4. Hukuk Dairesi 2009/12964 E. , 2010/13315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı Tasfiye Halinde Türkiye ... Bankası A.Ş vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 06/06/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararının ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin bir bölümünün kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili, duruşmasız olara
**4. Hukuk Dairesi 2009/12964 E. , 2010/13315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı Tasfiye Halinde Türkiye ... Bankası A.Ş vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 06/06/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararının ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin bir bölümünün kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 14/12/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Davacı Banka, çalışanları olan davalıların, bankadaki görevleri sırasında, hakkındaki bilgi toplama raporlarına göre mali yapısı yetersiz bulunan dava dışı şirkete kredi kullandırmaları nedeniyle zarara uğradığını belirterek, davalıların sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar ise, yasal süre içerisinde zamanaşımı savunmasında bulunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, 5411 sayılı Bankacılık Yasası'nın 141. maddesi uyarınca davada uygulanacak zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu gerekçesiyle davalıların zamanaşımı savunması reddedilerek, istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu kredi işlemi, davalıların davacı Banka'nın Ege Bölge Müdürlüğü Başmüdürü ve İzmir Nokta Şubesi Müdürü olarak görev yaptıkları sırada yapılmıştır. 1997 yılında kullandırılan kredinin geri alınması amacıyla kredi hesabı kesilerek kredi kullanan şirket ile kefilleri hakkında icra takibi başlatılmıştır. İdari soruşturma ve 07.09.1998 günlü disiplin kurulu kararı uyarınca davalıların mali yönden sorumlu tutulmalarına karar verilmiş, disiplin kurulunun bu kararı Banka'nın en üst yetkili yeri olan yönetim kurulunun 30.09.1998 günlü toplantısında onanmıştır. 5020 sayılı Bankalar Yasası ile Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa'nın 21. maddesiyle 4389 sayılı Bankalar Yasası'na eklenen 15/a maddesi ve Bankalar Yasası'na göre hangi alacakların Hazine alacağı olduğu düzenlenmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Yasası'nın Geçici 11. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 15/a maddesinde Hazine alacağı; “…bankanın yönetim kurulu ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yardımcıları, imzaları bankayı ilzam eden memurları müdürlerinin kendileri, eşleri ve çocukları, evlatlıkları ile bunların diğer kan ve kayın hısımlarına aktarılan her türlü kaynakların tümü başkaca bir işleme gerek olmaksızın Hazine alacağı haline gelmiş sayılır…” biçiminde tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın Ek 3. maddesinde ise “…bu kanundan kaynaklanan fon alacaklarına ve kanuna göre hazine alacağı sayılan alacaklara ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi yıl…” olarak belirlenmiştir. 4389 sayılı Bankalar Yasası'na eklenen 15/a maddesinde bankanın her türlü kaynak aktarımına ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilerek, Yasa'nın kapsamı açık ve ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Anılan Yasa'da banka görevlilerinin kullandırdıkları kredilerden ... sorumluluklarına ilişkin zararın, Hazine alacağı olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı Banka'da atama tasarrufu ile çalışan davalılar, kusurları ile vermiş oldukları zarardan ötürü haksız eylem kuralları gereğince sorumlu olduklarından, haklarında uygulanacak zamanaşımı süresi Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleridir. Zamanaşımı zarara uğrayanın zararı ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Tüzel kişiler ve özellikle kamu kurumlarında zamanaşımı süresi, o kurumun dava açılması emrini vermeye yetkili makamın öğrendiği günde başlar. Dosya içeriğinden, eldeki davanın açıldığı gün ile tüzel kişilik olan davacı Banka'nın dava açmaya yetkili makamı olan yönetim kurulunun, davalıların dava konusu edilen kredi nedeni ile mali sorumluluklarına gidilmesi yönündeki disiplin kurulu kararını onayladığı 30.09.1998 günü arasında 1 yıllık ve aynı zamanda suç sayılan davalıların eylemine uyan suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan Türk Ceza Yasası'nın 102/4 maddesinde belirtilen 5 yıllık (uzamış) ceza zamanaşımı sürelerinin geçtiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular ve davalıların zamanaşımı defi'ne karşı davacının usule ilişkin bir itirazda bulunmamış olması gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeni ile reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının tüm, davalıların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.