11. Ceza Dairesi 2017/3670 E. , 2018/1778 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Sanığın 2008, 2009, 2010 takvim yılları için mahkumiyet, 2006 ve 2007 takvim yılları için beraat I- “2006 ve 2007” takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından kurulan beraat hükümlerine karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sahte fatura düzenleme suçunun maddi konusu olan faturanın 213 sayılı VUK'nın 230. maddesinde sayılan zor
**11. Ceza Dairesi 2017/3670 E. , 2018/1778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Sanığın 2008, 2009, 2010 takvim yılları için mahkumiyet, 2006 ve 2007 takvim yılları için beraat I- “2006 ve 2007” takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından kurulan beraat hükümlerine karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sahte fatura düzenleme suçunun maddi konusu olan faturanın 213 sayılı VUK'nın 230. maddesinde sayılan zorunlu unsurları taşıması gerektiği, aksi takdirde VUK’nın 227/3. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılacağı cihetle; 2006 ve 2007 takvim yıllarında düzenlendiği iddia olunan ve asılları veya onaylı örnekleri temin edilemeyen faturaların zorunlu unsurları taşıyıp taşıyamadığı belirlenemeyeceğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II-“2008, 2009 ve 2010” takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 28.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.