T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2234 Esas KARAR NO : 2025/2196 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/1893 D.İş - 2025/1920 Karar EK KARAR TARİHİ: 11/09/2025 TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başv…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2234 Esas KARAR NO : 2025/2196 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/1893 D.İş - 2025/1920 Karar EK KARAR TARİHİ: 11/09/2025 TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, müvekkilinin ibraz edilen Genel Kredi Sözleşmesine dayanarak 19.544.727,09-TL alacaklı olduğunu, borcun vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini, borçluların mal kaçırma hazırlığı içinde olduğunu belirterek, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 25/07/2025 tarihli kararı ile; "1-İhtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; 2-İİK'nın 257. ve müteakip maddeleri gereğince borçluların 19.544.727,09-TL 'lik borca yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından İİK 259. HMK 87. maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 19.544.727,09-TL alacak miktarının takdiren %15'ine tekabül eden 2.931.709,06-TL tutarında nakdi veya mahkememizce kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunun mahkememiz veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 4-İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına," karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; Genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ihtiyati haciz kararı vermeye İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetki olmadığını, kararın yetkisiz mahkemece verildiğini, ihtiyati hacze konu edilen Genel Kredi Sözleşmesinde müvekkili açısından mernis kayıtlarının esas alınacağının açıkça düzenlendiğini, müvekkilinin mernis kayıtlarında yer alan adresi esas alındığında yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu itibarla anılan hususlar dikkate alındığında ihtiyati haciz kararına bu yönüyle de itiraz ettiklerini, bu nedenlerle yetki itirazlarının kabulü ile yetkili mahkemelerin Edirne mahkemeleri olduğunun tespitine, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/09/2025 tarih ve 2025/1893 D.İş - 2025/1920 Karar sayılı ek kararı ile:"Talep İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”265. maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi ile dava dışı borçlu ... ... İmalat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde karşı taraf borçlular ... ... Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...'nun müteselsil kefil olarak yer aldıkları, sözleşmenin 13.4.e maddesinde İstanbul Mahkemeleri ve İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu düzenlenmiş olup müteselsil kefiller tacir olmasalar bile TTK 7/2.madde gereği teselsül karinesi kapsamında sözleşmedeki yetki koşulu kendilerini bağlayacağından ihtiyati hacze yapılan yetki itirazı yerinde görülmemiş ve itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde ek karar verilmiştir." gerekçesi ile,"1-İhtiyati hacze itiraz eden ... vekilinin yetki itirazının REDDİNE," karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ihtiyati haciz kararı vermeye İstanbul Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olmadığını; kararın yetkisiz mahkemece verildiğini, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ihtiyati haciz kararına karşı taraflarınca yetki itirazında bulunulmuş olup itirazlarının yerel mahkemece reddedildiğini ancak itirazlarının hukuka ve yasaya uygun olduğundan ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini; müvekkili ...'nun gerçek kişi tacir olmadığını; bu nedenle, ihtiyati haciz talebine bakmakla yetkili mahkemenin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olup müvekkilin yerleşim yerinin İstanbul Adliyesi yargı çevresinde bulunmadığından, İstanbul mahkemeleri yetkisiz olup yetkili mahkemelerin, müvekkilin yerleşim yerinin bulunduğu Edirne Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu; işbu hususun yerleşik Yargıtay ve BAM içtihatlarıyla da sabit olduğunu, İhtiyati hacze konu genel kredi sözleşmesinde müvekkili yönünden mernis kayıtlarının esas alınacağının açıkça yazılı olduğunu, İhtiyati hacze konu edilen Genel Kredi Sözleşmesinde, müvekkili açısından MERNİS kayıtlarının esas alınacağının açıkça düzenlenmiş olup bu hususun sözleşmenin "13.2. Yasal Yerleşim Yeri ve Deliller" başlıklı maddesinde şu şekilde kayıt altına alınmıştır: "gerçek kişi TARAFLAR için Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS)'ne kayıtlı olan ... Yasal yerleşim yerleri olduğunu" Aynı maddenin devamında ise " Sözleşmenin (tacir olmayan gerçek kişi olanlar hariç olmak üzere) tüm TARAFLARI, bu sözleşmeden doğacak her uyuşmazlıkların..." düzenlemesine yer verildiğini; gerçek kişi olan müvekkilin tacir sıfatı bulunmadığı da gözetildiğinde, sözleşmede belirtilen yetki klozunun müvekkili yönünden bağlayıcılığı bulunmamakta olduğunu; müvekkilin MERNİS kayıtlarında yer alan adresi esas alındığında yetkili mahkemenin, müvekkilin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu; bu itibarla, anılan hususlar dikkate alındığında ihtiyati haciz kararına yapmış oldukları itirazlarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, borçlu müvekkilin yerleşim yerinin Edirne olması karşısında müvekkili yönünden 6100 sayılı HMK’nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin Edirne Mahkemeleri olup ayrıca Genel Kredi Sözleşmesinde açıkça MERNİS kayıtlarının esas alınacağının düzenlenmiş olması hususu da gözetildiğinde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1893 D. İş., 2025/1920 K., 11/09/2025 T. Ek Kararının kaldırılması ile ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda izah edilen ve mahkemece res'en gözetilecek tüm nedenlerle; istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1893 D. İş., 2025/1920 K., 11/09/2025 T. Ek Kararının kaldırılmasına, Yetkili Mahkemelerin EDRİNE mahkemeleri olduğunun tespitine, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, ihtiyati haciz talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olduğu, Mahkemece 25/07/2025 tarihli değişik iş kararı ile ihtiyati haciz kararının kabulüne karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine 11/09/2025 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verildiği ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.Mahkemece de isabetli bir şekilde açıklandığı üzere ihtiyati hacze itiraz edenin müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesi'nin 13.4.e maddesi ile İstanbul Mahkemeleri ve İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu düzenlenmiş olup, müteselsil kefiller tacir olmasalar bile TTK 7/2 gereği teselsül karinesi gereği sözleşmede ki yetki koşulunun kendilerini bağlayacağı, sözleşmede gerçek kişi açısından mernis adresinin dikkate alınacağı hükmünün maddede bankaca yapılacak tebligat ve diğer işlemlere ilişkin olduğu, yetki maddesinde parantez içerisinde düzenlenen kısmının ise sözleşmenin tarafı asıl borçlunun tacir olmayan gerçek kişi olması haline ilişkin olarak düzenlendiği, bu durumda zaten yetki sözleşmesinin geçerli olmayacağı, oysa somut talebe konu asıl borçlunun tacir olduğu ve yetki sözleşmesinin geçerli olması sebebiyle müteselsil kefili de bağladığı anlaşılmakla ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesi istinaf dilekçesi olarak kaydedilmiş ve istinaf başvuru ve karar harcı yatırılmış ise de, dilekçede herhangi bir istinaf sebebi ileri sürülmediği ve sehven istinaf dilekçesi olarak kaydedildiği anlaşılmakla bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve yatırılan istinaf harçlarının iadesine karar verilmiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ek kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, ihtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati haciz talep edene iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.