Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3417 E. , 2024/2803 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3417 Karar No : 2024/2803 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi ... Mah. ... Cad. No:.…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3417 E. , 2024/2803 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3417 Karar No : 2024/2803 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi ... Mah. ... Cad. No:... Kat:... D:... adresinde bulunan "..." isimli iş yerine ilişkin tesis edilen ... tarih ve ... sayılı kapatma kararı ile aynı iş yeri ile ilgili olarak davacıya verilen 100.080,00 TL miktarlı idari para cezası ile tecziyesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemlerin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; iş yerinde eğitim-öğretim yapıldığını gösteren delil mahiyet ve niteliğinde olmadığı, işyerinde bulunan çocukların ve çocukların velilerinin ifadelerine başvurulmadığı, veliler ve çocukların ilgili işyerinde bulunma nedeninin neler olduğuna dair ifadelerinin alınmadığı, ayrıca ilgili mevzuatta konuşma ve dil terapistlerinin, 'uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak yapabileceği işler' ve 'uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olmadan hizmet verilebilecek hastalık olmayan durumlar' olarak iki farklı çalışma alanları bulunduğu, davacının dil ve konuşma terapisi hizmeti verilen işyerinde "uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olmadan hizmet verilebilecek hastalık olmayan durumlar" kapsamında hizmet verebilmesine yasal bir engel bulunmadığı halde çalışma özgürlüğünü kısıtlayacak biçimde ve aksi yorumla işlem tesis edildiği, 'uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak yapabileceği işler' kapsamında yapılacak faaliyetler hakkında ise düzenleme bulunmadığı, ancak idarenin bu alanda düzenleme yapmamış olmasının faaliyetin durdurulmasına gerekçe teşkil edemeyeceği, dava konusu işyerinde eğitim ve öğretim yapıldığına ilişkin yeterli tespitin yapılmaması ve "uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olmadan hizmet verilebilecek hastalık olmayan durumların" mevzuat kapsamında yürütülebileceği, bu hususta idarenin denetim ve gözetim yetkisinin bulunduğu, dava konusu işyerinde eğitim-öğretim faaliyeti yapıldığından bahisle serbest olarak faaliyette bulunmasının uygun görülmemesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlmein iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin Milli Eğitim Bakanlığı'nın iznine ve denetimine tabi olduğu, izin alınmadan eğitim öğretim faaliyetinin yapılması halinde işyerinin kapatılacağı ve para cezası uygulanacağı, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde engelli bireylere yönelik destek eğitimi hizmeti verileceği, bu eğitimin de Bakanlıkça onaylanmış bir eğitim programı ile verilmesinin mümkün olduğu, bu merkezlerde destek eğitimi almaları uygun görülen bireylere verilen eğitim yanında engelli bireylerin eğitimine aktif bir biçimde katılımını sağlamak için aile eğitimi ve danışmanlığı hizmeti de verileceğinin kurala bağlandığı, çalışan personelin niteliği, tutulan tutanak ve dosyada yer alan diğer tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait işyerinde özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklara dil ve konuşma bozuklulukları terapisi yapılmak suretiyle izinsiz olarak özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti verildiği ve bahse konu çocukların ailelerine bilgilendirme yapılması suretiyle danışmanlık hizmeti de verildiği, dolayısıyla her ne kadar davacı tarafından yaptığı bu faaliyetlerin eğitim faaliyeti olmadığı ileri sürülmkete ise de, verilen hizmetin 5580 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükmünde belirtilen faaliyetler kapsamında olduğu ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın iznine tabi olduğu, davacıya ait işyerinin kapatılmasına ilişkin işlem ile idari para cezası uygulanmasına dair işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin, verilecek Ara Karar gereğinin yerine getirilmesini müteakip incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 14/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : X- 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde; ''(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; kurumun, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarını ifade edeceği, 3. maddesinde ise; bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınmasının zorunlu olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinin 4. fıkrasında ise; ''Gerçek veya tüzel kişiler tarafından Kanun kapsamında belirtilen faaliyetlerin Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni alınmadan veya her ne ad altında olursa olsun eğitim öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin izinsiz yapıldığının tespiti halinde söz konusu yerler 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca valilikçe kapatılır.'' hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; ülke içerisinde gerek resmi gerekse özel eğitim kurumları ve bu kurumların faaliyet alanları ve kurumlarca verilen eğitime ilişkin denetim ve gözetim yükümlülüğü Milli Eğitim Bakanlığın görev ve yetki alanına girmekte olup; eğitim alanında kamu hizmetinin sunumuna yönelik olarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi görev ve yetki alanı içerisinde kalan faaliyetlere yönelik her zaman düzenleme yapabileceği ve çerçevede Bakanlığa bağlı kurumları ve/veya Bakanlığa bağlı olamamakla birlikte yapılan faaliyet itibariyle Bakanlığın görev ve yetki alanında kalan işlerle iştigal eden her gerçek ve tüzel kişiyi her zaman denetleyebileceği ve bazı yaptırımlara tabi tutabileceği izahtan varestedir. Dolayısıyla; gerçek ve tüzel kişilerce sunulacak eğitim öğretime ilişkin her türlü faaliyet Bakanlığın izni ve/veya onayına bağlıdır. Öte yandan, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un Ek 13. maddesinde; " a) Klinik psikolog; psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisans eğitimi üzerine klinik ortamlarda gerekli pratik uygulamaları içeren klinik psikoloji yüksek lisansı veya diğer lisans eğitimleri üzerine psikoloji veya klinik psikoloji yüksek lisansına ilaveten klinik psikoloji doktorası yapan sağlık meslek mensubudur. Klinik psikolog, nesnel ve yansıtmalı ölçüm araçları, gözlem ve görüşme teknikleri kullanarak psikolojik değerlendirme ile uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan ve Sağlık Bakanlığının da uygun bulduğu durumlarda psikoterapi işlemleri yapar. Hastalık durumlarında ise ancak ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak psikoterapi uygulamalarını gerçekleştirir. Psikoloji lisans eğitimi üzerine ilgili mevzuatına göre Sağlık Bakanlığınca uygun görülen psikolojinin tıbbi uygulamalarıyla ilgili sertifikalı eğitim almış ve yeterliliğini belgelemiş psikologlar sertifika alanlarındaki tıbbi uygulamalarda görev alabilirler. Uzman tabibin teşhis ve yönlendirmesiyle ya da bağımsız olarak yapılabilecek mesleki uygulamalar, bu bentteki prensipler çerçevesinde Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. b) Fizyoterapist; fizyoterapi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun sağlık meslek mensubudur. Fizyoterapist, hastalık durumları dışında, kişilerin fiziksel aktivitelerini düzenlemek ve hareket kabiliyetlerini arttırmak için mesleğiyle ilgili ölçüm ve testleri yaparak kanıta dayalı koruyucu ve geliştirici protokolleri belirler, planlar ve uygular. Hastalık durumlarında ise fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı tabibin veya uzmanlık eğitimleri sırasında fiziksel tıp ve rehabilitasyon rotasyonu yapmış veya uzmanlık sonrasında ilgili dalın rotasyon süresi kadar fiziksel tıp ve rehabilitasyon eğitimi almış uzman tabiplerin kendi uzmanlık alanları ile ilgili teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hastaların hareket ve fiziksel fonksiyon bozukluklarının ortadan kaldırılması veya iyileştirilmesi amacıyla gerekli uygulamaları yapar. Hastaların tedavisi yönünden rehabilitasyon ekibinin diğer üyeleri ile işbirliği içinde çalışır ve tedavinin gidişi hakkında ilgili uzman tabibe bilgi verir. c) Odyolog; odyoloji alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine odyoloji yüksek lisansı veya doktorası yapan, sağlıklı bireylerde işitme ve denge kontrolleri ile işitme bozukluklarının önlenmesi için çalışmalar yapan ve ilgili uzman tabibin teşhis veya tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak işitme, denge bozukluklarını tespit eden, rehabilite eden ve bu amaçlarla kullanılan cihazları belirleyen sağlık meslek mensubudur. ... d) Dil ve konuşma terapisti; dil ve konuşma terapisi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine dil ve konuşma terapisi alanında yüksek lisans veya doktora yapan, bireylerin ses, konuşma ve dil bozukluklarının önlenmesi için çalışmalar yapan ve ilgili uzman tabip tarafından teşhisi konulmuş yutkunma, dil ve konuşma bozukluklarının rehabilitasyonunu sağlayan sağlık