9. Ceza Dairesi 2021/7435 E. , 2023/7508 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/155 E., 2014/326 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihin…
**9. Ceza Dairesi 2021/7435 E. , 2023/7508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/155 E., 2014/326 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildiği, Hükmedilen ceza miktarına göre sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca reddiyle duruşmasız yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2010 tarihli ve 2010/844 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2014 tarihli ve 2010/155 Esas, 2014/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerekirken çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasının hatalı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın atılı suçu işlediğine dair delil olmadığına, mağdure ve tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin bakire olduğuna ilişkin doktor raporunun olduğuna bu nedenlerle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince '' Sanığın ... ili ... İlçesi ... İlk öğretim okulunda öğretmen olarak görev yaptı, mağdurenin ise sanığın 3. sınıf öğrencisi olduğu, okulda 1-2- ve 3 sınıfların birleştirilmiş sınıf ortamında ders gördükleri, sanığın ders anlatırken sınıfta gezdiği esnada sık sık mağdurenin yanına oturduğu ve mağdureye dokunduğu, kendisine doğru çekerek poposuna ellediği ve iç çamaşırın altından elini sokarak cinsel organına dokunduğu, ayrıca mağdureyi 2010 yılı Mart ayında müdür odasına çağırarak kucağına oturttuğu ve aynı yılın Nisan ayında diğer öğretmenlerin ilçe milli eğitim müdürlüğüne toplantıya gittikleri esnada mağdureyi kendisine kahvaltı hazırlatmak için boş sınıfa gönderdiği ve arkasından giderek onu dudağından öptüğü, bu durumdan aslında kendisinin de rahatsız olduğu fakat bu durumu mağdurenin kimseye söyleyemediği, bu durumdan rahatsız olan ... ve ...'ın ... öğretmene bu durumu anlatır bir mektup yazdıkları bunun üzerine ... öğretmenin sanık ile görüşüp kendisini ikaz ettiği, durumun ailesi tarafından duyulması üzerine mağderenin annesi Vahide'nin ... öğretmen ile görüştüğü, bu durumun yetkililere bildirilmemesi durumunda şikayetçi olacağı yönündeki beyanı üzerine ... öğretmenin durumdan İlçe Milli Eğitim Müdürünü haberdar ettiği ve akabinde birlikte İlçe Kaymakamına gittikleri ve olayın savcılığa yansıması üzerine sanık hakkında soruşturma başlatıldığı, dosyada tanık olarak dinlenen kişiler, mağdurenin beyanı ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde mağdurenin tek başına oturduğu ve sanığın genellikle tek başına oturan mağdurenin yanına oturduğu, dosya kapsamında tanık olarak dinlenen öğrencilerden bazılarının özellikle yanında, arkasında ve önünde oturan öğrencilerin sanığın mağdureye dokunduğu, poposuna ellediği yönünde beyanda bulundukları, her ne kadar iddianamede mağdurenin olayı ... ve ...'a anlatması sonucu ... ve ...'ın ... öğretmene mektup yazdıkları anlatılmış ise de; dosyaya böyle bir delilin yansımadığı, zira mağdure mahkememizdeki ifadesinde ... ve ...'a bu konudan bahsetmediğine dair beyanı doğrultusunda ve mektubun içeriğide göz önünde bulundurulduğunda ... ev ...'ın aslında bu durumudan rahatsız olduklarının açıkça anlaşıldığı ve Funda'ya haber vermeksizin böyle bir mektup yazmak zorunda kendilerini hissettikleri kanaati oluştuğu, her ne kadar sonraki ifadelerinde bir takım tanıklar ifadelerinden vazgeçmiş ve bunu şaka amaçlı yaptıkları söylemiş iseler de; mağdurenin beyanları ile bir kısım tanık beyanlarının örtüştüğü, mağdure neredeyse tüm ifadelerinde tutarlı bir şekilde aynı ifadeleri kullandığı, sadece bir ifadesinde olayı farklı anlattığı, fakat bunun da öğretmenin kendisine hapse girmesi durumunda çocuklarının durumu ile ilgili cümleler sarf etmesi nedeniyle, ayrıca ailesinin özellikle annesinin bu durumun fazla duyulmaması ve çevresel ve kültürel faktörlerde göz önünde bulundurularak bu olan bir an önce kapanması düşüncesi ile mağdureyi etkilemiş olabileceği kanaati ile bu şekilde ifade verdiğinin düşünüldüğü, sonraki ifadesinde zaten ilk ifadesini tekrarladığı, C. Savcı ve psikolog huzurunda alınan mülakat adı altındaki ifadesinde kendisine olay ile ilgili tüm ayrıntıların sorulduğu ve bunları mağdure ayrıntılı bir şekilde anlattığı, mağdurenin veya sanık aleyhine beyanda bulunan diğer öğrencilerin sanık ile her hangi bir sorunlarının olmadığı, bu nedenle iftira atmalarını gerektirecek bir sebebin doya kapsamından anlaşılmadığı, zira sanıkta savunmasında öğrencilerinin kendisini çok sevdiklerini söylediği, mağdurenin ruh ve beden sağlığının bozulup bozulmadığına dair aldırılan raporda mağdurenin bu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna dair rapor verildiği, her ne kadar sanık hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan 5237 sayılı TCY'nın 103/2 maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiş ise de; dosya kapsamından aldırılan son raporda mağdurenin bakire olduğuna dair rapor doğrultusunda mütalaaya iştirak edilmemiştir. tüm bu anlatımlar çerçevesinde sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY'nın 103/1-a maddesi kapsamında kaldığı, ayrıca sanığın mağdurenin öğretmeni, yani öğretici sayılan öğretmeni tarafından işlendiği anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/3-d maddesi, mağdurenin ruh ve beden sağlının bozulması nedeniyle 5237 sayılı TCY'nın 103/6 ve sanığın birden fazla kez eylemi nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCY'nın 43 maddesi gereğince cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.'' gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmalarının toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2014 tarihli ve 2010/155 Esas, 2014/326 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.