TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR NURİYE ARPA BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/18505) Karar Tarihi: 16/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 28/9/2021-31612 Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI R ıdvan GÜLEÇ Y ıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Nuriye ARPA Vekili : Av. Aladdin İRAZ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, baraj projesinden etkilenenlere sa ğlanan ko
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR NURİYE ARPA BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/18505) Karar Tarihi: 16/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 28/9/2021-31612 Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI R ıdvan GÜLEÇ Y ıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Nuriye ARPA Vekili : Av. Aladdin İRAZ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, baraj projesinden etkilenenlere sa ğlanan konut yard ımından aile olma vasf ını taşımama gerekçesiyle yararland ırılmaman ın mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağını ihlal ettiği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 13/6/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 39. Başvurucu 1966 do ğumlu olup Batman' ın Hasankeyf ilçesinde ikamet etmektedir. Ba şvurucu, ailenin tek çocu ğu olup bekârd ır. Başvurucunun annesi 30/4/2008, babas ı ise 11/12/2010 tarihinde vefat etmi ştir. Başvurucunun yap ılı Hasankeyf ilçe merkezinde bir evi bulunmaktad ır. 10. Devlet Su İşleri taraf ından yap ımına başlanan Il ısu Baraj ı ve Hidroelektri k Santrali (HES) Projesi yap ılı Hasankeyf ilçe merkezini önemli ölçüde etkilemi ştir. Projenin icras ı nedeniyle eski Hasankeyf ilçe merkezindeki yerle şimlerin yeni ilçe merkezine nakli yolunda çal ışmalar yap ılm ıştır. Kanun koyucu 10/9/2014 tarihli ve 6552 say ılı İş Kanunu ile Baz ı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De ğişiklik Yap ılmas ı ile Baz ı Alacaklar ın Yeniden Yap ıland ırılmas ına Dair Kanun'un 125. maddesiyle 19/9/2006 tarihli ve 5543 say ılı İskân Kanunu'na eklenen geçici 8. maddenin (3) numaral ı fıkras ı hükmüyle Il ısu HES Projesi'nin yap ımından etkilenen ailelerin "Yeni Hasankeyf yerle şim alan ına" nakilleri, hak sahiplikleri ve borçland ırılmalar ına ilişkin usul ve esaslar ın belirlenmesi için Bakanlar Kuruluna yetki tan ınm ıştır. 11. Bakanlar Kurulu bu yetkisini 20/4/2015 tarihli ve 2015/7590 say ılı kararla kullanmak suretiyle 5/5/2015 tarihli ve 29346 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanarak yürürlü ğe giren "Ilısu Baraj ı ve HES Projesinin Yap ımından Etkilenen Ailelerin Yeni Yerle şim Alan ına Nakilleri, Hak Sahiplikleri ve Borçland ırılmalar ına İlişkin Usul ve Esaslar" ı (Usul ve Esaslar) yay ımlam ıştır. Söz konusu Bakanlar Kurulu karar ının 3. maddesinde hak sahipliğinin koşullar ı düzenlenmi ştir. Bu şartlardan biri de 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesinde belirtilen aile vasf ını haiz olmakt ır. Hak sahipli ği şart ını taşıyanlara konut veya işyeri verilmektedir. Buna kar şılık hak sahipleri, ilk taksiti teslim tarihinden itibaren 60. ayda başlayacak şekilde toplam on be ş yılda ve on be ş eşit taksit hâlinde faizsiz olarak ödemek üzere borçland ırılmaktad ır. 12. Hasankeyf Kaymakaml ığı 21/7/2016 tarihinde iskân duyurusu yapm ıştır. Başvurucu 4/8/2016 tarihinde standart ba şvuru formunu doldurarak ilanda belirtilen konutlardan birini seçmek suretiyle sadece mesken için hak sahipli ği başvurusu yapm ıştır. Başvurucu 1.000 TL pe şinat ı yat ırdığına dair banka dekontunu ve imzalad ığı taahhütnameyi de ibraz etmi ştir. 13.İnceleme Komisyonu ba şvurucunun aile vasf ını haiz olma şart ını taşımad ığına 16/9/2016 tarihinde karar vermi ştir. İnceleme Komisyonu 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesine at ıf yapm ıştır. Söz konusu maddenin i şlem tarihinde yürürlükte bulunan hâline göre an ılan Kanun'un uygulanmas ında; (1) kar ı ile koca, (2) evlenmemi ş çocuklar, ana ve baba ile veya bunlardan sa ğ olan ı ile birlikte, (3) evli çocuklar, evli torunlar ile çocuksuz erkek ve kad ın dullar ba şlı başına, (4) anas ız ve babas ız kardeş çocuklar birlikte ve e şit hisselerle bir aile say ılır. 14. Başvurucu bu karar ın gözden geçirilmesi talebiyle 10/10/2016 tarihinde Batman Çevre ve Şehircilik İl Müdürlü ğüne müracaat etmi ştir. Başvurucu, anne ve babas ını kaybettiğini ve bekâr oldu ğunu belirtmi ştir. An ılan Müdürlük, talebi Mahallî İskân Komisyonuna havale etmi ştir. Komisyon 9/11/2016 tarihli karar ıyla ayn ı gerekçeyle talebi reddetmiştir. 