4. Hukuk Dairesi 2022/3934 E. , 2024/635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/208 E., 2021/428 K. DAVACILAR : 1- ... 2- Sevil ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1- Türkiye Sigorta A.Ş. (Eski Ünvanı: Güneş Sigorta A.Ş.) vekili Avukat ... 2- Koç Allianz Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 3- ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 08.02.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada verilen kara
**4. Hukuk Dairesi 2022/3934 E. , 2024/635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/208 E., 2021/428 K. DAVACILAR : 1- ... 2- Sevil ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1- Türkiye Sigorta A.Ş. (Eski Ünvanı: Güneş Sigorta A.Ş.) vekili Avukat ... 2- Koç Allianz Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 3- ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 08.02.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'e ait, diğer davacı ... ... kullanımındaki araca, davalıların sürücüsü, trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu aracın hasarlandığını ve kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ...'ün maddi zararı olan 34.413,50 TL ile davacı ... ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş. (Eski ünvanı: Güneş Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ve davalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun azami limitle ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ve davalı ...'nın sevk ve idaresindeki...plaka sayılı aracın 08.04.2006-2007 tarihleri arasında İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sigortalının kusur oranı ile sınırlı olmak üzere limitle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.12.2010 tarihli, 2007/182 Esas ve 2010/500 Karar sayılı ilamı ile; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 05.11.2012 tarihli, 2012/8820 esas ve 2012/12110 karar sayılı ilamı ile; ''...Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu kazaya ilişkin Pendik 2.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/788 Esas 2010/203 Karar sayılı dosyasında sanık ...'nın (davalı) taksirle yaralama eyleminden cezalandırılmasına karar verilmiş, karar temyiz edilmediğinden kesinleşmiş olup ceza mahkemesince benimsenen bilirkişi raporunda, sanığın arkadan çarpma eylemi nedeniyle tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Her ne kadar 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi (6098 sayılı Borçlar Kananu'nun 74.maddesi) gereğince hukuk hakimi ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de kazanın oluş şekli yönünden tespit edilen maddi vakıanın hukuk hakimini bağlayacak bulunmasına göre, davalı sürücünün tamamen kusursuz olduğunu bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemenin 07.05.2013 tarihli, 2013/89 Esas ve 2013/299 Karar sayılı ilamı ile; uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen 20.05.2008 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğu benimsenerek; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ... ...'e verilmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.500,00 TL maddi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 09.03.2007 tarihinden, diğer davalılar yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ve teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2015 tarihli, 2014/9927 Esas ve 2015/2365 Karar sayılı ilamı ile; ''...1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi yönünden üç ayrı bilirkişi raporu alınmış olup son alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu hükme esas alınıp davalı sürücünün kusursuz olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin bozma ilamında, dava konusu kazaya ilişkin görülen ceza yargılamasında davalı sürücünün kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verildiği açıklanarak davalının kusursuz kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek bilirkişi kurulundan, ceza dosyasındaki bilgi ve belgeler de incelenerek raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma öncesi alınan ve itibar edilmeyen kusur raporu benimsenerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Dava dilekçesinde, hasar bedeli dışında iş kaybı nedeniyle 7.500,00 TL, tespit masrafı 416,50 TL, bilirkişi masrafı 495,00 TL, bilirkişi raporunun tanzimi için teknik yardımda bulunan iki ustaya ödenen 300,00 TL, aracın günlük servis kirası için ödenen 350,00 TL, aracın durumunu gösteren fotoğraflar için ödenen 150,00 TL, çekici masrafı 150,00 TL, trafik idari para cezası 52,00 TL maddi zararın da davalılardan tahsili talep edilmişse de bu taleplerle ilgili mahkemece olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirmiştir. 3-Kabule göre de; davalı ..., davalı taraf aracının ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyarı Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigorta Teminatının Kapsamı" başlığını taşıyan 1. maddesine göre, sigortacı aracın işletenine yüklenebilecek hukuki sorumluluğun poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin eder. Davalı taraf aracının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı, davalı Güneş Sigorta A.Ş olup kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ait poliçe limiti 6.000,00 TL'dir. Mahkemece hükmedilen maddi tazminat miktarı ZMSS limiti içinde kaldığından davalı ... hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 4-Bozma nedenlerine göre davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Güneş Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak İTÜ Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 19.10.2015 tarihli raporda dava konusu kaza nedeniyle davacı sürücü Sevil ...'ün % 100 oranında tam kusurlu olduğu, davalı ...'nın ise kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, bozma ilamı uyarınca 19.10.2015 tarihli kusur raporunun esas alınması gerektiği yönünde kanaat oluştuğu, davalılar Allianz Sigorta A.Ş. ve Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden sigorta teminat limitinin dolduğu, bozma ilamı ile kazanılmış hak doğduğu, davalı ...'nın ise kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, talep edilen masraflar ile ilgili yazılı makbuz, fatura ve yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen itirazların değerlendirilmediğini, yöneltilen soruların cevapsız bırakıldığını, davalının ceza davasında mahkumiyetine karar verildiğini, maddi vakıanın hukuk hakimini bağlayıcılığı ilkesi ve bunun da ötesinde, maddi vakıanın oluş biçimi, sorulara cevap vermeyen ve bilimsellikten uzak bir rapor esas alınarak karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı yönünden davanın reddedilmiş olması nedeniyle lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi, diğer davalı ...Ş tarafından İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi (İMMS) ile teminat altına alınan ve diğer davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 inci maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 inci maddeleri) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.01.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafın dava dilekçesinde maddi zararları ile birlikte davacı ... ... yönünden manevi zarar için de tazminat talep edildiği, mahkeme tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği, temyiz eden davalı ... lehine tek vekalet ücretine karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından hükmün onanmasına karar verildiği görülmektedir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 10 uncu maddesinin 4 üncü bendinde "Manevi tazminat davasının maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu itibarla hem maddi hem de manevi tazminat dava konusu olduğundan, davaya konu maddi ve manevi tazminatlar üzerinden ayrı ayrı red vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Açıklanan sebeplerle; hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği, aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemli dava tümden reddolunan davalı (temyiz eden) ... lehine maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde kararın düzeltilerek onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.