece sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik tahkikat ile karar yerindeki gibi hüküm kurulmuş olması, 4. İlk derece mahkemesinin kabulune göre; Konut dokunulmazlığını ihlal etmek suçunun birden fazla kişi tarafından işlendiği yönündeki iddianın tahkiki ile sabit örülmesi halinde suça sürüklenen çocuğun cezasında TCK.nın 119/1-c maddesinin uygulanmak suretiyle hüküm kurulmak yerine eksik tahkikat ile karar yerindeki gibi hüküm kurulmuş olması," gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’unun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2023/204 Esas, 2023/2075 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/579 Esas, 2023/1271 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.