T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1028 KARAR NO: 2026/573 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 26/01/2023 NUMARASI: 2019/270 Esas - 2023/51 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1028 KARAR NO: 2026/573 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 26/01/2023 NUMARASI: 2019/270 Esas - 2023/51 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/12/2017 tarihinde meydana gelen kazada, davalı ... tarafından kullanılan ve davalı...'ın işleteni, ... Şirketinin ..... ile teminat altına aldığı ... plakalı minibüsün ters yöne girerek karşıdan karşıya geçen yayalardan ... ve ...'ın çocukları diğer davacıların kardeşi olan ...'ın ölümüne, ...'ın ise malul kalacak şekilde yaralanmasına sebep olduğunu belirterek; fazlaya dair haklarını saklı tutmak suretiyle açtığı bu belirsiz alacak davasında kızları ...'ın ölümünden dolayı anne ve baba için 2.000,00'şer TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini; ayrıca sigorta dışındaki davalılardan çocukları ölen anne - baba için 110.000,00'ar TL manevi tazminatın, kardeşleri için 40.000,00'ar TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini; kazada yaralanan ... için şimdilik sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 2.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline ve sigorta dışı davalılardan ...'ın kendi yaralanmasından dolayı 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığını, zorunlu mali sorumluluk sigortası olduklarını ancak yükümlülüklerinin gerçek zarar ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle öncelikle kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, ölen ve yaralanan yayalarında kazada kusurlu olduğunu olayın haksız fiil sorumluluğuna dayalı olduğunu, bu nedenle ticari faiz istenmesinin de mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ve... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada ölen ve yaralanan yayaların kusurlu olduğunu, sürücü müvekkilinin kusurlu olmadığını, maddi zararın ispatı gerektiğini, istenen manevi zararlarında fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "maddi tazminat kalemleri yönünden: ...ın ölümünden ötürü: Davacı anne ...lehine 227.941,02 TL destekten yoksun kalma tazminatı taktirine, bu bedelin 150.740,10 TL'sinin tüm davalılardan müteselsilen, kalan 77.200,92 TL'sinin sadece davalılar... ve ...'den müteselsilen tahsiline; bu tahsilatlar yapılırken davalı sigortadan yapılacak tahsilatlarda 12/03/2018 tarihinden itibaren diğer davalılardan yapılacak tahsilatlarda 30/12/2017'den itibaren yasal faiz işletilmesine, Davacı baba ... lehine 166.994,63 TL destekten yoksun kalma tazminatı taktirine, bu bedelin 110.896,90 TL'sinin tüm davalılardan müteselsilen, kalan 56.097,73 TL'sinin sadece davalılar... ve ...'den müteselsilen tahsiline; bu tahsilatlar yapılırken davalı sigortadan yapılacak tahsilatlarda 12/03/2018 tarihinden itibaren diğer davalılardan yapılacak tahsilatlarda 30/12/2017'den itibaren yasal faiz işletilmesine, Kazada yaralanan ... için maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine, 17.480,83 TL geçici iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, yapılacak tahsilatlarda davalı sigortadan yapılacak tahsilatlarda 12/03/2018 tarihinden itibaren diğer davalılardan yapılacak tahsilatlarda 30/12/2017'den itibaren yasal faiz işletilmesine, Davacı tarafın sürekli iş gücü kaybına dair maddi tazminat talebinin reddine, Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, Davacı anne ...ve davacı baba ... için ayrı ayrı 35.000,00'er TL, davacı kardeşler ...ve ...'i için ayrı ayrı 15.000,00'er TL manevi tazminatın ölen ...ın ölümü sebebiyle; Ayrıca ...'ın kendi yaralanmasın -dan dolayı sadece bu davacı için 10.000,00 TL manevi tazminatın; Davalılar... ve ...'den kaza tarihi olan 30/12/2017'den itibaren işleyecek yasal faiziyle müteselsilen tahsiline, Fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken müteveffanın gelirinin terditli olara liseden mezun olduğu anda sağlık teknisyeni olarak işe başlayabileceği ve üniversite okuma ihtimali de değerlendirilmek üzere iki seçenekli olarak hesaplanması gerektiğini, raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat kararlarının kaldırılarak dava ve bedel artırım dilekçesinde belirtilen şekilde karar verilmesini talep ettiklerini, yasal faiz değil ticari avans faizi takdir edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılar ... ve... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Görev yönünden davanın reddini karar verilmesi gerektiğini, kusura ilişkin yapılan incelemenin eksik ve hatalı olduğunu, kazanın gerçekleşmesinde araç sürücüsünün kusuru yanında davacı ve ölenin de kusurlu olduğunun açık olduğunu, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının hatalı hesap edildiğini, geçici iş göremezlik zararı yönünden müvekkiller aleyhine tazminata hükmedilmesinin yasal olmadığını, hükmedilen manevi tazminat tutarının kadri marufunda olmadığını belirterek istinaf yasala yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma, iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 30/12/2017 tarihinde davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı yolcu minibüsü ile Kartal ilçesi .... Mahallesi ...... Caddesi üzerinde Maltepe istikametine seyir ederken karşı şeride girerek ters yönde gittiği esnada yolda ilerleyen yayalar destek ... ile davacı ...'a çarpması neticesinde ölümlü yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Açılan davada ZMMS sigortacısı da davalı olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Mahkemece alınan kusur raporunda davalı sürücünün ters istikametten hızlı gelerek karşıdan karşıya geçen yayalara çarptığından tam kusurlu olduğu, kazada yayaların kusurlu olmadığını belirtmiştir. Ceza yargılamasının yapıldığı Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/173 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda ise davalı sürücünün asli kusurlu, kazada ölen ve yaralanan baba - kızın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece raporlar arasında çelişki olması nedeni ile İTÜ'den seçilen 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda; davalı sürücünün Kadıköy - Pendik hattı minibüsü ile bölünmüş caddede ters yönde seyir ettiği, kaza anında 17 yaşında olan ... ve 50 yaşında olan ...'ın o anda karşıdan karşıya geçtikleri, hatlı minibüsün bu yayalara çarparak babanın yaralanmasına, kızının ise ölmesine sebep olduğunu; yaya ...'ın çarpma noktasında yere düşerek minibüs ile orta refüj arasına sıkışıp bayıldığını, yaya ...'ın ise çarpmanın etkisiyle savrularak refüjün diğer tarafından kırmızı yanan trafik ışıklarında bekleyen ... plakalı servis minibüsüne çarpıp yere düşerek yaralandığı ve bayıldığı; bilahare..........'nın hastanede öldüğü; bu kaza oluşumu ve minibüsteki hasarlı bölgelere nazaran minibüsün kaza anında çok hızlı olduğu anlaşıldığından davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğu, ölen ve yaralanan yayaların kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidermek üzere alınan İTÜ'den oluşturulan bilirkişi heyetinin düzenlediği kusur raporunun gerekçeli, denetime elverişli, bilimsel tekniklere göre hazırlanmış olması ve olayın oluşuna uygun düşmesine ve çelişkiyi gidermesine göre İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde değildir. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 s. Yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendir ilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici işgöremezlik tazminatı sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12431 E. - 2025/23675 K. sayılı kararı). İlk Derece Mahkeme -since hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun desteğin kaza tarihindeki yaşı, esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre düzenlenerek prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle, bir yıl 12 ay üzerinden hesaplanarak, yetiştirme giderleri düşülmek üzere tazminat miktarının hesaplandığı anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı minibüs olup bu durumda kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine rağmen HMK’nın 26. maddesine ve talebe aykırı biçimde yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle bu hususa değinen davacılar vekili istinaf talebi yerindedir. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi ve çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin ve malul kalanın kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin, malul kalanın gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar vekili dava dilekçesinde desteğin vefat öncesinde ........ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Bakım Teknisyenliği bölümünde okuduğunu, lise biter bitmez meslek hayatına başlayacağını beyan etmişlerdir. Bu halde taleple bağlı kalınarak desteğin üniversite mezunu gibi kabul edilmeksizin hesaplama yapılmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur. Ancak desteğin Sağlık Bakım Teknisyenliği bölümünden lise mezunu olarak yapabileceği işler ve elde edeceği geliri araştırılmadan desteğin lise mezunu olarak asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabulü ile yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru olmamıştır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarları bir miktar düşük olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalılar ... ve... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkeme si kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekili ile davalılar ... ve... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ile davalılar ... ve... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/03/2026