Hukuk Genel Kurulu 2017/552 E. , 2017/385 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki "avukatlık ücret alacağının tahsili" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesince (kapatılan Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi) davanın reddine dair verilen 13.12.2012 gün ve 2011/578 E., 2012/590 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 23.05.2013 gün ve 2013/11662 E., 2013/13668 …
**Hukuk Genel Kurulu 2017/552 E. , 2017/385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki "avukatlık ücret alacağının tahsili" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesince (kapatılan Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi) davanın reddine dair verilen 13.12.2012 gün ve 2011/578 E., 2012/590 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 23.05.2013 gün ve 2013/11662 E., 2013/13668 K. sayılı kararı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, avukatlık ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesine geçilmeden önce, direnme kararının ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalılardan ... Sanayi A.Ş.'ye usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmediğinin kabul edilmesi halinde dosyanın usulüne uygun tebligatın sağlanması için yerel mahkemeye geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak ele alınıp incelenmiştir. Bilindiği üzere tebligat, bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan önemli bir usul işlemidir. Tebligat ile ilgili yasal düzenlemeler tamamen şekli olduğundan gerek tebliğ işlemi gerekse tebliğ tarihi ancak kanun ve yönetmelikte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin bu konuda etkili önlemler almış olmasının amacı, tebligatın bir an evvel muhatabına ulaşmasını ve onun tarafından kabul edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle, Kanun ve Yönetmelik hükümleri en küçük ayrıntısına kadar uygulanmalıdır. Tebligatın doğru kişiye ve kanunda gösterilen yönteme uygun olarak yapılması zorunludur. Aksi takdirde kanun ve yönetmeliğin gösterdiği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligat geçerli sayılmaz. Tebligatın muhatabı gerçek ve tüzel kişiler olabilir. Konuya ilişkin olanı tüzel kişilere yapılacak tebligat olduğundan, bu konudaki yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır. 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Hükmi Şahıslara ve Ticarethanelere Tebligat” başlıklı 12. maddesinde: "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir." "Hükmi Şahısların Memur ve Müstahdemlerine Tebligat” başlıklı 13. maddesinde: