7. Hukuk Dairesi 2010/5119 E. , 2011/3225 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye ye…
**7. Hukuk Dairesi 2010/5119 E. , 2011/3225 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak 1.3.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 13. maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek uygulamaya konulacağı açıklanmıştır. Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 29.12.2005 günlü 622 sayılı kararında, dağıtım sistemine veya ölçü sistemine ya da tesisata tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle yapılan müdahalelerin tespiti halinde, doğrudan EK-1’de yer alan kaçak tespit tutanağının düzenleneceği açıklanmıştır. Somut olaya gelince, davacı kurum görevlilerinin 24.03.2006 tarihinde davalının abonesiz ve davalı idareye kaydı olmayan sayaç takarak kaçak elektrik kullanıldığını belirlemeleri üzerine kaçak elektrik tutanağı düzenledikleri, bilirkişi tarafından EPDK’nun 622 sayılı kararında 01.01.2006 tarihinden itibaren tutanaklarda tanık imzası zorunluluğu getirildiği, dava konusu tutanakta tanık imzası bulunmadığından geçerli bir tutanak olmadığı belirtilerek kaçak elektrik bedelinin hesaplanmadığı, mahkemece de benimsenen rapora göre hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Tutanak tarihinde yürürlükte bulunan ve yukarıda açıklanan yönetmelik hükümlerinde, tanık imzası bulunmasına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. 622 sayılı kararda vurgulanan, EK-1’de yer alan kaçak tespit tutanağında tanık imzasının alınmasına ilişkin düzenleme şekle ilişkin idari bir düzenleme olup, tanık imzasının alınmamış olmasının tutanağın geçersizliği sonucunu doğurmayacağı kuşkusuzdur. Uzman bilirkişi raporu bu yönü ile yönetmeliğe uygun değildir. Yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez. Hal böyle olunca, öncelikle dosyanın yeniden bilirkişiye verilmesi, davacı kurumun davalıdan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan usul ve esaslarda açıklanan yönteme göre hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 10.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.