Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/4/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca 9/12/2019 tarihinde tutuklamanın hukuki olmadığı şikâyeti dışındaki iddialar yönünden kabul edilemezlik kararı verilmiş; başvurunun tutuklamanın hukukiliğine ilişkin kısmının kabul edilebilirlik incelemesinin ise Bölüm tarafından yapılmasına, ayrıca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihine kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Darbe teşebbüsü sonrasında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başlatılan soruşturma kapsamında başvurucu 13/12/2017 tarihinde gözaltına alınmıştır. Askerî personel (sözleşmeli üsteğmen) iken hakkında soruşturma başlatılan başvurucu, soruşturma nedeniyle 14/5/2018 tarihinde açığa alınmıştır. Başvurucunun sözleşmenin yenilenmesi talebi ise 8/9/2020 tarihinde reddedilmiştir. Başsavcılık tarafından 21/12/2017 tarihinde başvurucunun ifadesi alınmıştır. Başvurucunun ifade alma işlemi sırasında müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu ifadesinde özetle 2009 yılında Mersin Üniversitesi Tarsus Teknik Eğitim Fakültesinden mezun olduktan sonra 2010 yılında Kara Kuvvetlerinde istihkâm subayı olarak göreve başladığını, sınavı kazanmasında FETÖ/PDY'nin herhangi bir katkısının olmadığını, eğitim hayatı boyunca örgüte ait evlerde kalmadığını, dershanelerine gitmediğini, Bank Asyada hesabının bulunmadığını ve örgüte ait derneklere üye olmadığını beyan etmiştir. Başvurucu; aleyhinde ifade veren G. ile istihkâm okulunun misafirhanesinde dört ay ve İstanbul Tuzla'da piyade okulu misafirhanesinde bir hafta birlikte kaldıklarını, bunun haricinde herhangi bir irtibatlarının olmadığını ve herhangi bir husumetinin de bulunmadığını beyan etmiştir. Başvurucu; herhangi bir imamla sohbetlere katılmadığını, kendini gizlemek için alkol almadığını, eşinin başını açmadığını, eşinin din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olduğunu ve FETÖ/PDY ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını belirterek suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir. Başvurucu, Başsavcılık tarafından üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle 21/12/2017 tarihinde Trabzon Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk edilmiştir. Başvurucunun sorgusu Hâkimlik tarafından aynı tarihte yapılmıştır. Sorgu sırasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucunun sorgudaki ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:"[G.nin] aleyhime iddialarını kabul etmiyorum, ben Metin kod adlı birinin aracılığı ile [G.] ile hiç bir zaman FETÖ/PDY örgütünün sohbet adlı örgütsel toplantılarına katılmadım, beni [G.] ve hiç kimse sohbet badisi yapmadı, benim [G.] ile istihkam okulunda dört ay bir müddet de Tuzla piyade okulunda bölük komutanlığı kursunda birlikte kaldık, özellikle beraber kalmışlığımız yoktur, tamamen denk geldi, zaten bizim nerede kalacağımız o dönem ki bölük komutanlarımız tarafından belirleniyordu." Başvurucu, Hâkimlikçe yapılan sorgusunun ardından 21/12/2017 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Tutuklama kararının ilgili kısmı şöyledir:"...üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair tanık beyanı, şüphelinin savunması, üzerine atılı suçun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması şüphelinin üzerine atılı suç için kanunda öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırları itibariyle bu aşamada tutuklama tedbirinin ölçülü olacağı ve bu aşamada CMK 109 maddede düzenlenen adli kontrol koruma tedbirlerinin yetersiz kalacağı da nazara alınarak Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabulü ile şüphelinin işlediği iddia olunan [terör örgütüne üye olma] suçundan CMK 100 ve 101 maddeleri uyarınca tutuklanmasına ... [karar verildi.]" Başvurucu, anılan karara itiraz etmiş; itirazı inceleyen Trabzon Sulh Ceza Hâkimliği 9/1/2018 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Soruşturma aşamasında dinlenen tanık G.nin beyanının ilgili kısmı şöyledir:" ...15/9/2010 tarihinde İzmir İstihkam okuluna katılış yaptım. Burada gerçek adı Mehmet olan Metin kod adlı İzmir Yamanlar Kolejinde öğretmenlik yapan bir şahıs aradı. Dışarıda bu şahısla buluştuk. Bana daha rahat görerebilmemiz için dışarıda ev tut dedi. Fakat ben kendileri ile görüşmek istemediğim için ev tutmadım. Birlik içerisinde ki misafirhanede kaldım. Beni şu an üsteğmen olan [G. (başvurucu)] isimli devremle tanıştırdı. [G. (başvurucu)] de benim gibi misafirhanede kalıyordu. Bu [G. (başvurucu)] ile 7-8 ay kadar grup arkadaşlığı yaptık... " Başsavcılık 5/2/2018 tarihli iddianameyle başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. İddianamede öncelikle FETÖ/PDY hakkında genel bilgilere, sonrasında başvurucuya yönelik suçlama ve delillere yer verilmiştir. Başsavcılık, başvurucunun FETÖ/PDY hiyerarşisi içinde yer almak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğini iddia etmiştir. İddianamede suçlamaya esas alınan olgu, tanık G.nin ifadesidir (bkz. § 17). Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 21/2/2018 tarihinde iddianamenin kabulüne ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Mahkemenin E.2018/73 sayılı dosyası üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Başvurucu 16/3/2018 tarihinde tutukluluğunun devamına ilişkin karara itiraz etmiş, Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi 17/4/2018 tarihinde itirazı kesin olarak reddetmiştir. Başvurucu 25/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkeme 11/5/2018 tarihinde "tutuklulukta geçirdiği süre, delillerin önemli ölçüde toplanmış olması, bu aşamadan sonra amaçlanan gayeye daha ölçülü ve orantılı koruma tedbiri olan adli kontrol koruma tedbirleri ile de ulaşılabileceği" gerekçesiyle başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Bununla birlikte Mahkeme; başvurucu hakkında yurt dışına çıkışının yasaklanması, belirlenen gün ve saatte belirlenen yere başvurma şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına hükmetmiştir. Tanıkların kovuşturma aşamasında alınan ifadelerinin ilgili kısmı ise şöyledir: i. G.: "Sanık [G. (başvurucu)] yönünden ise 2010 yılında İzmir İstihkam Okulu'nda bulunduğum dönemde Metin kod isimli, gerçek adı Mehmet olan bir şahıs benimle ilgileniyordu, ben o dönemde misafirhanede kalıyordum, bana rahat görüşebilmemiz için eve çıkmamı söyledi, ben kabul etmedim, bunun üzerine beni devrem olan [G. (başvurucu)] ile tanıştırdı, ben daha öncesinden sanık [G. (başvurucu)]nin bu yapı ile bağlantılı olduğunu bilmiyordum, sanık ile birlikte bir kez Metin kod adlı şahısla buluştuk, bir daha birlikte herhangi bir toplantıya katılmadık, sonrasında da kendisiyle örgütsel anlamda herhangi bir irtibatımız olmadı, sanığın ne tür faaliyetlerde bulunduğu ya da bu yapı içerisinde hangi pozisyonda olduğu hakkında herhangi bir bilgim yoktur." ii. H.: "Ben huzurda bulunan sanığı tanımam. Ben üzerime atılı suça ilişkin olarak Trabzon'da ifade verdim. Ben 2011 yılında İzmir'de subaylık temel kursuna katıldım. Rütbem üstteğmen'dir. Ben [G.yi (başvurucu)] ilk kez görüyorum. Ben subaylık temel