15. Başvurucu 20/1/2017 tarihinde söz konusu idari i şlemin iptali istemiyle Batman İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açm ıştır. Dava dilekçesinde; bekâr olan ba şvurucunun 30/4/2008 tarihinde annesini, 11/12/2010 tarihinde babas ını kaybettiği, diğer tüm şartlar ı Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 4taşıdığı hâlde aile olmad ığı gerekçesiyle konut tahsis edilmemesinin hakkaniyete ayk ırı olduğu belirtilmi ştir. Dilekçede, Bakanlar Kurulu karar ı ile getirilen evlilik birli ği k ıstas ının hukuka ayk ırı olduğu ifade edilmi ştir. 16. Daval ı Hasankeyf Kaymakaml ığının Mahkemeye sundu ğu cevap dilekçesinde işlemin mevzuata uygun oldu ğu savunulmu ştur. 17. Mahkeme 7/6/2017 tarihinde davay ı reddetmi ştir. Karar ın gerekçesinde, 5543 say ılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyar ınca ç ıkar ılan 2015/7590 say ılı ve 2016/8857 say ılı Bakanlar Kurulu kararlar ına göre hak sahibi olabilmek için 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesinde belirtilen aile vasf ını haiz olma şart ını sağlamak gerekti ği vurgulanm ıştır. Hasankeyf Nüfus Müdürlü ğünden al ınan nüfus kay ıt örneğindeki bilgilere göre ba şvurucunun bekâr oldu ğunun uyguland ığı kararda, Bakanlar Kurulu karar ında yer alan aile vasf ını haiz olma şart ını sağlamad ığı ifade edilmi ştir. 18. Başvurucu bu karara kar şı istinaf yoluna müracaat etmi ştir. İstinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialara ek olarak ba şvurucunun bir karde şinin olmas ı hâlinde 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (ç) bendi kapsam ında bu haktan yararlanaca ğı belirtilmi ş, s ırf karde şinin olmamas ı sebebiyle bu haktan mahrum bırak ılmas ının eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakk ını da ihlal etti ği ileri sürülmü ştür. Dilekçede, 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesinde öngörülen aile olma vasf ının Anayasa'ya ayk ırı olduğu ifade edilmi ş ve bunun iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla ba şvurulmas ı talep edilmi ştir. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi 14/3/2018 tarihli karar ıyla istinaf istemini esastan reddetmi ştir. Nihai karar 21/5/2018 tarihinde başvurucuy a tebliğ edilmiştir. 19. Başvurucu 13/6/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk20. 5543 say ılı Kanun'un 17. maddenin i şlem tarihindeki hâli şöyledir: "(1) Bu Kanunun uygulanmas ında aile bir bütün olarak kabul edilir ve a şağıda sıralananlar aile say ılır. a) Kar ı ile koca, b) Evlenmemi ş çocuklar, ana ve baba ile veya bunlardan sa ğ olan ı ile birlikte, c) Evli çocuklar, evli torunlar ile çocuksuz erkek ve kad ın dullar ba şlı başına, ç) Anas ız ve babas ız kardeş çocuklar birlikte ve e şit hisselerle, bir aile olarak iskân edilirler." 21. 5543 say ılı Kanun'un 17. maddenin (1) numaral ı fıkras ının (ç) bendinin 14/2/2020 tarihli ve 7221 say ılı Kanun'un 36. maddesiyle de ğişik hâli şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 5"Anas ız ve babas ız bekâr karde ş çocuklar birlikte ve e şit hisselerle; bekâr karde şi olmayan ya da tek kalan çocuklar ba şlı başına," 22. 7221 say ılı Kanun'un 36. maddesinin gerekçesi şöyledir: "5543 say ılı İskân Kanununun 17 nci maddesi ile aile bir bütün kabul edilmekte ve b u maddede tan ımlananlar aile say ılmaktad ır. Buna göre; 'kar ı ile kocan ın', 'evli olan v e evlenmemi ş çocuklar ın', 'çocuksuz erkek ve kad ın dullar ın' ve 'anas ız ve babas ız kardeş çocuklar ın' hak sahipli ği konusundaki durumlar ı düzenlenmektedir. Ancak 'anas ız, babas ız, kardeşsiz ve hiç evlenmemi ş bireyler ile karde şleri evli olan çocuklar ın' aile vasf ını haiz olmalar ı konusunda bir aç ıklık bulunmamas ı nedeniyle madde ile; gerekli düzenlemenin yap ılmas ı hedeflenmektedir" 23. 6552 say ılı Kanun'un 125. maddesiyle 5543 say ılı Kanun'a eklenen geçici 8. maddenin (3) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Batman ili Hasankeyf ilçe merkezinde Il ısu HES Projesi yap ımından etkilenen ailelerin, Yeni Hasankeyf Yerle şim Alan ına nakilleri, hak sahiplikleri v e borçland ırılmalar ına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir." 24. 20/4/2015 tarihli ve 2015/7590 say ılı Bakanlar Kurulu karar ının ekinde yer alan "Usul ve Esaslar "ın 3. