11. Hukuk Dairesi 2013/2807 E. , 2013/19001 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/07/2012 tarih ve 2011/388-2012/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, …
**11. Hukuk Dairesi 2013/2807 E. , 2013/19001 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/07/2012 tarih ve 2011/388-2012/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı aleyhine başlatılan takipte yetkiye itiraz edildiğini, İcra Hukuk Mahkemesince yetki itirazının kabul edildiğini, yetkili icra dairesi kanalıyla yeniden ödeme emri gönderildiğini, davalının bu kez takibin zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğünü, İcra Hukuk Mahkemesince "icra dosyasında 28.11.2005 ila 23.06.2006 tarihleri arasında işlem yapılmadığı" gerekçesiyle takibinin zamanaşımına uğradığına ve İİK'nın 33-a maddesi uyarınca borçlu hakkında icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, oysa 16.01.2006 tarihinde icra dosyasında borçluya ödeme emrinin tebliği için talepte bulunduklarını, bu talebin kabul edildiğine dair imzalı tutanağının ellerinde olduğunu, ancak anılan tutanağın icra dosyasından kaldırıldığını, bu itibarla icra dosyasının zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek zamanaşımının vaki olmadığının tespitini, icra takibinin devamını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, anılan davacı taraf dilekçesinin icra dosyası içinde olmadığını, bu dilekçenin kayıtlara ve dosya içerisinde alındığına dair bir kaydın da bulunmadığını, tahsil cirosu ile sadece takip hakkını kullanan davalının bu davayı açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, zamanaşımını kestiği iddia olunan talep yazısının yarım sahife boyutunda olduğu, icra müdürlüğü kaşesinin dilekçenin baş kısmında yer aldığı, takip dosyasına ait evraktan olmadığının anlaşıldığı, ilgili İcra Müdürlüğünce "16.01.2006 tarihli talep ve işlemde İcra Müdür Yardımcısı olarak adı geçen Öznur Ergül'ün anılan tarihte ...1. İcra Müdürlüğü'nde görevli olmadığı, yazı tarihinden çok sonra ...1. İcra Müdürlüğü'ndeki görevine başladığı, tastik evrakının dosyalarına ait bulunmadığının" bildirildiği, buna dair icra müdür yardımcısının görevlendirme yazı suretlerinin de gönderildiği, bu durum karşısında anılan tarihler arasında zamanaşımını kesen bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.