Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5064 E. , 2024/7122 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5064 Karar No : 2024/7122 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA S…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5064 E. , 2024/7122 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5064 Karar No : 2024/7122 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Uşak ili, Eşme ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde kalan ve ... San. Ve Tic. A.Ş. uhdesinde bulunan Sicil:... nolu IV. Grup (a) Feldispat madeni işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak yapılan "yeni rödövans sözleşmesinin sicil kayıtlarına bilgi amaçlı olarak şerh edilmesi" talebinin uygun bulunmamasına ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; rödövans sözleşmesinin maden siciline şerh edilmesi talebiyle yapılan başvurunun, ilgili mevzuat hükümlerindeki şartları taşıyıp taşımadığı yönünde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, salt Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları çerçevesinde oluşturulmuş olan komisyon tarafından yapılan değerlendirme sonucunda talebin uygun olmadığına dair verilen karara atıf yapılmak suretiyle reddedilmesi ve dayanak komisyon kararında da maden mevzuatı kapsamında somut bir gerekçe de belirtilmemiş olması nedeniyle, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, Taşınmaz Komisyonu kararı ile reddedilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. Davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tarafından, madenlerin taşınmaz mal niteliğinde olduğu, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Taşınmaz Komisyonu’nun dava konusu işlemi tesis etme yetkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava, davacı şirket tarafından, Uşak ili, Eşme ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde kalan ve ... San. Ve Tic. A.Ş. uhdesinde bulunan Sicil:... nolu IV. Grup (a) Feldispat madeni işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak yapılan "yeni rödövans sözleşmesinin sicil kayıtlarına bilgi amaçlı olarak şerh edilmesi" talebinin uygun bulunmamasına ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar:" başlıklı 13'üncü maddesinin 4 ve 5'inci fıkralarında, "(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/13 md.) I. Grup (a) bendi maden ruhsatları hariç diğer grup madenlerde ruhsat birleştirme, izin alanı değişikliği, ihale, küçük alanların ihalesi, rödövans ve devir talepleri, 16'ncı maddenin onbirinci fıkrası gereğince yapılan talepler, işletme ruhsatı ve süre uzatımı taleplerinde işletme ruhsat taban bedelinin Genel Müdürlüğün bütçesine gelir kaydedilmek üzere Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına yatırılması (…) hâlinde müracaat edilir. I. Grup (a) bendi madenlerde ise işletme ruhsat taban bedelinin büyükşehir belediyesi olan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, diğer illerde ise il özel idaresi hesabına gelir kaydedilmek üzere yatırıldığına dair belge ile müracaat edilir. Aksi takdirde bu fıkra kapsamındaki müracaatlar ruhsat taban bedelleri iade edilmeksizin reddedilir. (Ek fıkra:14/2/2019-7164/13 md.) Ruhsat sahiplerinin ruhsat yürürlük yazısı, ruhsat devri, rödövans sözleşmesi, izin alanı değişikliği, ruhsat birleştirme, ruhsat alanı küçültme, terk, mera tahsis değişikliği, geçici tatil, işletme izni, pasa değerlendirme, pasa döküm alanı, 16 ncı maddenin onbirinci fıkrası gereğince yapılan zaruri üretim izni, kamu yararı kararı, kamulaştırma kararı ve patlayıcı madde talepleri; aktif edilmiş tebligata esas kayıtlı elektronik posta adresinin (KEP) veya kurumsal elektronik tebligat sistemi (e-Tebligat) adresinin bulunması, (…)(4) ruhsat harcı, ruhsat bedeli, çevre ile uyum teminatı ve Devlet hakkı borcu olmaması, işletme izni olan işletme ruhsatlarında daimi nezaretçi atamasının yapılmış olması, yetkilendirilmiş tüzel kişi sözleşmesinin bulunması