meslek mensubudur. ... İş ve uğraşı terapisti (Ergoterapist) a) Bireyin ev, iş ve okul ortamlarında fonksiyonel potansiyelini değerlendirerek performansını en üst düzeye çıkarmak ve çevreye uyumunu sağlamak için önerilerde bulunur. b) Bireylerin hastalık ve engellilik sonucu ortaya çıkan fonksiyonel sınırlılıklarını değerlendirir, günlük faaliyetlerini ve mesleklerini sürdürecek uygulamaları yapar. c) Hastaların duygusal, psikososyal, gelişimsel ve fiziksel yeterliliklerini mesleği ile ilgili ölçüm ve testleri kullanarak değerlendirir. ç) Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı sağlamaya yönelik yöntemler ile araç-gereçleri belirler ve kullanımını öğretir. ... e) Duyu algı motor bütünleşme eğitimini ve bu alanlarda iş ve uğraşı terapisi uygular. f) Kişilerin topluma katılımını etkileyen kişisel çevresel ve aktivite performansına ait engelleri değerlendirir. ... Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta olup; anılan hüküm uyarınca, sağlık Bakanlığınca Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının işlettiği Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi ... Mah. ... Cad. No:... Kat:... D:... adresinde bulunan "Morfem Dil ve Konuşma Merkezi" isimli iş yerine izinsiz eğitim öğretim faaliyetinde bulunduğu gerekçesi ile işyerinin kapatılmasına dair tesis edilen ... tarih ve ... sayılı kapatma kararı ile aynı iş yeri ile ilgili olarak davacıya verilen 100.080,00 TL miktarlı idari para cezası ile tecziyesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemlerinin iptalleri istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. Uyuşmazlıkta; mesleği dil ve konuşma terapisti olan davacının Çorlu Belediyesinden aldığı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı ile "Danışmanlık Bürosu" faaliyet konulu olarak "..."nde mesleğini ifa ettiği, 31/03/2022 tarihinde Çorlu Kaymakamlığı'nca davacıya ait işyerinde yapılan incelemede "işyerinde E.Y., S.D., F.İ., D.S. isimli velilerin, Ö.S. ve O.S. isimli öğrencilerle birlikte iki yaşlarında bir çocuğun olduğu, ayrıca denetim yapılan yerin iki katlı, içerisinde küçük öğrenci masalarının, yazı tahtasının, çocuklara yönelik kitapların ve oyun setlerinin olduğu, üst katta dersliklerin, dinlenme ve idari salonun olduğunun görüldüğü, kurum yetkilisi S.G.İ."nin "kurumunun Sağlık Bakanlığı'na bağlı olarak çalıştığını, eğitim-öğretim faaliyeti yapmadığını, psikologlar, psikiyatrlar gibi sadece danışmanlık hizmeti verdiğini, kurumda bulunan çocuklarla ve aileleriyle sadece görüşme yaptıklarını, kurum içerisinde bulunan malzemelerin eğitim-öğretim için kullanılmadığını beyan ettiği yolunda tespitlere yer verilen 31/03/2022 tarihli tutanağın tanzim edildiği görülmektedir. Yukarıda ayrıntılı bir şekilde yer alan açıklamalardan da anlaşıldığı üzere; ... Dil ve Konuşma Merkezi" isimli kurumda, Aile Danışmanlığı, Oyun Danışmanlığı, Dil ve Konuşma Terapisi, Ergoterapist, Psiko-Gelişimsel Değerlendirme ve Terapi, Anne-baba Destek ve Eğitim Çalışmaları, Ergoterapi alanlarında verilen hizmete yönelik olarak bu hizmetlerin; Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi adı altında eğitim öğretim faaliyeti olarak mı, yoksa Sağlık Bakanlığına bağlı olarak sağlık hizmeti sunumu kapsamında hekim dışı çalışanların mesleklerini serbest olarak icrası niteliğinde mi kabulü gerekeceği hususunun uyuşmazlığın özünü oluşturduğu anlaşılmaktadır. Nitekim; davacı tarafından, sunulan hizmetin, alanı itibariyle Sağlık Bakanlığı'na bağlı olduğu, hekim dışı sağlık personeli olarak yine sağlık alanında hizmet verdiği, verilen hizmetin eğitim öğretim hizmeti ile bir bağlantısının bulunmadığı iddia edilmekte ve bu iddiayı destekler nitelikte Sağlık Bakanlığı'na yapılan başvurular ve Sağlık Bakanlığı'nın bu konuya yönelik verdiği cevaplar ve yargı kararları dosyaya sunulmuştur. Bu itibarla; davacının faaliyet alanı (Aile Danışmanlığı, Oyun Danışmanlığı, Dil ve Konuşma Terapisi, Ergoterapist, Psiko-Gelişimsel Değerlendirme ve Terapi, Anne-baba Destek ve Eğitim Çalışmaları, Ergoterapi) itibariyle sunulan hizmetin tanımı ve tabi olacağı mevzuat hükümlerine yönelik olarak gerekli mevzuat çalışmasının ivedilikle yapılarak başvurunun sonuçlandırıması gerekirken, davacının anılan merkezde sunduğu hizmetin dışında eğitim öğretim faaliyeti kapsamında kabul edilebilecek başkaca bir tespit de yapılmaksızın izinsiz eğitim öğretim faaliyeti verildiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararını kaldıran Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.