11. Hukuk Dairesi 2013/1743 E. , 2013/18835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.10.2012 tarih ve 2011/858-2012/992 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2013/1743 E. , 2013/18835 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.10.2012 tarih ve 2011/858-2012/992 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, tarafların ortak oldukları Zonakara Enerji Yatırımları Ticaret Ltd. Şti.'ndeki davacıya ait hisselerin devredilerek davacının bu şirketten ayrılması hususunda 21.01.2010 tarihinde bir ortaklık ayrımı anlaşması yaptıklarını, söz konusu anlaşmanın A.1 maddesine göre anılan şirketteki davacıya ait %50 hissenin davalının da onay verdiği ... isimli şahsa devredilmesi, C1 maddesine göre hisse devir bedelinin 200.000 TL olması, C4 maddesinde ise söz konusu hisse devir bedelini davalının ödemekle yükümlü olması, C5 maddesinde ise ödeme zamanının 30.09.2010 olarak ve tamamen nakit ödeme şeklinde yapılması kararlaştırılarak davacı ve davalı tarafından tanıklar Roberta Olsan ve ... huzurunda imzalandığını, anılan ortaklık ayırım sözleşmesi hükümleri gereğince davacının, Zonakara Enerji Yatırımları Ticaret Ltd. Şti.'ndeki hisselerini anlaşmada öngörüldüğü şekilde ...'e devrettiğini, ancak buna rağmen davalının 30.09.2010 tarihinde nakden ödemesi gereken 200.000 TL ortaklık payı devir bedelini davacıya ödemediğini, yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalı borçlunun itirazının iptaline, Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4387 esas sayılı dosyasındaki icra takibinin devamına, takip konusu alacağın %40 ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında 21.01.2010 tarihinde ortaklık ile ilgili konuların konuşulduğu bir toplantı yapıldığını ve toplantı gündeminin tutanak altına alınarak imzalanmış ise de; taraflar arasında hisse devrine ilişkin bir anlaşma yapılmadığını, davalının bu metnin ilk sayfasını kabul etmediğini, tutanakta imzası bulunan ...'in davalı aleyhinde etik olmayan davranışlarda bulunması nedeni ile tasarlanan hisse devri anlaşmasının yapılmadığını, davalı tarafından ... aleyhine İstanbul C. Başsavcılığı'nın 2010/137361 hazırlık sayılı dosyası kapsamında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle başvuruda bulunulduğunu ve halen derdest olduğunu, Beyoğlu 28. Noterliği'nin 21.01.2010 tarih 01315 yevmiye numaralı limitet şirket hisse devir sözleşmesi incelendiğinde devir bedelinin 25.000 TL olarak belirtildiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. -/- -2- Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki adi yazılı devir anlaşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 520/5. maddesinde limited şirkette "payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmez." hükmünün öngörüldüğü, emredici bu kanun hükmü karşısında imzası noterce tasdik ettirilmemiş olan ve sadece taraflar arasında adi yazılı olarak yapılan ve 6762 sayılı TTK'nın 520/5. maddesi karşısında geçersiz olan limitet şirkette hisse devri sözleşmesine dayalı olarak bir hak talep edilemeyeceği, 6762 sayılı TTK'nın 520/5. maddesi uyarınca imzalar noterce tasdik ettirilmediğinden limitet şirkette hisse devrine ilişkin takip dayanağı bu sözleşmenin geçersiz olduğu ve ilgilileri arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacıya ait limitet şirket hisselerinin üçüncü kişiye devrine ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında yapılan sözleşmenin ardından sözleşmeye konu davacıya ait hisselerin noter işlemi ile ... isimli şahsa devredildiği taraflar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlığın esasen davaya konu edilen sözleşmede limitet şirket hisse devrinin üçüncü bir kişiye yapılması, bedelin belirlenmesi ve ödemenin davalı tarafından üstelenilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşmede öngörüldüğü şekilde, davacı hisselerinin noter marifeti ile dava dışı ...’e devredildiği ve sözleşmenin şekil yönünden geçerli olarak kurulduğu göz önüne alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.