Başvuru, infaz hâkimliğine yapılan şikâyetin esasa girilmeden reddedilmesi nedeniyle eğitim hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, infaz hâkimliğine yapılan şikâyetin esasa girilmeden reddedilmesi nedeniyle eğitim hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 11/7/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, anılan hakka ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Şanlıurfa T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) tutuklanarak konulmuştur. Başvurucu 23/11/2018 tarihinde Şanlıurfa İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hakimliği) yazdığı dilekçede; Açık Öğretim Fakültesi Adalet Bölümüne kayıt yaptırmak için İnfaz Kurumuna başvuruda bulunduğunu belirtmiş; Ceza İnfaz Kurumunca kendisine, yoğunluk nedeniyle bu konuda ailesinden yardım alması gerektiğinin ve evrakı kuruma vermesi hâlinde sınavlara katılabileceğinin bildirildiğini ifade etmiştir. Bu durum üzerine ailesinin açık öğretim kaydını yaptırdığını ve evrakı infaz kurumuna teslim etmiş olmalarına rağmen açık öğretim sınavlarına alınmadığını belirten başvurucu, bu konuda hak kaybının oluşmaması için gerekli işlemlerin yapılmasını İnfaz Hâkimliğinden talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği 18/12/2018 tarihli ve 2018/1556 muhabere sayılı yazısı ile dilekçeye konu talepler hakkında öncelikle Ceza İnfaz Kurumunun bir karar vermesi, verilen bu karara itiraz olması hâlinde itiraz ve gerekli evrakın tam ve eksiksiz bir şekilde İnfaz Hâkimliğine gönderilmesi gerektiğini belirterek dilekçeyi işlemsiz iade etmiştir. Ceza İnfaz Kurumu 21/12/2018 tarihli yazısı ile başvurucunun açık öğretime kayıt işlemlerinin ailesi tarafından yapıldığını, kayıt yapıldığına dair belgelerin Ceza İnfaz Kurumuna sunulmaması ve bu hususta bilgi verilmemesi nedeniyle başvurucunun sisteme dâhil edilemediğini, bu sebeple de 2018-2019 yılı Açık Öğretim Fakültesi güz dönemi ara sınavlarına Ceza İnfaz Kurumunda katılamadığını bildirmiştir. Başvurucu; İnfaz Hâkimliğine hitaben yazdığı 30/1/2019 tarihli dilekçede, sınavlara katılamaması nedeniyle mağdur edildiğini belirtmiş ve dilekçesinin İnfaz Hâkimliğine gönderilmesini Ceza İnfaz Kurumundan talep etmiştir. Ceza İnfaz Kurumu başvurucunun söz konusu talebini İnfaz Hâkimliğine göndermiş, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına da bilgi amaçlı iletmiştir. Başvurucu ayrıca 20/6/2019 tarihli duruşmaya katılma isteğini içeren bir dilekçe daha yazmış ve bu dilekçesi de Ceza İnfaz Kurumunca İnfaz Hâkimliğine iletilmiştir. İnfaz Hâkimliği 21/6/2019 tarihli ve 2019/518 muhabere sayılı ve "...Hükümlü B. Ç.'nin 20/6/2019 tarihli dilekçesi Hakimliğimize gönderilmiş olmakla, herhangi bir kaydı olmadığı anlaşıldığından ilgili sayılı yazınız yazımız ekinde işlemsiz iade edilmiştir." içerikli yazısı ile evrakı işlemsiz iade etmiştir. Başvurucu işlemsiz iade edilen muhabere evrakını 25/6/2019 tarihinde tebliğ aldığını belirterek 11/7/2019 tarihinde adli yardım talepli olarak bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasın olanaklı bulunduğu, yeterli düzeyde güvenlik sağlanmış ve hükümlünün gereksinimine göre bireysel, grup hâlinde veya toplu olarak iyileştirme yöntemlerinin uygulanabileceği tesislerdir." 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: " Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.... Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek. ..." 4675 sayılı Kanun'un "İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.Şikâyet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ek 1 No.lu Protokol’ün maddesinin ilgili kısmı söyledir:"Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz." Sözleşme'nin "Etkili başvuru hakkı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Sözleşme'nin maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklerin ulusal düzeyde korunması için etkili bir başvuru yolunun var olması gerektiğini belirtmektedir. AİHM'e göre Sözleşme'nin maddesi yetkili ulusal makamlar tarafından Sözleşme kapsamına giren bir şikâyetin esasının incelenmesine izin veren ve uygun bir telafi yöntemi sunan bir iç hukuk yolunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca bu hukuk yolunun teoride olduğu kadar pratikte de etkili bir yol olması gerekmektedir (İlhan/Türkiye [BD], B. No: 22277/93, 27/6/2000, § 97; Kudla/Polonya [BD], B. No: 30210/96, 26/10/2000, § 157; Özpınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, § 82). AİHM, etkili başvuru hakkının Sözleşme çerçevesinde savunulabilir nitelikteki bir şikâyetin etkili bir şekilde mahkemelerce incelenmesini ve öngörülen yolun uygun bir telafi imkânı sunmaya elverişli olmasını güvence altına aldığını vurgulamaktadır (Kudla/Polonya, § 157; Dimitrov-Kazakov/Bulgaristan, B. No: 11379/03, 10/2/2011, § 35). AİHM, iç hukuktaki düzenlemelerin başvuruculara bu anlamda asgari güvenceleri içerecek şekilde yeterli bir hukuk yolu sunup sunmadığını irdelemektedir (Dimitrov-Kazakov/Bulgaristan, § 36).