ve mevzuatın ilgili hükümleri kapsamında ibraz edilmesi gereken belgelerin tamamının eksiksiz bir şekilde ibraz edilmesi şartıyla değerlendirmeye alınır, aksi takdirde talep reddedilir. Ruhsat devir taleplerinde tahakkuk etmiş/edecek, diğer taleplerde ise tahakkuk etmiş ve son ödeme tarihi geçmiş Devlet hakkı borcu olmaması aranır." hükmü, Ek 7. maddesinde; "(Ek: 10/6/2010-5995/17 md.) (Ek fıkra: 4/2/2015 – 6592/22 md.) Ruhsat sahipleri ile üçüncü kişiler arasında rödövans sözleşmeleri Genel Müdürlüğün iznine tabidir. İzin alınmaksızın yapılan rödövans sözleşmesi ile yürütülen madencilik faaliyetleri durdurulur. (Ek cümle:14/2/2019-7164/21 md.) Genel Müdürlük rödövans sözleşmelerinin tarafı değildir. (Ek fıkra: 4/2/2015 – 6592/22 md.) Kamu kurum ve kuruluşları ile iştirakleri hariç olmak üzere yer altı kömür işletmelerinde maden ruhsat sahipleri, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişiler ile üretim faaliyetlerine yönelik rödövans sözleşmeleri yapamaz. Aksi takdirde rödövans sözleşmesi ile yapılan madencilik faaliyetleri durdurulur. Maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödövans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumluluklar rödövansçıya aittir. Ancak bu durum ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. " hükmü yer almaktadır. 11.12.2022 tarih ve 32040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde; "Rödövans sözleşmesi: Ruhsat sahalarındaki madenlerin işletilerek değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahasının tamamı ya da bir kısmı için ruhsat sahiplerinin, bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmeler olarak tanımlanmış olup; "İşletme sicil kayıtları" başlıklı 96. maddesinin 2. fıkrasında, "İşletme ruhsatları sicil kayıtlarına (...) k) Rödövans sözleşmesinin işleneceği" kurala bağlanmış; "Rödövans işlemleri" başlıklı 101. maddesinde ise, "(1) Ruhsat sahipleri ile üçüncü kişiler arasında yapılacak olan rödövans sözleşmeleri Genel Müdürlüğün iznine tabidir. Maden işletme ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmı veya tamamı için üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödövans sözleşmelerinin ve bu sözleşmelerde yapılan değişikliklerin, bilgilendirme amacıyla Genel Müdürlüğe verilmesi ve maden siciline bilgi amaçlı şerh edilmesi zorunludur. Genel Müdürlük hiçbir şekilde rödövans sözleşmelerine taraf değildir. Rödövans sözleşmeleri Genel Müdürlüğün izin verdiği tarih itibarıyla sicil kayıtlarına şerh edilir. (2) Rödövans izni taleplerinde; ruhsat sahibinin işletme ruhsat taban bedelinin Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına yatırılması, yıllık ruhsat bedellerinin, ruhsat harçlarının ve çevre ile uyum teminatlarının ödenmiş olması, talebin yapıldığı tarih itibarıyla tahakkuk eden ve son ödeme tarihi geçmiş Devlet hakkı borcu bulunmaması, rödövansçı tarafından alınmış ve aktif edilmiş kayıtlı elektronik posta adresi (KEP) veya UETS adresinin Genel Müdürlüğe verilmesi, işletme izni olan ruhsatlarda daimî nezaretçi atamasının yapılmış olması ve yetkilendirilmiş tüzel kişi sözleşmesinin bulunması zorunludur. Aksi takdirde işletme ruhsat taban bedeli iade edilmeksizin talep reddedilir. (3) Bir ruhsat sahasında rödövans talebinin olması durumunda talep, alanın madencilik faaliyeti yapılabilecek büyüklükte olup olmadığı ve işletme faaliyetlerinin birbirini olumsuz etkileyip etkilemediği göz önünde bulundurularak Genel Müdürlük tarafından değerlendirilir. (...) (5) Ruhsat sahası içinde birbiri ile çakışmayacak şekilde farklı alanlar için koordinatları verilerek birden fazla rödövans sözleşmesi yapılabilir. Koordinat bilgisi belirtilmeyen rödövans sözleşmeleri sicile şerh edilmez. (6) Rödövans sözleşmelerinde sözleşmenin bitiş tarihi, muhtemel süre uzatımları dahil gün/ay/yıl olarak belirtilir. Aynı alanda kot/kat farklılığı olsa dahi birden fazla rödövans sözleşmesi yapılamaz. (7) Rödövansçı olarak faaliyet gösterecek; a) Tüzel