kursunda iken badimin [G. (başvurucu)] olduğunu söylemedim. Ceyhun isimli bir arkadaştı. Ben huzurda bulunan [G. (başvurucu)] ile ilgili bir beyanda bulunmadım. Benim beyanda bulunduğum kişi Ceyhun B.'dir. Muhtemelen emniyette ifadeleri karıştırdılar." Mahkeme 22/12/2020 tarihli karar ile başvurucunun beraatine hükmetmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Sanığın örgüte müzahir Bank Asya da açılmış bir hesabının olmaması ve örgüt içi haberleşme programı olan Bylock isimli programa rastlanmamış olması, İzmir, Hakkari, Ankara ve Trabzon Emniyet Müdürlüğü'ne araştırma müzekkeresi yazılmış ve gelen cevabi yazılarda sanığın müzekkere tarihi itibariyle herhangi bir ardışık aramasının tespit edilemediği, etkin pişmanlıkta bulunan [G.nin (tanık)] talimat mahkememizdeki beyanında sanık ile birlikte Metin kod adlı şahısla buluştuklarını, bir daha birlikte herhangi bir toplantıya katılmadıklarını, sonrasında da sanık ile örgütsel anlamda herhangi bir irtibatının olmadığı şeklindeki ayrıntılı ve çelişmeyen beyanları, [H.nin] soruşturma aşamasında teşhis tutanağındaki beyanlarını doğrulayacak bir delile ulaşılamaması ve [H.nin] kovuşturma aşamasındaki 'Ben subaylık temel kursunda iken badimin[G. (başvurucu)] olduğunu söylemedim. Ceyhun isimli bir arkadaştı. Ben huzurda bulunan[G. (başvurucu)] ile ilgili bir beyanda bulunmadım. Benim beyanda bulunduğum kişi Ceyhun B.dir. Muhtemelen emniyette ifadeleri karıştırdılar" şeklindeki beyanı, sanıktan ele geçirilen dijital metaryallerde Kakaotalk, Coco, CoverMe ve Threema uygulamalarına ait kalıntılar tespit edilmiş ise de söz konusu programların yüklenip yüklenmediği, örgütsel amaçlı faaliyetlerde kullanılıp kullanılmadığına dair raporda bir tespitin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde sanığın süreklilik ve devamlılık arz edecek şekilde örgüt içerisinde faaliyet gösterdiğine dair herhangi bir delilin mevcut olmaması, sanık hakkındaki bahsi geçen iddialar ile tespitlerin terör örgütüne üye olma suçunun oluşabilmesi için aranan süreklilik, çeşitlik ve devamlılık arz edecek boyutta olmadığı da dikkate alındığında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması ..." Beraat kararına karşı Cumhuriyet savcısı, kurulan hükmün kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Talebin ilgili kısmı şöyledir:"...Dosya kapsamında askeri personel olarak görev yapan sanığın [G.] ve [H.] isimli şahısların beyanı ile sabit olduğu üzere askeri yapılanmada örgüt hiyerarşisine girdiği, ayrıca sanıktan elde edilen dijital materyallere ilişkin export ve inceleme raporunda sanığa ait cep telefonunda kakao talk, coco, cover me ve theema isimli örgüt mensuplarının yoğunluklu olarak kullandıkları programların tespit edildiği, sanığın bu eylemlerle illegal askeri yapılanma içerisinde mahrem imam olarak görev yapan örgüt yöneticileri tarafından gizlilik esasına dayalı olarak takibinin yapıldığı, sanığın asker kişi olmasına rağmen devlet hiyerarşisi dışında örgüt hiyerarşisine girdiği ve hareket ettiği, gizliliği ve örgütün illegal faaliyetlerini bilerek örgüt içerisinde yer aldığı ve örgütün amaçları ve eylemleri doğrultusunda hareket ederek FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğu, bu eylemleri ile üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin anlaşıldığı ancak sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu..." Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla istinaf incelemesinde derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Metin Evecen, B. No: 2017/744, 4/4/2018, §§ 31-