11. Hukuk Dairesi 2010/6725 E. , 2012/6929 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2007/649-2009/678 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/04/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... Bir ile davalılar vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötü…
**11. Hukuk Dairesi 2010/6725 E. , 2012/6929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2007/649-2009/678 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/04/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... Bir ile davalılar vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı dava dışı Sarkuysan A.Ş’ne ait emtianın müvekkiline Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, emtianın davalıların sürücü, CMR sigortacısı ve taşıyan olduğu araçla nakledildiğini, aracın 9.6.2006 tarihinde İtalya’da sürücünün ihmali nedeniyle yük ile birlikte çalındığını, taşımaya ilişkin CMR sigortasının İnterline’95 Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, sigortalılarına 194.364 TL ödediklerini ileri sürerek sigortalılarına ödedikleri tazminatın 14.2.2007 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İnterline’95 Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin sigorta danışmanlık hizmeti verdiğini, CMR poliçesini düzenleyen şirket ile aralarında acentelik ilişkisinin bulunmadığını, sadece danışmanı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Günsan Ltd. Şti. vekili, aracın içinde benzin istasyonu, market ve restoran olan etrafı tel örgü ile çevrili, kamera kayıtları ile denetlenen otoparkta mola vermesi sırasında olayın meydana geldiğini, sürücünün tüm tedbirleri almasına rağmen olayı önleyemediğini, CMR 17/2. maddesi hükmü uyarınca sorumluluklarının bulunmadığını, kar marjının istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Günsan Ltd. Şti’nin davacıya verdiği 6.4.2007 tarihli yazı ve bu yazıya istinaden İnterline’95 Ltd. Şti’nin 10.4.2007 tarihli yazılara göre davalı İnterline’95 Ltd. Şti’nin yazılı sözleşme olmasa da CMR sigortacısı adına yazılı tebligatları alarak aracılık yaptığı, asıl sigortacı adına anlaşma teklifinde bulunduğu, tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 178.494.47 TL’nın 14.2.2007 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu olaya uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 17/2.maddesinde de, hasar veya ziyanın, taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan durumlardan ileri gelmesi halinde taşıyıcının sorumluluktan ibra edileceği hüküm altına alınmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, TTK.nun 20.maddesi uyarınca basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni yerine getirmediği taktirde taşıyıcı, kusurlu sayılacaktır. Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kusurlu olmadığını da kanıtlaması gerekecektir. Uyuşmazlık, taşımayı yapan TIR’ın otopark alanından kaçırılması sonrasında, içindeki emtiaların çalınmış olarak terkedilmiş bulunmasında, somut olayın meydana geliş biçimi itibariyle davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulup kurtulamayacağı üzerinde toplanmaktadır. Davalı vekili, İtalya’nın riskli bir ülke olması nedeniyle hırsızlık olayının kaçınılmaz olduğunu ve aracın park edildiği otopark alanının kameralarla gözlemlenen sınırları tel örgü ile belirlenmiş güvenli bir otopark olduğunu savunmuş, mahkemece, aracın çalındığı yerin yalın bir park alanı olduğu, her ne kadar etrafı çevrelenmiş, giriş ve çıkışlarında turnike konulmuş olsa da bekçili ve korumalı bir park alanı olmadığı, hırsızlığın araç sürücüsüne karşı yapılan bir şiddet eylemi veya darp sonucu gerçekleşmediği UND araştırmasının olaydan iki yıl sonra yapıldığı ve araçta ikinci şoförün bulunmadığı, İtalya gibi hırsızlığın çok yapıldığı ve yapılış şekli aynı olan hırsızlık hadiselerinin taşıyıcılarca bilinmemesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı taşıyıcının sorumluluğuna hükmedilmiştir. Oysa mahkemece Uluslararası Nakliyeciler Derneğine yazılan 16.5.2008 tarihli yazıya verilen cevapta park alanının girişinin turnikelerle kontrol edildiği, halojen ışık veren lambalarla aydınlatıldığı, etrafının tamamen beton ve demir kullanılmak suretiyle çevrili olduğu, gerek Türk gerekse yabancı TIR ve otobüs sürücüleri tarafından tercih edilen, öncesinde ve sonrasında park alanları ile karşılaştırıldığında daha az güvenli olmayan bir park alanı olduğu bildirilmiştir. Mahkemece alınan son bilirkişi raporunda da anılan yazıya itibar edildiğinde, CMR konvansiyonunun 17/2.maddesi uyarınca hırsızlığın taşıyıcının önlenmesine imkan bulunmayan bir sebepten ileri geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, takdirin mahkemede olduğu belirtilmiştir. Ancak, mahkemece dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği otoparkın güvenlik durumunu soran yazıda 6.9.2006 olay tarihi belirtilmeksizin cevap istenilmiş, gelen cevabi yazıda ve ekindeki fotoğraflarda da otoparkın güvenlik durumu açıklanırken otoparkın olay tarihi itibariyle durumuna ait olup olmadığı konusunda açıklama yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece tekrar Uluslararası Nakliyeciler Derneğine yazı yazılarak hırsızlık olayının meydana geldiği otoparkın niteliğinin 6.9.2006 tarihi itibariyle sorulup taşıyıcının hırsızlığın meydana gelmesinde CMR 17/2. maddesi uyarınca kusurlu olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3- Kabule göre ise, CMR 27. maddesinde temerrüt faizinin başlangıcının ödeme isteğinin yazılı olarak taşıyıcıya yapılan başvuru tarihi, böyle bir başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması halinde davanın açıldığı tarih olacağı hükme bağlanmıştır. Anılan düzenleme dikkate alınmadan davacının sigorta ettirene ödeme yaptığı tarih itibariyle temerrüt faizine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 26/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.