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Hak sahibi olabilmek için, 5543 say ılı Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen aile vasf ını haiz olma şart ı aran ır." B. Uluslararas ı Hukuk 1. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi 25. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ne (Sözle şme) ek 1 No.lu Protokol'ü n "Mülkiyetin korunmas ı" kenar başlıklı birinci maddesi şöyledir: "Her gerçek ve tüzel ki şinin mal ve mülk dokunulmazl ığına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ı vard ır. Bir kimse, ancak kamu yarar ı sebebiyle ve yasada öngörülen ko şullara ve uluslararas ı hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun b ırak ılabilir. Yukar ıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yarar ına uygun olarak kullan ılmas ını düzenlemek veya vergilerin ya da ba şka katk ılar ın veya para cezalar ının ödenmesini sa ğlamak için gerekli gördükleri yasalar ı uygulama konusunda sahip olduklar ı hakka halel getirmez." 26. Sözle şme'nin 14. maddesi ise şöyledir: "Bu Sözle şme de tan ınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya di ğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir az ınlığa aidiyet, mülkiyet, do ğum başta olmak üzere herhangi ba şka bir duruma dayal ı hiçbir ayr ımc ılık gözetilmeksizin sa ğlanmal ıdır." Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 62. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihad ı 27. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesinin (A İHM) yerle şik içtihad ına göre Sözleşme'nin 14. maddesi, Sözle şme ve eki protokollerde yer alan di ğer hak ve özgürlükleri tamamlay ıcı bir nitelik ta şımaktad ır. Dolay ısıyla sadece güvence alt ına al ınan diğer hak ve özgürlüklerden yararlan ılmas ı bağlam ında uygulanan bu hakk ın bağıms ız bir şekilde uygulanabilmesi ise söz konusu de ğildir ( Fâbian/Macaristan [BD], B. No: 78117/13, 15/12/2015, 112; Rasmussen/Danimarka, B. No: 8777/79, 28/11/1984, 29). Zira 14. madde yaln ızca Sözle şme de bulunan hak ve özgürlüklerin kullan ılmas ı bak ımından yap ılan ayr ımc ılığı yasaklamaktad ır (Gaygusuz/Avustralya, B. No: 17371/90, 16/9/1996, 36). Bu sebeple bu hakk ın ihlal edildi ğine ilişkin şikâyet, Sözle şme deki hangi hak veya özgürlük bak ımından ayr ımc ılık yap ıldığı iddias ını da içermelidir. Ancak ba şka bir Sözle şme maddesinin ihlal edildi ğini iddia ve ispat etmek şart olmay ıp başvurudaki uyu şmazl ık konusunun Sözle şme'deki di ğer maddelerin kapsam ında olmas ı gerekli ve yeterlidir (Rasmunssen/Danimarka, 29). 28. AİHM'e göre farkl ı muamele, nesnel ve makul bir gerekçeye sahip olmamas ı hâlinde ayr ımc ı olarak nitelendirilir. Di ğer bir deyi şle meşru bir amaç ta şımad ığı vey a kullan ılan araçlarla gerçekle ştirilmek istenen amaç aras ında makul bir orant ılılık ilişkisi bulunmad ığı tespit edilen farkl ı muamele, ayr ımc ılık oluşturur ( Fabris/Fransa [BD], B. No: 16574/10, 7/2/2013, 56). 29. AİHM, taraf devletlerin ba şka koşullarda benzer durumlar te şkil ede n farkl ılıklar ın farkl ı bir muameleyi gerektirip gerektirmedi ğinin ve ne ölçüde gerektirdi ğinin değerlendirmesinde takdir yetkileri bulundu ğunu kabul etmektedir. Bu takdir alan ının kapsam ı koşullara, olay ın konusuna ve arka plan ına göre de ğişiklik gösterir (Stummer/Avusturya [BD], B. No: 37452/02, 7/7/2011, 88). Özellikle ekonomik ve toplumsal stratejiye ili şkin genel tedbirlerin uygulanmas ı söz konusu oldu ğunda devletin geniş bir takdir yetkisinin oldu ğu kabul edilmektedir ( Hämäläinen/Finlandiya, B. No: 37359/09, 16/7/2014, 109). 30. AİHM; Sözle şme'nin 14. maddesine ili şkin başvurularda, ölçülülük kriteri çerçevesinde izlendi ği iddia edilen amac ın önemi, bu amaca özgülenen ayr ımc ı müdahaleni n başvurucunun mülkiyet hakk ına müdahalesinin a ğırlığı, ayr ımc ı müdahalenin amac ın gerçekleştirilebilmesi için uygun olup olmad ığı, söz konusu amac ın izlenebilmesi için ayr ımc ı müdahalenin yap ılmas ının zorunlu olup olmad ığı, başvurucunun ayr ımc ı müdahaleden ma ğduriyetinin giderilmesi için devlet taraf ından önlem al ınıp al ınmad ığı gibi unsurlar ı denetlemektedir. Ayr ıca AİHM, meşru bir kamu politikas ını destekleyen bir müdahalenin uygulamada kabul edilemez derecede geni ş olup olmad ığını veya baz ı kişilere makul olan ın ötesinde veya a şırı bir yük yükleyip yüklemedi ğini saptamaya çal ışmaktad ır (Inze/Avusturya, B. No: 8695/79, 28/10/1987, 44, 45; Thlimmenos/Yunanistan, B. No: 34369/97, 6/4/2000, 47; Guberina/H ırvatistan , B. No: 23682/13, 22/3/2016, 66-74; Fâbian/Macaristan, 112-117). 