(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5797 E. , 2008/10755 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-birleşen davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... ile davalı vekili avukat Burcu Selimoğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya baş…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5797 E. , 2008/10755 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-birleşen davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... ile davalı vekili avukat Burcu Selimoğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, davacı ... hakkında davalı tarafından hakkında başlatılan icra takibinde yanlış adres gösterilmek suretiyle takibin kesinleştirildiğini, eve haciz için gelindiğinde diğer davacı eşi N.Şeniz’in, haczin baskı ve şoku ile takip konusu borca kefil olarak 10.000,00 YTL ödeme yaptığını, oysa davalıya borcu olmadığını, takip dayanağı bononun zamanaşımına uğramış olduğunu, icra takibine karşı yaptığı şikayetin kabul edildiğini, takibin durduğunu ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı ... tarafından icra dosyasına haricen ödenen 10.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davacı ... tarafından rızaen ödenen paranın geri istenemeyeceğini, davacı ...’un bonodaki imzayı inkar etmediğini, bono zamanaşımına uğrasa dahi kambiyo senedi niteliğini kaybedeceğini, ancak borcu ortadan kaldırmayacağını, davacının borcu ödediğini ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiş, davalı alacaklının, İcra Tetkik Merciince davacı borçlunun şikayetinin kabul edilmesi üzerine duran icra takibine vaki 2008/5797-10755 itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesi isteği ile açtığı dava eldeki dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece, asıl davada bono altındaki imzanın inkar edilmediği, bono zamanaşımına uğramış ise de, temel ilişki yönünden zamanaşımının dolmadığı gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine, birleştirilen itirazın iptali davasında ise takibe dayanak olan zamanaşımına uğramış bononun senet niteliğinde olduğu, davalı borçlunun senedin sonradan doldurulduğu iddiasını ispatlayamadığından bahisle itirazın iptaline, asıl alacağın %40’ı oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar- birleşen dosya davalısı tarafından temyiz edilmiştir. Davalı alacaklı, davacı borçlu ... hakkında 18.8.1998 tanzim, 18.2.1999 vade tarihli 8.000 dolar bedelli bonoya dayanarak takip başlatmış, itiraz üzerine açtığı itirazın iptali davasında davacı ...’a borç verdiğini, karşılığında bono aldığını ileri sürmüştür. Davacı borçlu ise takibe dayanak bononun zamanaşımına uğradığını ve davalıdan borç almadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Alacaklının dayandığı karz akti borçlu tarafından inkar edildiğine göre, ispat yükü alacaklı üzerindedir. Takibe dayanak yapılan bono, 3 yıllık zamanaşımı süresi içinde icraya konulmadığından kambiyo senedi niteliğini yitirmiş olup; bu senet tek başına temel ilişkiyi ispat açısından yeterli bir belge olarak kabul edilemez. Ne var ki davacının imzasını taşıyan bu belge HUMK’nun 292.maddesi hükmü gereğince yazılı delil başlangıcı sayılır. Karz akti 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup henüz bu süre dolmamıştır. O halde , davacı (-birleşen dosya davacısı) alacaklı iddiasını diğer yan deliller ve şahit beyanlarıyla ispat etmek durumundadır. O halde mahkemece tarafların bu konuda gösterdikleri deliller toplanıp, tanıklar dinlendikten sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ispat yükü ters çevrilerek menfi tespit davasının reddi ile itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Asıl davada, davacılardan N.Şeniz, haciz baskısı altında ödediği 10.000,00 YTL’nin istirdadını istemiştir. Davalı Feyzaver tarafından diğer davacı ... hakkında başlatılan icra takibi sırasında evde yapılan haciz sonucu 24.1.2007 tarihinde Şeniz’in, dosya borcuna mahsuben 10.000,00 YTL ödendiği hususu taraflar arasında ihtilafsızdır. ... 4. İcra Tetkik Merciinin 2007/139 esas, 2007/111 karar sayılı ilamı ile borçlunun icra takibinden 24.1.2007 tarihinde haberdar olduğu gerekçesiyle süresinde verilen itiraz dilekçesi sonucu icra takibinin 2008/5797-10755 durmuş olduğunun tespitine, usulsüz tebliğe istinaden yapılan işlemlerin iptaline karar verildiğine öre davacı ...’in ödediği paranın dayanağı kalmamış olup mahkemece bu miktarın iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu talep hakkında bir gerekçe gösterilmeden asıl davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacılar ... ve ... yararına BOZULMASINA, 550.00 YTL duruşma avukatlık parasının davalı-birleşen davacıdan alınarak davacı-birleşen davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.