11. Ceza Dairesi 2022/1532 E. , 2025/1366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/179 E., 2021/198 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar
**11. Ceza Dairesi 2022/1532 E. , 2025/1366 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/179 E., 2021/198 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek, yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ... müdafii, sanık ... 'ün diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2019/10417 Esas, 2019/15249 Karar sayılı bozma kararına konu olan Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2015 tarihli kararındaki adli para cezalarının 24 taksitte ödenmesine karar verildiği halde, anılan bozma kararı sonrası verilen temyize konu hükümlerde, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca halen uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozmadan önce verilen hüküm yalnız sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından temyiz edilmesi nedeniyle söz konusu taksit sayısının kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmemesi ayrıca sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik eyleminden dolayı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 esas, 2007/152 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kanun koyucunun ayrıca adlî para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adlî para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği hâlde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157/1 maddesi uyarınca hüküm kurulurken, hapis cezasının alt sınırı olan 1 yıl olarak belirlenmesine rağmen adli para cezasının 5 gün yerine 250 gün olarak belirlenmek suretiyle fazla adli para cezası tayini, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ... temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarındaki adli para cezasının taksitlendirilmesine dair taksit sayılarının "24" olarak değiştirilmesi, ayrıca sanık ...'in, katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “250 gün”, "125 gün" ve “2500,00 TL” adli para cezası terimlerinin çıkarılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “2 gün” ve “40,00 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğnameye aykırı olarak (adli para cezası yönünden hükümlerin kazanılmış hak yarattığı konusunda Yargıtay Üyesi ... karşı oyu ve oy çokluğu ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanıklar ... ve ... hakkında basit dolandırıcılık suçundan Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/570 Karar sayılı ilamıyla, neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezasıyla katılan sayısınca cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir. Bu karar aleyhe temyiz olmaksızın sanık ve sanık müdafiince temyiz edilmiş Yargıtay 15. Ceza Dairesi görev bozması yapmış olup bozma sonrası görevli 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/198 sayılı karar ile sanıkların TCK 157. maddesi uyarınca yine katılan sayısı kadar 2 yıl hapis ve 19.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir. Dairemizde bu karar kazanılmış hak yönünden ihtilaf konusu olmuş çoğunluk sonraki karar hapis cezası daha az olduğundan para cezasının fazla olmasının kazanılmış hakkı etkilemeyeceğini düşünerek onanması yönünde oy çokluğuyla karar vermiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 45. maddesinde yaptırım olarak cezaları hapis ve adli para cezası olarak öngörmüştür. Gerek ceza Kanununda gerekse cezaların infaz hakkındaki kanunda hapis cezasının para cezasından üstün veya daha ağır olduğu öngörülmemiştir. Her iki ceza türü farklı türden cezalardır. Yaptırım ve infaz şekilleri farklıdır. Bu itibarla bozma sonrası verilen hapis cezasının öncekinden az olması farklı ceza ve yaptırım olan para cezasının kazanılmış hakkını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle sanıklara verilen para cezalarının da müstakil ve münhasır olarak kazanılmış hak teşkil etmesi gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.