31. AİHM'e göre Sözle şme'nin 14. maddesi bütün muamele farkl ılıklar ını değil yaln ızca belirlenebilir nesnel veya ki şisel vas ıf farkl ılıklar ını ya da biri di ğerinden ayr ılabilir statü farkl ılıklar ını yasaklamaktad ır. 14. madde, di ğerlerinin yan ında cinsiyet, ırk ve mülk de dâhil olmak üzere statü oluşturan belirli gerekçeleri saymaktad ır. Bununla birlikte Sözleşme'nin 14. maddesinde yer alan listenin bu maddenin lafz ında " herhangi ba şka bir durum " denilmekle s ınırlı say ıda olmad ığı kabul edilmektedir ( Clift/Birle şik Krall ık, B. No: 7205/07, 13/7/2010, 55). Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 732. AİHM diğer statü kavram ının geniş bir anlam ı olduğunu vurgulam ıştır. Buna göre AİHM, öncelikli olarak Sözle şme'nin 14. maddesinde say ılan baz ı belirgin örneklerin bireyin do ğuştan getirdi ği özellikleri olmas ı veya do ğalar ı gereği bireyin kimli ği veya kişiliğiyle ilgili olmas ı bak ımından (cinsiyet, ırk ve din gibi) "kişisel" olarak değerlendirilebilecek özelliklere ili şkin olmas ına rağmen say ılan tüm gerekçelerin bu şekilde nitelendirilemeyece ğini ifade etmi ştir. Bu ba ğlamda AİHM, mülkiyetin içeri ğine göre olan farkl ılıklar ın da yasaklanm ış ayr ımc ılık gerekçelerinden biri oldu ğunu değerlendirmektedir (Clift/Birle şik Krall ık, 56). 33. AİHM başvurucunun mülkünün tan ınmas ının Sözleşme'nin 14. maddesinde belirtilen ayr ımc ılık temellerinden birine dayan ılarak tamamen veya k ısmen reddedilmesinden dolay ı mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak yap ılan ayr ımc ılık yasağı şikâyetiyle ilgili ba şvurularda mülkün varl ığı bağlam ında uygulanacak testin ayr ımc ı uygulama olmasayd ı başvurucunun ihtilaf konusu ekonomik de ğere ilişkin olarak ulusal hukukta icra edilebilir bir hakk ının bulunup bulunmayaca ğı olduğunu belirtmektedir (Fabris/Fransa , 52; Molla Sali/Yunanistan [BD], B. No: 20452/14, 10/12/2018, 127). V.İNCELEME VE GEREKÇE 34. Mahkemenin 16/6/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 35. Başvurucu; aile efrad ının çok uzun süreden beri Hasankeyf'te ikamet etti ğini, anne ve babas ının ölümünden sonra bekâr olmas ı, kardeşinin de bulunmamas ı sebebiyle tek başına kald ığını belirtmektedir. Ba şvurucu 5543 say ılı Kanun'un geçici 8. maddesinin (3) numaral ı fıkras ıyla getirilen haktan yararlanmak için aile vasf ını haiz olma şart ının kendisi yönünden aranmas ının eşitlik ilkesini ve mülkiyet hakk ını ihlal etti ğini ileri sürmektedir. Başvurucu bir karde şinin bulunmas ı hâlinde 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (ç) bendi uyar ınca hak sahibi olabilecekken karde şinin olmamas ı ve bekâr olmas ı sebebiyle bu imkâna kavu şamad ığını vurgulamaktad ır. Başvurucu, ayn ı durumda bulunanlara mülk edinme bak ımından farkl ı muamele edildi ğini ve bunun Anayasa'n ın 10. ve 35. maddelerini ihlal etti ğini öne sürmektedir. 36. Bakanl ık görüşünde, başvurucunun 5543 say ılı Kanun'un geçici 8. maddesinin (3) numaral ı fıkras ıyla getirilen imkândan yararlanmas ını temin eden bir kanun hükmü vey a yerleşik bir içtihad ın bulunmad ığı belirtilmi ştir. Bakanl ık, Anayasa'n ın 41. maddesine dikkat çekmiş ve 5543 say ılı Kanun'un geçici 8. maddesinin (3) numaral ı fıkras ındaki haktan yararlanman ın aile vasf ını haiz olma şart ına bağlanmas ının kanun koyucunun takdirinde olduğunu ifade etmi ştir. Bakanl ık son olarak kanun koyucunun sosyal haklarla ilgili olarak geniş bir takdir marj ına sahip oldu ğuna vurgu yapm ıştır. 37. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında başvuru formundaki iddialar ını tekrarlam ıştır. B. Değerlendirme 38. Anayasa n ın 35. maddesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 8"Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 39. Anayasa'n ın 10. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi dü şünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ay ırım gözetilmeksizin kanun önünde e şittir. ...Devlet organlar ı ve idare makamlar ı bütün işlemlerinde kanun önünde e şitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundad ırlar." 40. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetinin mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağı kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 1. Uygulanabilirlik Yönündena. Genel İlkeler 41. Eşitlik ilkesi hem ba şlı başına bir hak hem de di ğer hak ve özgürlüklerden yararlan ılmas ına hâkim temel bir ilke olarak kabul edilmektedir. Anayasa'n ın 10. maddesi eşitlik ilkesinden faydalanacak ki şi ve ilkenin kapsam ı konusunda bir s ınırlama getirmemi ştir. Anayasa'n ın 11. maddesinde yer alan "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yarg ı organlar ını, idare makamlar ını ve diğer kurulu ş ve kişileri bağlayan temel huku k kurallar ıdır." hükmü uyar ınca Anayasa'n ın "Genel Esaslar" bölümünde düzenlenen e şitlik ilkesinin say ılan organlar, kurulu şlar ve kişiler aç ısından da geçerli oldu ğu aç ıktır. Bunun yan ı sıra Anayasa'n ın 10. maddesinin son f ıkras ında yer alan "Devlet organlar ı ve idare makamlar ı bütün işlemlerinde kanun önünde e şitlik ilkesine uygun olarak hareket etme k zorundad ırlar." hükmü gere ğince yasama, yürütme ve yarg ı organlar ı, idari makamlar e şitlik ilkesi ve ayr ımc ılık yasağına uygun davranmakla yükümlüdür ( Nurcan Yolcu [GK], B. No: 2013/9880, 11/11/2015, 35; Gülbu Özgüler [GK], B. No: 2013/7979, 11/11/2015, 42). Nitekim Anayasa'n ın 10. maddesine ili şkin Dan ışma Meclisi gerekçesinde, devletin organlar ı ve idari makamlar ın bütün i şlemlerinde insanlar aras ında ayr ım yapmadan devlet faaliyetini yürütmek zorunda oldu ğu belirtilmektedir. 42. Anayasa'n ın 10. maddesi ayr ımc ılık yasağı biçiminde düzenlenmemi ş olsa bile eşitlik ilkesinin anayasal ba ğlamda her durumda dayan ılacak normatif bir de ğer taşımas ı nedeniyle ayr ımc ılık yasağının da etkili bir şekilde hayata geçirilmesi gerekir (AYM, E.1996/15, K.1996/34, 23/9/1996). Ba şka bir deyi şle eşitlik ilkesi somut bir ölçü norm olarak ayr ımc ılık yasağını da içerir ( Tuğba Arslan [GK], B. No: 2014/256, 25/6/2014, 108; Nurcan Yolcu , 30; Gülbu Özgüler , 37). 43. Ayr ımc ılık yasağı Anayasa'da güvenceye ba ğlanan hak ve özgürlüklerden yararlan ılmas ı bağlam ında bir etkiye sahip oldu ğundan maddi haklardan ba ğıms ız olarak bir Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 9varl ığa sahip olmay ıp diğer haklar ın tamamlay ıcısı mahiyetindedir. Ayr ımc ılık yasağının tatbik edilmesi di ğer hükümlerin ihlal edilmesini zorunlu k ılmasa da ihtilaf konusu mesele Anayasa'daki di ğer haklardan biri veya birkaç ının kapsam ına girmedikçe ayr ımc ılık yasağının uygulanmas ı mümkün de ğildir. 44. Öte yandan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakk ının var oldu ğunu kan ıtlamak zorundad ır. Bu nedenle öncelikle ba şvurucunun Anayasa'n ın 35. maddesi uyar ınca korunmay ı gerektiren mülkiyete ili şkin bir menfaate sahip olup olmad ığı noktas ındaki hukuki durumunun de ğerlendirilmesi gerekir ( Cemile Ünlü , B. No: 2013/382, 16/4/2013, 26; İhsan Vurucuo ğlu, B. No: 2013/539, 16/5/2013, 31). 45. Mülkiyet hakk ı, özel hukukta veya idari yarg ıda kabul edilen mülkiyet hakk ı kavramlar ından farkl ı bir anlam ve kapsama sahip olup bu alanlarda kabul edilen mülkiyet hakk ı, yasal düzenlemeler ile yarg ı içtihatlar ından bağıms ız olarak özerk bir yorum ile el e alınmal ıdır (Hüseyin Remzi Polge , B. No: 2013/2166, 25/6/2015, 31). Anayasa'n ın 35. maddesiyle güvenceye ba ğlanan mülkiyet hakk ı, ekonomik de ğer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varl ığı hakk ını kapsamaktad ır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Bu ba ğlamda mülk olarak de ğerlendirilmesi gerekti ğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunlar ın üzerinde tesis edilen s ınırlı ayni haklar ve fikrî haklar ın yan ı sıra icras ı kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakk ının kapsam ına dâhildir ( Mahmut Duran ve di ğerleri , B. No: 2014/11441, 1/2/2017, 60). 46. Anayasa'n ın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakk ı; mevcut mal, mülk ve varl ıklar ı koruyan bir güvencedir. Bir ki şinin hâlihaz ırda sahibi olmad ığı bir mülkün mülkiyetini kazanma hakk ı, kişinin bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa olsun Anayasa'yla korunan mülkiyet kavram ı içinde de ğildir. Bu hususun istisnas ı olarak belli durumlarda bir ekonomik de ğer veya icras ı mümkün bir alacağı elde etmeye yönelik meşru bir beklenti Anayasa'da yer alan mülkiyet hakk ı güvencesinden yararlanabilir ( Kema l Yeler ve Ali Arslan Çelebi , B. No: 2012/636, 15/4/2014, 36,37). 