5. Ceza Dairesi 2010/7339 E. , 2010/9830 K. Çocukların nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; ruh sağlığını bozacak şekilde çocukların nitelikli cinsel istismarı ve atılı diğer suçtan mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.03.2010 gün ve 2009/131 Esas, 2010/77 Karar sayılı katılan ...'e yönelik nitelikli cinsel istismar eylemi nedeniyle verilen ceza miktarına göre bu suç yön…
**5. Ceza Dairesi 2010/7339 E. , 2010/9830 K.** **"İçtihat Metni"** Çocukların nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; ruh sağlığını bozacak şekilde çocukların nitelikli cinsel istismarı ve atılı diğer suçtan mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.03.2010 gün ve 2009/131 Esas, 2010/77 Karar sayılı katılan ...'e yönelik nitelikli cinsel istismar eylemi nedeniyle verilen ceza miktarına göre bu suç yönünden re'sen de temyize tabi hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O yer C.Savcısı, sanık ile müdafii tarafından istenilmiş; incelemenin sanık tarafından duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 10.11.2010 ... saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcısı ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. G/D: Sanığın tutuklu olması ve atılı suçun alt sınırı itibariyle CMK.nun 150/3. maddesi gereğince zorunlu müdafii ile temsil edilmesi gerektiğinden, sanığı temsil edecek bir zorunlu müdafii görevlendirilmesi için ... Barosuna yazı yazılmasına, Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası doğrultusunda duruşmanın 15.12.2010 ... saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verilmişti. Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Sanık ... adına zorunlu müdafii olarak ... Barosunca görevlendirilen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. 2 sayfadan ibaret dilekçe verdi, alındı, okundu dosyasına konuldu. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 24.12.2010 Cuma saat 13:30'a bırakılmıştı. O Yer C.Savcısının temyiz dilekçesi içeriğine göre; sanığın her iki katılan hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, katılan ... hakkında ise nitelikli cinsel istismar suçundan kurulan hükümlere karşı lehe temyiz talebinde bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre failin mağdurun birden fazla vücut boşluğuna aynı zamanda kesintisiz olarak organ veya sair cisim ithali halinde suçun değişik zamanlarda işlenmesi koşulunun gerçekleşmediği kabul edilmekte olup, somut olayda ise alınan ilk beyanlar, bu anlatımları destekleyen raporlar ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın ikametinde bulunduğu sırada katılanların avlu kapısı deliğinden baktıklarını gördüğü, katılanları avluda bulunan tavuklara bakabileceklerini söyleyerek hile ile içeriye aldığı ve avlu kapısını kapattığı, üzerinde bulunan kuru sıkı tabir edilen silahı çıkararak katılanları tehditle yanına çağırdığı, bu durumdan korkan katılanların ağlayarak sanığın yanına gittikleri, sanığın katılan ...'in boynundan tutarak elindeki silahı İrfan'a yönelttiği, önce katılan ...'in daha sonra da katılan ...'ın dudak ve yanaklarından öptüğü, katılan ...'ı öptükten sonra cinsel organını çıkararak katılan ...'e oral yoldan ithal ettiği, katılan ...'e yönelik eylemini gerçekleştirdikten sonra aynı eylemini katılan ...'a yönelik olarak da yaptığı, daha sonra her iki katılanın sanığın yanından kısa bir mesafe uzaklaştıkları, bir süre sonra sanığın bu kez katılan ...'i tekrar yanına çağırdığı, katılanın gelmek istememesi üzerine kolundan tutarak cebir kullanmak suretiyle katılanı bulunduğu yere getirdiği ve katılanın pantolonunu indirerek livata yöntemiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu anlaşılmakla; olayın oluş şekli itibariyle sanığın katılanlardan ...'in üzerinde istismar eylemini işledikten sonra diğer katılan üzerinde aynı eylemi gerçekleştirip, daha sonra tekrar aynı sırayla katılanlar üzerinde yeniden istismar eylemlerinde bulunduğu bu suretle, zincirleme suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi koşulu oluşturduğundan keza, Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 24 ve Adli Tıp Kurumu Uygulama Yönetmeliğinin 21. maddeleri uyarınca, uzman bilirkişi düşüncesine raporlarda yer verilmiş olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bozma öneren düşüncelere bu nedenlerle iştirak edilmemiş; suçun niteliğine etkisi bakımından katılanların nüfus kayıtları getirtilmeden hüküm kurulmuşsa da UYAP'tan nüfus kayıt örneklerinin temin edilmesi keza, eksik yargılama giderine hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, yapılan yargılama toplanan delillerle, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre de temyiz itirazlarının ve sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kununa uygun olan katılanlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ve katılan ...'a yönelik nitelikli cinsel istismar suçundan kurulan hükümlerin ONANMASINA, Sanığın katılan ...'e yönelik zincirleme biçimde ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismar suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 24 ve Adli Tıp Kurumu Uygulama Yönetmeliğinin 21. maddeleri uyarınca 29 Nisan 2009 gün ve 1800 A karar nolu raporda uzman bilirkişi olarak düşüncesine yer verilen Çocuk Psikiyatristi Doç. Dr. ...'ın 02.03.2009 tarihli muayene kaydına göre katılan ... ile ilgili olarak anksiyetesinin olduğunun belirtilmesine karşın, anılan raporda katılanda olaya bağlı gelişmiş olan ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede "travma sonrası stres bozukluğu" denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği ve mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun mütalaa edilmiş olmasına göre; dava dosyasının, gerekli görülmesi halinde mağdur ...'in yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi suretiyle Çocuk Psikiyatristinin de yer alacağı heyetten katılanın TCK.nun 103/6. maddesine mümas şekilde ruh sağlığının bozulup bozulmadığı yönünde açıklayıcı rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, O Yer C.Savcısı, sanık ile müdafiin temyiz itirazları, sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden re'sen de temyiz incelemesine tabi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 17.12.2010 tarihinde verilen iş bu karar 24.12.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... ... hazır olduğu halde sanık müdafiin yokluğunda tefhim olundu.