Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı borçlu şirketin aralarındaki ticari ilişki neticesinde doğmuş olan, davalı tarafın davacı şirket kayıtlarına ve faturaya dayanan borcuna bağlı olan alacağın tahsili amacı ile faturadan kaynaklanan ---- asıl alacak dayanak gösterilerek ----sayılı dosyası ile işlemiş faizi ile birliklikte toplamda ---- değerinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin --- tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun başlatılan icra takibine -----
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili nezdinde 13.11.2017 tarihinde işe başladığını, Marmara Bölge Satış Temsilcisi pozisyonunda çalışmaya devam ederken iş akdinin müvekkili tarafından 19.09.2018 tarihinde haklı olarak feshedildiğini, davalının çalıştığı süre boyunca satış ve pazarlama biriminde çalışması nedeniyle müvekkilinin ticari sırrı niteliğindeki üretim, stok, satış, pazarlama, fiyat politikası, müşteri çevresi gibi kritik ticari bilgilere sahip olduğunu, davalının gizlilik, doğruluk, dürüstlük ve sadakat kurallarına uymayarak iş akdinin devamı sırasında başka bir firmada çalışmak için görüşmelerde bulunduğunun tespit edildiğini, bu kapsamda iş akdinin devamı sırasında rakip konumda olan ... A.Ş.'de çalışmak üzere harekete geçtiğini, bu konuda bir kısım görüşmeler yaptığının tespit edildiğini, nitekim işten ayrıldıktan sonra kısa bir süre ... unvanlı işletmede çalıştıktan sonra, rakip konumdaki ... A.Ş.'de çalışmaya başladığını, taraflar arasında imzalanan işe alım sözleşmesinde, iş akdinin taraflardan birinin sonlandırılması durumunda benzer işler yapan başka bir şirkette iki yıl boyunca çalışamayacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının bu süre dolmadan sözleşmeye aykırı biçimde aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette işe başladığını ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL cezai şart bedelinin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dava dilekçesinin 2,7 ve 8 nolu bölümlerinde akde aykırılığın sözleşme süreci ve iş akdinin feshinden sonra devam ettiğinin belirtilmesi karşısında görevli mahkemenin İstanbul İş Mahkemesi olduğunu, davacı tarafça müvekkiline mobbing uygulanarak iş akdinin feshedildiğini, fesih sonrası diğer şirketlerde çalışmaya başladığını, rekabet yasağına ilişkin şartların oluşmadığını, davacı şirkette çalışabilmesi için tek yanlı olarak düzenlenen rekabet etmeme sözleşmesinin geçersiz olduğunu, çalışma özgürlüğünü engelleyen bu tür sözleşmelerin geçerli olmadığını, TBK'nun 444 ve 445. maddeleri gereğince sözleşmenin geçerli olmasının bir takım koşullara bağlandığını, sözleşmenin geçerli olabilmesi için işçinin, işverenin üretim sırları veya işleri hakkında bilgi sahibi olma imkanı yahut bu bilgilerin kullanılması sonucu işverenin zarar görme ihtimalinin bulunması gerektiğini, hayatın olağan akışına göre işverenin uğrayacağı önemli olmayan bir zarar tehlikesinin bulunması halinde bu tür sözleşmelere geçerlilik tanınamayacağını, belirlenen cezai şartın aşrı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.