47. Son olarak bir kanun hükmünün ya da içtihad ın ayr ımc ılığa yol açt ığı iddias ıyla mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ğinden şikâyet edildi ği hâllerde mülkün var olup olmad ığı değerlendirilirken söz konusu kanun hükmü veya içtihad ın mevcut olmamas ı hâlinde ki şinin ihtilaf konusu mülkle ilgili olarak icra edilebilir bir hakk ı haiz olup olmayaca ğına bak ılır. b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 48. Başvurucu, Il ısu Baraj ı ve HES Projesi'nin etkiledi ği kişilere yönelik olarak 5543 say ılı Kanun'un geçici 8. maddesinin (3) numaral ı fıkras ıyla getirilen konut yard ımı imkân ından yararlanmak için müracaat etmi ş ancak ba şvurucunun 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesinde belirtilen aile vasf ını haiz olma şart ını sağlamad ığı gerekçesiyle talebi reddedilmi ştir. Bu durumda Anayasa Mahkemesinin öncelikle karara ba ğlamas ı gereken husus, ba şvurucunun 5543 say ılı Kanun'un geçici 8. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı bağlam ında bir hakka sahip olup olmad ığıdır. 49. Başvurucunun eski Hasankeyf ilçe merkezinde bir konutunun bulundu ğu aç ıktır. Ayr ıca başvurucunun Bakanlar Kurulu karar ıyla belirlenen " Usul ve Esaslar "ın 3. maddesindeki aile vasf ını haiz olma dışındaki diğer şartlar ı taşıdığıyla ilgili olarak bir ihtila f bulunmamaktad ır. Başvurucunun an ılan haktan yararland ırılmamas ının yegâne nedeni aile vasf ını haiz olma şart ını sağlamamas ıdır. Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 1050. Başvurucunun Il ısu Baraj ı ve HES Projesi'nin yap ımından etkilenen alanda evinin bulundu ğu, 5543 say ılı Kanun'un geçici 8. maddesinin (3) numaral ı fıkras ındaki imkân ın getirilmesinin amac ının bu alanda evi bulunanlara yeni Hasankeyf ilçe merkezinden konut sağlamak oldu ğu ve aile vasf ını haiz olma d ışındaki şartlar ı sağlad ığı gözetildi ğinde Anayasa'n ın 35. maddesi kapsam ında korunmas ı gereken bir ekonomik menfaatinin var olduğu sonucuna ula şılm ıştır. 51. Bu durumda ba şvurucunun Anayasa'n ın 35. maddesi kapsam ında bir ekonomik menfaatinin bulundu ğunun tespit edilmi ş olmas ı, Anayasa'n ın 10. maddesinde güvence alt ına alınan ayr ımc ılık yasağı kapsam ında inceleme yap ılmas ı için yeterli görülmü ştür. 2. Kabul Edilebilirlik Yönünden 52. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 3. Esas Yönündena. Genel İlkeler 53. Anayasa'n ın 10. maddesinde yer verilen e şitlik ilkesi hukuksal durumlar ı ayn ı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli de ğil hukuksal e şitlik öngörülmü ştür. Eşitlik ilkesinin amac ı ayn ı durumda bulunan ki şilerin yasalar kar şısında ayn ı işleme bağlı tutulmalar ını sağlamak, ayr ım yap ılmas ını ve ayr ıcal ık tan ınmas ını önlemektir. Bu ilkeyle ayn ı durumda bulunan kimi ki şi ve topluluklara ayr ı kurallar uygulanarak kanun kar şısında eşitliğin ihlali yasaklanm ıştır. Kanun önünde e şitlik, herkesin her yönden ayn ı kurallara ba ğlı tutulacağı anlam ına gelmez. Durumlar ındaki özellikler, kimi ki şiler ya da topluluklar için değişik kurallar ı ve uygulamalar ı gerektirebilir. Ayn ı hukuksal durumlar ayn ı, ayr ı hukuksal durumlar farkl ı kurallara ba ğlı tutulursa Anayasa'da öngörülen e şitlik ilkesi zedelenmez (AYM, E.2009/47, K.2011/51, 17/3/2011). 54. Anayasa'n ın 10. maddesinde yer alan e şitlik ilkesi Sözle şme'nin 14. maddesinde güvence alt ına al ınan ayr ımc ılık yasağını da kapsayan daha geni ş bir anlam ifade etmektedir. Bu sebeple bireysel ba şvuru bak ımından bütün e şitlik ilkesine ayk ırılık iddialar ının incelenmesi mümkün olmay ıp yaln ızca ortak koruma alan ında yer alan ayr ımc ılık yasağı ile sınırlı olarak de ğerlendirme yap ılabilir ( Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A. Ş. [GK], B. No: 2015/6728, 1/2/2018, 78). 55. Bireysel ba şvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin Anayasa'n ın 10. maddesi kapsam ında inceleyebilece ği bir meselenin varl ığından söz edilebilmesi için ayn ı veya göreceli olarak benzer durumda olan ki şilere yönelik olarak farkl ı muamelenin varl ığı şartt ır. Benzer durumun varl ığının gösterilmesi şart ı k ıyaslanan gruplar ın t ıpat ıp ayn ı olmas ını gerektirmez. 