1. Ceza Dairesi 2023/2735 E. , 2025/428 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1391 E., 2022/1781 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istem…
**1. Ceza Dairesi 2023/2735 E. , 2025/428 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1391 E., 2022/1781 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii, katılan sanık ..., ve sanıklar ...ve .. müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ A.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2021/76 Esas, 2022/194 Karar sayılı kararı ile; 1.Katılan sanık ..., sanıklar Muhammed ... ve Muzaffer hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, 2.Katılan sanık ..., sanıklar ... ve ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar Hüsni ve Cafer hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3.Sanık ... hakkında katılan sanıklar ... ve ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki defa 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/1391 Esas, 2022/1781 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar Berhudar, Serhildan ve ... vekili, katılan sanık ..., ve sanıklar ....ve ..müdafileri, sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar Berhudar, Serhildan ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a-k maddelerinden cezalandırılmasına, sanık ... hariç diğer sanıklar lehine meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan sanık ..., ... ve sanıklar .... ve ...müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanıkların cezalandırılmaması gerektiğine, sanıkların öldürme kastlarının bulunmadığına, meşru savunmanın varlığına, takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın öldürme kastı bulunmadığına, teşebbüs hükümlerinin derecesine, takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre, maktul ... ve sanık ...'in, içerisinde Babir aile fertlerinin bulunduğu iki aracın sokağa girmesiyle, kendilerine karşı taraftan herhangi bir hareket bulunmadığı halde önde bulunan 34 GV .. plakalı araca doğru ellerindeki silahlar ile ateş ederek yürüdükleri, maktul ...'ın elinde bulunan tabanca ile 34 GV .. plakalı aracın yanına gelerek aracın sağ ön kapısını açtığı, sanık ...'in iki el ateş ettiği, sanık ...'in elinde bulunan tabancayla katılan sanıklar Ali ve Hüsni'nin ön tarafında oturmakta olduğu araca doğru ateş ettiği, sanığın açtığı ateş sonucu aracın mermi isabeti aldığı, katılan sanık ...'nin yaralanmasının maktul ... tarafından açılan ateş sonucu gerçekleştiği, ancak katılan sanık ...'nin yaralanmasının sanık ...'in araca ateş etmesi sonucu gerçekleştiği, 34 ZK .. plaka sayılı siyah renkli araçtan sanıklar Safure, Hülya, inceleme dışı Fevzi, Muzaffer ve Cafer'in indikleri, Fevzi'nin elinde pompalı tüfek olduğu, sanıklar Safure ve Hülya'nın maktul ... ile boğuşmaya başladıkları, maktul ...'ın elindeki tabanca ile 34 GV .. plakalı aracın sağ ön kapısından içeri doğru ateş ettiği, 34 GV .. plakalı araç içinden açılan ateş neticesi maktul ...'ın yaralanarak yere doğru düşmeye başladığı, sanık ...'nın maktul ... ile boğuşmaya devam ettiği ve maktule defalarca yumruk attığı, sanık ...'nin maktulün elindeki tabancayı alarak defalarca tabancanın kabzası ile maktul ...'ın kafasına doğru vurduğu, Fevzi'nin ise elinde bulunan pompalı tüfek ile sanık ...'in olduğu tarafa doğru ateş etiği, bu nedenle sanık ...'in geriye doğru kaçtığı, İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 18.01.2021 tarihli ve 2021/866-867 sayılı raporuna göre katılan sanık ...'nin hayatî tehlike geçirmeyecek, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan sanık ...'nin ise hayatî tehlike geçirecek ve basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, maktul ...'a yönelik eylemlerin sonucunda Kasım'ın öldüğü, 18.12.2020 tarihli otopsi raporuna göre maktulde kolun ve vücudun uygun pozisyonunda 2 (iki) atış ile meydana gelebilecek 3 (üç) adet ateşli silah mermi giriş yarası tespit edildiği, yaralanmaların her birinin tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, kişinin vücudunda saçlı deride sol kulak üstünde 2 (iki) adet ateşli silah mermi çekirdeği ile oluşabilecek nitelikte sıyrık görüldüğü, bu yaralanmalardan birinin kafa kemik kırığına neden olduğu, tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olmadığı, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı göğüs