Başvurucu, yasal mitinglerde slogan attığı kabulü çerçevesinde cezalandırılması nedeniyle ifade özgürlüğünün ve yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, yasal mitinglerde slogan attığı kabulü çerçevesinde cezalandırılması nedeniyle ifade özgürlüğünün ve yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 18/1/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 11/10/2013 tarihinde, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: İstanbul (Kapatılan) Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 20/3/2003 tarih ve E.2003/323 sayılı iddianamesiyle başvurucu hakkında “yasadışı silahlı PKK-KADEK örgütü üyesi olmak, örgüt adına eylemlere katılmak” suçunu işlediği iddiası ve 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin ikinci fıkrası ile 12/4/1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun , , ve maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır. Davanın görüldüğü İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 25/4/2007 tarih ve E.2003/88, K.2007/198 sayılı kararla başvurucunun eylemine uyan ve lehinde olan 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası, maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları, maddesinin (9) numaralı fıkrası ile maddesi ve 3713 sayılı Kanun’un maddesi uyarınca altı yıl üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında güvenlik tedbirleri, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar vermiş ve bu karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 16/6/2009 tarih ve E.2009/4952, K.2009/7140 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ihlal edildiği iddiasıyla 4/3/2009 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun 17252/09 no.lu anılan bireysel başvurusuyla ilgili olarak AİHM, 20/9/2011 tarihli kararıyla, başvurucunun gözaltında tutulduğu süre içerisinde bir avukatın hukuki yardımından yararlandırılmadığı gerekçesiyle Sözleşme’nin maddesinin (3) numaralı fıkrasının (c) bendi ile birlikte aynı maddenin (1) numaralı fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiş, söz konusu karar 20/12/2011 tarihinde kesinleşmiştir. AİHM kararı üzerine başvurucu, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemenin 4/10/2012 tarih ve E.2012/68, K.2012/280 sayılı kararıyla başvurucunun bu talebi reddedilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:“…Yargılamanın yenilenmesini düzenleyen CMK maddesinde sınırlı olarak yenilenme nedenleri sayılmıştır. Her ne kadar hükümlü LOKMAN SAPAN hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince 20 Aralık 2011 tarihinde sözleşme ihlali sebebiyle karar verilmiş ise de söz konusu AİHM kararında ihlal nedeni olarak ‘sanığın hazırlık soruşturmasında gözaltındayken bir avukatın hukuki yardımından yararlanmamış olması’ nın gösterildiği dikkate alınıp mahkememizin yukarıda sözü edilen dava dosyasında kovuşturma aşamasında sanığın bir avukatın hukuki yardımından faydalanmış olduğu, ayrıca mahkememizin sanık hakkında verdiği hükmün gerekçesinin doğrudan gözaltındaki ifadelerine dayandırılmamış olduğu, bunun yanında AİHM’nin ihlal nedeni olarak gösterdiği gözaltındayken hukuki yardımdan yararlandırılmamış olmayı yeniden yapılacak bir yargılamayla sağlama imkanının da hukuken ve fiilen bulunmadığı nazara alındığında hükümlü müdafii tarafından sunulan yargılamanın yenilenmesine yönelik iddiaların mahkememize verilmiş hükme hiçbir etkisinin olmayacağı kanaatiyle CMK Maddesi uyarınca talebin reddine …” Başvurucu, Mahkemenin ret kararına karşı itiraz yoluna başvurmuş olup, itirazı inceleyen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2012 tarih ve 2012/1220 Değişik İş sayılı kararı ile “… yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararında belirtilen gerekçelerde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı…” gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş, bu şekilde başvuru yolları tüketilmiştir. Karar başvurucuya 24/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 18/1/2013 tarihinde, Anayasa Mahkemesine süresi içerisinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: …f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.” 5271 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda belirlenen şekilde yapılmamış veya yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yasal hiçbir neden gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamış ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir.(2) Aksi hâlde yargılamanın yenilenmesi istemi, bir diyeceği varsa yedi gün içinde bildirmek üzere Cumhuriyet savcısı ve ilgili tarafa tebliğ olunur.(3) Bu madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.” 5271 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülen iddialar, yeterli derecede doğrulanmaz veya 311 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 314 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı hâllerde işin durumuna göre bunların önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa, yargılamanın yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddedilir.(2) Aksi hâlde mahkeme, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verir.(3) Bu madde gereğince verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.”