3. Hukuk Dairesi 2013/1796 E. , 2013/3866 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı ... vekili dilekçesinde; vasiyetçi ...'un İstanbul 6.Noterliğinin düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi i…
**3. Hukuk Dairesi 2013/1796 E. , 2013/3866 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı ... vekili dilekçesinde; vasiyetçi ...'un İstanbul 6.Noterliğinin düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile adına kayıtlı gayrimenkulleri... Valiliği İl Tüzel Kişiliğine bağışladığını, bağışlanan bu taşınmazlardan 212 ada 131 parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili Gaziantep 2.Sulh Hukuk Mahkemesi 2006/1079 Esas numarası ile görülen ortaklığın giderilmesi davası sırasında tapu iptal ve tescil davası açılması için süre verildiğini, belirtilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile vasiyetname doğrultusunda adlarına tescilini dava ve talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili, murisin 01.12.1969 tarihinde vefat ettiğini, vasiyetnamenin açılmasının üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiğini bu nedenle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini dilemişlerdir. Mahkemece; vasiyetnamenin 1964 yılında yapıldığı, murisin 1969 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle davada Türk Kanunu Medenisinin uygulanacağı, olayda hak düşürücü süre yerine zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, vasiyetnamenin hangi tarihte açıldığına dair bilgi ve belgenin bulunmadığı, ancak vasiyetçinin “vasiyet ettiği kişi ve rakamlardan sonra geriye kalan parası ile Gaziantep ilinde kendi adını taşıyan bir mektep yapılmasını ve mektep ihtiyaçlarının karşılanmasını” vasiyet ettiğini davanın İl Özel İdaresi tarafından açıldığını, 222 Sayılı İlköğretim Kanunun 631/son maddesi uyarınca şehir ve kazalarda ilköğretim okulları için arsayı tedarikin il özel idarelerine ait olduğu, vasiyette taşınmazın okul yeri olarak vasiyet edilmediği, satılarak okul ihtiyaçlarının karşılanmasının istendiği, okulun ilköğretim ya da orta öğrenim olacağının bertilmemiş olduğu, ilköğretim dışındaki okulların Milli Eğitim Müdürlüğünce yaptırıldığı, bu halde davacının aktif dava ehliyetinin tartışmalı olduğu, ayrıca vasiyetnameye aykırı olarak taşınmazın davacı idare adına tescili talep edildiği, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.