56. Her farkl ı muamele otomatik olarak ayr ımc ılık yasağının ihlali sonucunu doğurmaz. Sadece Anayasa'n ın 10. maddesinde say ılan belirlenebilir özellikler temelinde yap ılan farkl ı muamele ve durumlar bu anlamda farkl ı muamele te şkil edebilir. Anayasa'n ın 10. maddesinde yer alan "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi dü şünce, felsefi inanç, din, Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 11mezhep ve benzeri sebeplerle ay ırım gözetilmeksizin kanun önünde e şittir." düzenlemesinde yer verilen "dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi dü şünce, felsefi inanç, din, mezhep" şeklindeki ayr ımc ılık temellerine -söz konusu unsurlar ın birçok uluslararas ı düzenlemede de kar şılık bulan önemli ayr ımc ılık temelleri olmas ı nedeniyle- aç ıkça yer verilmi ştir. Bununla birlikte madde metninde yer alan "herkes" ve "benzeri sebepler" ifadeleri ayr ımc ılığa karşı korunan kişi ve ayr ımc ılık temelleri aç ısından s ınırlı bir yakla şımın benimsenmedi ğini ortaya koymakta olup madde metninde yer alan temeller örnek niteli ğindedir ( Hüseyin Kesici, B. No: 2013/3440, 20/4/2016, 56; Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A. Ş., 79). 57. Anayasa Mahkemesi "benzeri nedenler" ifadesinin yorumu ba ğlam ında "...Özgürlüklerle ilgili olarak Anayasada yer alan en önemli kavramlardan birini de yasa önünde e şitlik ilkesi olu şturmaktad ır... eşitlik aç ısından ay ırım yap ılmayacak hususla r madde metninde say ılanlarla s ınırlı değildir. Benzeri sebeplerle de ay ırım yap ılamayaca ğı esas ı getirilmek suretiyle ay ırım yap ılamayacak konular geni şletilmiş ve böylece kurala uygulama aç ısından da aç ıklık kazand ırılmıştır..." diyerek ayr ımc ılık temellerinin maddede say ılanlarla s ınırlı olmad ığını aç ıkça ifade etmi ştir (AYM, E.1986/11, K.1986/26, 4/11/1986). 58. Anayasa'n ın 10. maddesinde düzenlenen e şitlik ilkesi Anayasa'da güvence alt ına alınan hak ve özgürlüklerden yararlan ılırken nesnel ve hakl ı bir neden olmaks ızın ayn ı veya benzer durumda bulunan ki şilere farkl ı muamelede bulunulmas ını yasaklamaktad ır. Nesnel ve makul bir şekilde hakl ılaştırılamayan, di ğer bir ifadeyle me şru bir amaca dayanmayan ya da seçilen araç ile hedeflenen amaç aras ında makul bir orant ılılık ilişkisi bulunmayan farkl ı muameleler Anayasa'n ın 10. maddesinin amaçlar ı bağlam ında ayr ımc ı karakterli olarak kabu l edilir. 59. Kuşkusuz benzer durumlara farkl ı muamelenin hakl ı bir temelinin bulunup bulunmad ığının veya farkl ılığın ne dereceye kadar müstahak olaca ğının değerlendirilmesinde kamu otoritelerinin belli ölçüde takdir yetkisi bulunmaktad ır. Bununla birlikte bu takdir yetkisinin kapsam ı somut olay ın özelliklerine ve hususiyetle farkl ı bir şekilde yararland ırılan hakk ın niteliğine göre de ğişebilecektir. 60. Ayr ımc ılık yasağı kapsam ında farkl ı muamelenin bulundu ğunu ispatlama mükellefiyeti ba şvurucudad ır. Ne var ki ba şvurucu farkl ı muamelenin bulundu ğunu göstermesi hâlinde bu farkl ı muamelenin nesnel ve hakl ı bir temelinin bulundu ğunu ve seçilen araç ile hedeflenen amaç aras ında makul bir orant ılılık ilişkisinin mevcut oldu ğunu ispatlama yükümlülü ğü kamu otoritelerine ait olur. b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 61. Ayr ımc ılık iddias ının incelenmesinde öncelikle Anayasa'n ın 10. maddesi çerçevesinde farkl ı muamelenin mevcut olup olmad ığı tespit edilecek, bu ba ğlamda ayn ı ya da benzer durumdaki ki şiler aras ında mülkiyet hakk ına müdahale bak ımından farkl ılık gözetilip gözetilmedi ği belirlenecektir. Bundan sonra farkl ı muamelenin objektif ve makul bir temele dayan ıp dayanmad ığı ve farkl ı muamelenin orant ılı olup olmad ığı sorgulanarak sonuca var ılacakt ır. i. Benzer Sebebin ve Farkl ı Muamelenin Tespiti 62. Yukar ıda da değinildiği üzere Anayasa Mahkemesi daha önce Anayasa'n ın 10. maddesinde say ılan ayr ımc ılık sebeplerinin cinsiyet, ırk veya din gibi bireylerin do ğuştan Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 12taşıdıklar ı ya da sonradan edindikleri ki şisel olarak nitelendirilebilecek sebeplerle s ınırlı olmad ığını kabul etmi ştir. Dolay ısıyla bu maddede yer alan benzer sebepler kavram ı geniş bir anlam ı içermekte olup maddede yer alan "herkes" ve "benzeri sebepler" ifadeleriyle ayr ımc ılığa karşı korunan ki şi ve ayr ımc ılık temelleri aç ısından s ınırlı bir yakla şımın benimsenmedi ği gözetilmelidir (bkz. 55). 