11. Hukuk Dairesi 2024/6196 E. , 2025/1698 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/927 Esas, 2022/952 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DA
**11. Hukuk Dairesi 2024/6196 E. , 2025/1698 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/927 Esas, 2022/952 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.04.2011 tarihli sözleşme uyarınca ''.... pide ve kebap'' markasıyla faaliyette bulunan .... Gıda Ltd. Şti.'nin davalıya devredildiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesinden kaynaklanan alacak nedeniyle davalı aleyhine icra takibine başlanıldığını, söz konusu takibin davalının haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9854 E. sayılı takip dosyasında borca yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından devamına karar verilmesi istenilen takip dosyasında davacı dışında iki kişinin daha alacaklı olarak göründüğünü, bu nedenle davacının tek başına itirazın iptali davası açamayacağını, davanın aktif husumet ehliyetinden reddinin gerektiğini, icra takibine konu edilen alacağın protokolde belirtildiği üzere 35.000,00 TL işletme devir bedeli ve kira bedellerinden kaynaklandığını, müvekkilince işletme devir bedeli olan 35.000,00 TL'nin protokol uyarınca ödendiğini, bu nedenle bu talep yönünden takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığını, taraflar arasında yapılan protokol uyarınca işletmenin devralındığını, şirket hisselerinin müvekkilinin eşi ve babası üzerine devredilip 17.05.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığını, devralınan iş yerinin kiralık olduğunu, davacının kiralananı devir yetkisi olmadığının sözleşme sırasında müvekkilinden gizlediğini, müvekkilinin bunu öğrenmesi ile kira bedellerini banka havalesi yoluyla kiralayanın hesabına yatırdığını, müvekkilini yaklaşık 5-6 ay sonra devraldığı işletmeyi .... ve ....'a devrettiğini, şirket hisselerinin de babası ve eşi tarafından bu kişilere devredilip devrin 25.10.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığını, devir hususunun davacıya bildirilip bu hususun kiralayana bildirilmesinin istenildiğini, takibe konu kira alacağının müvekkilince yapılan devir sonrasına ait olması nedeniyle müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, protokolün arka sayfasında yazılı 11.05.2011 tarihli 10.000,00 TL'lik ödemenin ve 11.06.2011 tarihli 10.000,00 TL'lik ödemenin davalı tarafından yapıldığı ve bu ödemeler dışında ....’nin İNG Bank .... Şubesindeki 31.... nolu hesabına 9.000,00 TL'nin havale yoluyla ödendiği, elden yapıldığı kabul edilmeyen 1.000,00 TL'nin protokol gereği ödenmemiş olduğundan, davacının hisse devir bedelinden bakiye alacağının (35.000,00 TL - 34.000,00 TL =) 1.000,00 TL olduğu, bu miktarın 10.07.2011 tarihi ile icra takip tarihi olan 24.06.2013 tarihi arasındaki süredeki yasal faizinin 176,30 TL olduğu, davalının kiralayana ödenmek zorunda kalınan kira bedeli (kira borcu) 11.500,00 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.957,67 TL alacak ile ilgili borçlu itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak miktarı likid olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında 19.04.2011 tarihinde düzenlenen limited şirket hisse devrine ilişkin sözleşme uyarınca hisse devir bedelinin ve aynı sözleşme uyarınca davalıya devredilen işyerinin kira bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken ödenmeyen/eksik ödenen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. HMK'nin anılan hükümleri gereğince, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır. Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin bir haftalık kesin sürede ödenmesi için usulüne uygun olarak düzenlenen muhtıra, 03.04.2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Temyiz harç ve giderleri, davacı vekili tarafından bir haftalık yasal süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmamıştır. 2.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.