ve omurga kemik kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır. 2. Katılan sanık ..., sanıklar Safure, Hülya, Cafer hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet ve katılan sanık ..., sanıklar Muhammed ..., Muzaffer hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, olayın oluş şekli ve katılan sanık ..., sanıklar Safure, Hülya, Cafer'in izah edilen eylemleri gözetildiğinde meşru savunmada sınırın kast olmaksızın yada mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaş nedeniyle aşıldığının kabul edilemeyeceği, aksine sanıkların eylemlerinde sınırı kasten aştıklarının belirlendiği ve bu sınırın aşılmasının heyecan, korku ve telaştan değil aralarındaki husumetten dolayı kaynaklandığı, her birinin eylemleriyle dışarıya yansıyan kastlarının kendilerini korumaktan çıkarak maktulü öldürmeye yönelik olduğu, tasarlama ve töre saiki ile öldürme koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, katılan sanık ..., sanıklar Muhammed ..., Muzaffer'in maktul ...'a yönelik bir eylemi olmadığı beraat kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... hakkında, katılan sanıklar Ali ve Hüsni'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerin incelenmesinde; a. Katılan sanık ...'ye yönelik eylemi nedeni ile oluşa ve dosya kapsamına göre, katılanın "sağ aksilla inferiorda 1 cm'lik muhtemel ateşli silah yaralanmasına bağlı sekonder kenarları düzensiz yara, altında hematom, hematoraks oluşacak, tüp torakostami uygulanacak, yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralandığı" anlaşılan olayda, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre teşebbüs nedeniyle (9) yıldan (15) yıla hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında cezanın makul oranda tayini yerine, 14 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. b. Katılan sanık ...'ye yönelik eylemi nedeni ile oluşa ve dosya kapsamına göre, katılanın "mermi girişine bağlı sol göz altında 1-2 cm büyüklüğünde giriş deliği, göz çevresinde hafif ekimoz ve ödem sklerada hiperemi oluşacak, yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit bir tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ölçüde ve yaşam fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde meydana gelen yaralanmasına ilişkin, katılanın tüm tedavi evrakları ve grafileri getirtilip, dosyanın Adlî Tıp Kurumu ilgili şube müdürlüğüne gönderilerek, yüzde sabit iz bakımından adlî rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdîr ve tayini gerekirken, mevcut raporlar doğrultusunda, (9) yıldan (15) yıla hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. uyarınca uygulama yapılırken gözetilmesi gereken makul ölçüyü de aşarak, yazılı biçimde eksik incelemeyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. c. Mağdur tarafın iki araçla, kalabalık biçimde, olay öncesinde silahlı olarak olay yerine gelmiş oldukları anlaşılmakta ise de, ilk silah kullanan kişilerin sanık ... ve maktul ... olduğu, bu noktada haksız tahrikte dengenin sanık ... lehine bozulduğundan söz edilemeyeceği, bu şekilde haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılmak suretiyle sanık ... hakkında eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR 1. Katılan sanık ..., sanıklar Safure, Hülya, Cafer hakkında kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin ve katılan sanık ..., sanıklar Muhammed ..., Muzaffer hakkında kasten öldürme suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/1391 Esas, 2022/1781 Karar sayılı kararında katılanlar Berhudar, Serhildan ve ... vekili, katılan sanık ..., Ali ve sanıklar Cafer, Safure ve Hülya müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında, katılan sanıklar Ali ve Hüsni'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (3-a-b-c) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle katılan sanıklar Hüsni ve Ali müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri teşebbüs hükümlerinin uygulanma derecesi ve haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/1391 Esas, 2022/1781 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereğince kazanılmış hakkının saklı kalmasına, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak katılan sanıklar Hüsni, Ali ile sanıklar Cafer, Hülya ve Ömer müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde karar verildi. T.B.C/Y.Y.(T.H/...Ş)