(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14132 E. , 2010/13251 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gere…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14132 E. , 2010/13251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 23.9.2005 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sürekli işgöremez duruma gelmesi nedeniyle maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, sigortalı işçi ...'in 14.9.2005 tarihinden itibaren davalı işveren ... Konserve ve Dondurulmuş Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait işyerinde çalıştığı, iş kazası tarihine kadar Kuruma işe girişinin bildirilmediği, 23.9.2005 olay günü üzüm ayıklama işi yaparken dönmekte olan tamburdaki ayıklanmamış üzüm salkımını yeniden tambura atarken sağ el baş parmağının kesilmesi suretiyle yaralandığı ve % 4,2 oranında malul kaldığı Kurumca olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. İşverenin tazminattan sorumlu tutulması giderek tazminat miktarının belirlenmesinde; İş Yasası’nın 77. maddesi ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin öngördüğü önlemlerin işyerinde alınıp alınmadığının saptanması ile mümkündür. Bu yön ise, başka bir anlatımla, işverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranı, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile, tesbit edileceği yönü tartışmasızdır. Oysa, mahkemece alınan 18.4.2008 tarihli tek kişilik kusur raporunu düzenleyen bilirkişi endüstri mühendisi olup, kazanın meydana geldiği ayıklama makinesine davacı işçinin salt elini sokmasının bile azda olsa ihmal ve dikkatsizliğini gerektirdiği belli olmasına rağmen, işin niteliği itibariyle özel ve teknik bilgiyi gerektiren somut olayda yukarıda belirtilen yasal mevzuat kapsamında alanında uzman bilirkişilerden kusur raporu alınmaksızın sorunun çözümlendiği açık-seçiktir. Yapılacak iş, İş Sağlığı ve Güvenliği konularında uzman bilirkişilerden, İş Yasası’nın 77. maddesi ve Yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak yöntemince rapor almak, alınan raporu, mevcut delillerle birlikte değerlendirmek ve buna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.