Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Sendika üyesi davacının davalı Bakanlığa bağlı İstanbul Tersane Komutanlığı işyerinde elektronikçi iş ve meslek kolunda çalıştığını, Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalıştırılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik' in (Yönetmelik) 7,5 saat çalışabilecek işler başlıklı 4. maddesinin (a) bendine aykırı olarak günde 7,5 saat çalışması gerekirken, 8,5 saat çalıştırıldığını, günde iki kez on beş dakikadan ibaret ara dinle
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Sendika üyesi davacının davalı Bakanlığa bağlı İstanbul Tersane Komutanlığı işyerinde elektronikçi iş ve meslek kolunda çalıştığını, Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalıştırılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik' in (Yönetmelik) 7,5 saat çalışabilecek işler başlıklı 4. maddesinin (a) bendine aykırı olarak günde 7,5 saat çalışması gerekirken, 8,5 saat çalıştırıldığını, günde iki kez on beş dakikadan ibaret ara dinlenme süresinin düşümüyle günlük çalışma süresinin sekiz saat olduğunu ve davacının günlük yarım saat fazla çalışması olduğunu ancak fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, davacının maruz kaldığı lehim malzemesinin "kurşun ve kalay" bileşenlerinden oluştuğunu, ölçüm yapıldığı esnada tehlikeli ortam bulunmasa dahi konuya ilişkin emsal içtihatlar gereği davacının daima çalışma ortamının tehlike sınırları içinde bulunduğunun kabulü gerektiğini, 2011 ve 2015 yıllarında yapılan ölçüme dair tablolarının sunulduğunu, kan değerlerinde kurşuna rastlanan işçilerin sonuçlarının sunulduğunu, işçinin iş yapmaktan kaçınma hakkının dahi bulunduğunu, işyerinde yürürlükte bulunan dönem toplu iş sözleşmelerinin 25. ve 33. maddelerinde fazla çalışma ücretlerinin %80 zamlı ücret üzerinden ödeneceğinin hükme bağlandığını, konuya ilişkin emsal içtihatlarda ilgili yönetmelik gereği günlük 7,5 saat çalışma ile sınırlandırılan işlerde günlük 7,5 saatin aşılması hâlinde yapılan çalışmaların fazla çalışma olarak nitelendirilmesi gerektiğini, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre günlük 7,5 saati aşan çalışmaların %80 zamlı ücret üzerinden ödenmesi gerektiğini, yine davalı işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin 52. maddesine göre, ilgili Yönetmelik gereği günlük 7,5 saat veya daha az çalışması gereken işlere fiilî çalışma sürelerine %14 oranında kısa çalışma primi ödeneceğinin düzenlendiğini ancak davacıya davacıya kapsamda olmasına rağmen kısa çalışma priminin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti ile kısa çalışma primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde fiilen yaptığı iş nedeniyle kurşuna maruz kalıp kalmadığı ve bu bağlamda Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesinin gerekip gerekmediği, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre fazla çalışma ve kısa çalışma primi alacaklarına hak kazanıp kazanamayacağı konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.