kişilerin; 1) Ortaklık payı, adres bilgileri, aktive edilmiş kayıtlı elektronik posta adresi (KEP) veya UETS adresini ibraz etmesi, 2) Kanunun 6 ncı maddesindeki maden haklarını kullanma ile ilgili şartları ve bu Yönetmelikte belirlenen mali yeterlilik şartlarını sağlaması, 3) Ek-2’de yer alan mali yeterlilik tutarları tablosunda ruhsat gruplarına göre belirtilen ve bulunulan yılın yeniden değerleme oranına göre güncellenmiş tutarın; en az %30’unu şirket sermayesi, geri kalan kısmını vadeli/vadesiz mevduat veya kullanılmamış nakdi kredi limitini belirten banka referans mektubuyla sağlaması, zorunludur. (...) (9) Maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödövans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumluluklar rödövansçıya aittir. Ancak bu durum ruhsat sahibinin Kanundan doğan teknik, mali ve hukuki konulardaki sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. (...) (11) Ruhsatın sicil kayıtlarına bilgi amaçlı şerh edilmiş rödövans sözleşmelerinde, rödövans süresinin uzatılması ve/veya rödövans sözleşmesindeki alanın koordinatlarının değiştirilmesi durumları yeni talep olarak değerlendirilir, Genel Müdürlük izni alınmasına müteakip bu rödövans sözleşmeleri ruhsatın sicil kayıtlarına bilgi amaçlı şerh edilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin birinci fıkrasında ise; "Kamu kurum ve kuruluşları (belediyeler ve il özel idareleri hariç) ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait şirketler, kendi mülkiyetlerinde veya tasarruflarında bulunan taşınmazlarıyla ilgili olarak; kamu kurum ve kuruluşları, vakıf, dernek veya bunların şirketlerine, gerçek veya tüzel kişilere; satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir ve benzeri her türlü tasarrufa yönelik işlemlerini, bakanlıklar ile bağlı, ilgili, ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşlarında üst yönetici başkanlığında teşkil ettirilen komisyonlar vasıtasıyla yapacaklardır. Söz konusu komisyonlarca izin başvuru ve sonuçları Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında Cumhurbaşkanlığına bildirilecektir." düzenlemesi mevcuttur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri incelendiğinde, ruhsat sahipleri ile üçüncü kişiler arasında yapılacak olan rödövans sözleşmelerinin Genel Müdürlüğün iznine tabi olduğu, maden işletme ruhsat sahiplerince, ruhsat sahalarının bir kısmı veya tamamı için üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödövans sözleşmelerini ve bu sözleşmelerde yapılan değişiklikleri, devir ve intikal işlemlerini, bilgilendirme amacıyla davalı Genel Müdürlüğe verilmesi ve maden siciline bilgi amaçlı şerh edilmesinin zorunlu olduğu, ruhsat sahibince işletme ruhsat taban bedelinin Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına yatırılması, yıllık ruhsat bedellerinin, ruhsat harçlarının ve çevre ile uyum teminatlarının ödenmiş olması, talebin yapıldığı tarih itibarıyla tahakkuk eden ve son ödeme tarihi geçmiş Devlet hakkı borcu bulunmaması, rödövansçı tarafından alınmış ve aktif edilmiş kayıtlı elektronik posta adresi (KEP) veya UETS adresinin Genel Müdürlüğe verilmesi, işletme izni olan ruhsatlarda daimî nezaretçi atamasının yapılmış olması ve yetkilendirilmiş tüzel kişi sözleşmesinin bulunmasının zorunlu olduğu, aksi takdirde işletme ruhsat taban bedeli iade edilmeksizin talebin reddedileceği kurala bağlanmıştır. 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde ise, kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde veya tasarrufunda olan taşınmazlara yönelik satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir ve benzeri her türlü tasarrufa ilişkin işlemlerin komisyonlar vasıtasıyla yapılması ve söz konusu komisyonların izin başvuru ve sonuçlarını belirli dönemlerde Cumhurbaşkanlığına bildirmesi şartının getirildiği anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, Yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin ikincil düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır. Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de; idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılacağı tabiidir. Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, başka bir deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir. Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler ise; bir yönetmeliğin veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümleri aşan düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir. Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 1. ve 14. fıkraları uyarınca, bu kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanun ile düzenlenebileceği, maden arama faaliyetlerinin, bu kanunda sayılanlar dışında herhangi bir izne tâbi tutulamayacağı, işletme faaliyetlerinin ise, bu Kanuna göre Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliğe göre yürütüleceği hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere madencilik faaliyetlerinin çerçevesini belirleyen, başka bir ifadeyle bu faaliyetlere herhangi bir sınır getiren düzenlemeler yalnızca kanun hükmü ile öngörülebilecektir. Bu itibarla, madenlere (taşınmazlara) yönelik her türlü tasarrufa ilişkin (ruhsat, izin, rödövans vb.) işlemlerin komisyonlar aracılığıyla yapılması ve bu komisyonlarca karara bağlanması şeklinde yeni bir şart getiren, dolayısıyla Maden Kanunu'nda açıkça düzenlenmesine karşın, kanunda sayılanlar dışında bir izne/onaya tabi tutulması sonucunu doğurması nedeniyle Maden Kanunu'na aykırı düzenlemeler içerdiği anlaşılan Genelge uyarınca oluşturan Taşınmaz Komisyonu kararına dayanılarak dava konusu işlemlerin tesis edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Diğer taraftan, hukukumuzda takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. Bu yetkinin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığının tespiti ise takdir yetkisinin yargısal denetimini ifade etmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, bir idari işlem, dava konusu edilmesi halinde diğer unsurları yanında sebep unsuru yönünden de yargı merciince hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacak olup, sebep unsuru, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlardır. İdare hukukunda sebepsiz idari işlemin olamayacağı, idarenin tüm işlemlerinin, idari faaliyetlerin nihai amacı olan kamu yararını gerçekleştirmeye yönelen bir sebebe dayanması gerektiği, bu anlamda, hakkında idari işlem tesis edilenlerce hukuka aykırılık iddialarının etkin bir biçimde ileri sürülebilmesi ve yargı mercii tarafından idari işlemin hukuki denetiminin gerçekleştirilebilmesi için idarece, tesis edilen işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin ortaya konulması gerektiği açıktır. Maden mevzuatı uyarınca yapılan başvurular hakkında değerlendirme yapma ve karar verme yetki ve görevi verilen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün bu konuda takdir yetkisinin bulunduğu açık ise de, takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek ve tesis edilecek işlemin somut gerekçeleri ortaya konulmak suretiyle kullanılabilecektir. Bu durumda, davalı idareler tarafından hem dava konusu işlemlerde, hem de dava konusu uyuşmazlıkta verilen savunmalar ile temyiz dilekçesinde dava konusu işlemlerin tesis edilmesine yönelik haklı bir sebep ortaya konulamadığından, salt takdir yetkisine dayalı olarak ve hiçbir somut gerekçe gösterilmeden tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, işbu iptal kararı doğrudan rödovans sözleşmesinin sicile şerh edilmesi sonucunu doğurmamakta olup, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce söz konusu talep hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldıktan sonra yeniden işlem tesis edilebileceği ve bu işleme karşı ayrıca dava açılabileceği de açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeler ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 18/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.