11. Hukuk Dairesi 2018/1785 E. , 2019/6567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01/12/2015 gün ve 2014/539 - 2015/334 sayılı kararı onayan Daire'nin 18/01/2018 gün ve 2016/5798 - 2018/453 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, do
**11. Hukuk Dairesi 2018/1785 E. , 2019/6567 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01/12/2015 gün ve 2014/539 - 2015/334 sayılı kararı onayan Daire'nin 18/01/2018 gün ve 2016/5798 - 2018/453 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin zeytin yağı ve bağlantılı ürünler yönünden tanınmış marka olarak tescil edilen "Komili" ve ayrıca "1878" ibareli markaların sahibi olduğunu; TPMK nezdinde “1878 KOMİLİ" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "Komili", "1878" ibareli markalara dayalı olarak itirazda bulunduğunu, itirazın reddi sonrası muteriz davalının yeniden inceleme taleplerinin kısmen kabul edildiğini ve müvekkilinin marka başvurusu kapsamından bir kısım emtiaların çıkartılmasına karar verildiğini, “KOMİLİ” markasının tanınmışlığının zeytinyağı ve sıvı yağlarda kabul edildiğini belirterek hukuka aykırı olan YİDK kararının iptalini istemiştir. Davalı TPMK vekili, Enstitü işlem ve kararlarının usule ve KHK hükümlerine uygun olduğunu, dava konusu markaların ve çekişmeli mal ve hizmetlerin benzer olduğunu, tüketici nezdinde söz konusu markalar arasında iltibas oluşacağını; itiraza dayanak markaların hükümsüzlüğü konusunda kesinleşmiş bir karar olmadığını, 2012/47988 sayılı davacı markasının, kullanım ve tescilinin taraflar arasında çekişmeli olmaktan çıktığından söz edilemeyeceği için kazanılmış hak oluşturmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili ayrı ayrı; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu YİDK kararında hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 22/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.