63. Il ısu Baraj ı ve HES Projesi yap ılı Hasankeyf ilçe merkezini önemli ölçüde etkilemiş ve ilçenin yeni Hasankeyf yerle şim alan ına taşınmas ı için proje ve faaliyetler yürütülmü ştür. Kanun koyucu 5543 say ılı Kanun'a eklenen geçici 8. maddenin (3) numaral ı fıkras ı hükmüyle yap ılı Hasankeyf ilçe merkezinin yeni Hasankeyf yerle şim alan ına taşınmas ı kapsam ında hak sahiplerine birtak ım imkânlar sa ğlanmas ı için Bakanlar Kuruluna yetki tan ımıştır. Bakanlar Kurulu 20/4/2015 tarihli kararla bu yetkisini kullanm ış ve hak sahipliğine ilişkin " Usul ve Esaslar "ı yay ımlam ıştır. Bu ba ğlamda hak sahipli ği şart ını taşıyanlara konut veya i şyeri verilmesi imkân ı getirilmi ş, buna kar şılık hak sahiplerinin ilk taksiti teslim tarihinden itibaren 60. ayda ba şlayacak şekilde toplam on be ş yılda ve on be ş eşit taksit hâlinde faizsiz olarak ödemek üzere borçland ırılmas ı öngörülmü ştür. 64. Söz konusu Bakanlar Kurulu karar ının 3. maddesinde hak sahipli ğinin koşullar ı düzenlenmi ştir. Başvurucunun yap ılı Hasankeyf ilçe merkezinde konutunun bulundu ğu anlaşılmaktad ır. Öte yandan ba şvurucunun bu ko şullardan aile vasf ını haiz olma dışındakileri taşımad ığıyla ilgili olarak kamu otoritelerinin bir iddias ı veya tespiti bulunmamaktad ır. Bu durumda ba şvurucunun konut yard ımı alma hakk ından yararland ırılmamas ının yegâne sebebinin aile vasf ını haiz olma şart ını sağlamamas ı olduğu gözlemlenmektedir. 65. Konut yard ımı hakk ının amac ı yap ılı Hasankeyf ilçe merkezinde konutu bulunan ailelerin Il ısu Baraj ı ve HES Projesi sebebiyle ma ğdur olmalar ının önlenmesidir. Kanun koyucu söz konusu hakk ı her bir bireye de ğil aileye tan ımıştır. 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesi an ılan Kanun'un uygulanmas ında aile kavram ını tan ımlam ıştır. Buna göre -17. maddenin i şlemin tesis edildi ği tarihteki hâline göre- an ılan Kanun'un uygulanmas ında; (1) kar ı ile koca, (2) evlenmemi ş çocuklar, ana ve baba ile veya bunlardan sa ğ olan ı ile birlikte, (3) evli çocuklar, evli torunlar ile çocuksuz erkek ve kad ın dullar ba şlı başına, (4) anas ız ve babas ız kardeş çocuklar birlikte ve e şit hisselerle bir aile say ılır. 66. Başvurucunun kamu otoritelerinin konut yard ımı hakk ının tan ınmas ında aileyi esas almalar ına yönelik bir şikâyeti bulunmamaktad ır. Başvurucunun şikâyeti aile tan ımına yöneliktir. Ba şvurucu yetim çocuklardan evli olanlar, çocuksuz olarak dul olanlar ile karde şi olanlar bu haktan yararlanabilmekteyken kendisinin tek çocuk olmas ı ve evli olmamas ı sebebiyle bundan yararlanamamas ından şikâyet etmektedir. Gerçekten Kanun'un 17. maddesi anne ve babas ı ölmüş çocuklardan evli olanlar ı, dul kalanlar ı ve tek çocuk olmayanlar ı (kardeşi olanlar ı) Kanun'un uygulanmas ı bağlam ında aile kavram ının içinde addederken tek çocuk olup hiç evlenmemi ş olanlar ı aile kavram ının kapsam ı d ışında b ırakm ıştır. Bu durumda anne ve babas ı ölmüş ancak evli olan ya da çocuksuz olarak dul kalan veyahut bekâr olup en az iki karde ş olan çocuklar konut yard ımından yararlanabilmekte, buna kar şılık kardeşi olmayan ve bekâr olan çocuklar bundan mahrum kalmaktad ır. Dolay ısıyla konut yard ımı hakk ından yararlan ılmas ında benzer durumda olan yetim çocuklar aras ında tek çocuk olup olmama ve evlenmi ş olup olmama temelinde farkl ı muamele yap ıldığı aç ıktır. ii. Nesnel ve Hakl ı Bir Sebebin Varl ığı 67. Somut olaydaki farkl ı muamele 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesinde yer alan aile tan ımından kaynaklanmaktad ır. 5543 say ılı Kanun'a ili şkin yasama belgelerine Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 13bak ıldığında bu farkl ı muamelenin sebebine ili şkin olarak bir aç ıklaman ın bulunmad ığı görülmektedir. Ayr ıca gerek idarenin i şleminde gerekse derece mahkemelerinin kararlar ında farkl ı muamelenin sebebine dair bir bilgiye yer verilmedi ği gözlemlenmektedir. 68. Nitekim 5543 say ılı Kanun'un 17. maddenin (1) numaral ı fıkras ının (ç) bendi 7221 say ılı Kanun'un 36. maddesiyle de ğiştirilmiş ve bendin yeni hâlinde yer alan "bekâ r kardeşi olmayan ya da tek kalan çocuklar ba şlı başına" ibaresiyle ba şvurucunun durumundaki gibi bekâr karde şi olmayan ve tek çocuk kalan yetimlerin de aile say ılmas ının dolay ısıyla konut yard ımı hakk ından yararlanmalar ının önü aç ılm ıştır. Böylece yetim çocuklar aras ındaki farkl ı muamele ortadan kald ırılm ıştır. 7221 say ılı Kanun'la yap ılan değişikliğin gerekçesinde de "anas ız, babas ız, kardeşsiz ve hiç evlenmemi ş bireyler ile kardeşleri evli olan çocuklar ın" aile vasf ını haiz olmalar ının sağlanmas ının amaçland ığı belirtilmiştir. Dolay ısıyla yetim çocuklar aras ında tek çocuk olup olmama ve evlenmi ş olup olmama temelinde yap ılan farkl ı muamelenin nesnel ve hakl ı bir sebebinin bulunmad ığı kanun koyucu taraf ından da kabul edilmi ş olmaktad ır. iii. Sonuç 69. Bu durumda ba şvurucunun 5543 say ılı Kanun'un geçici 8. maddesinin (3) numaral ı fıkras ıyla getirilen konut yard ımı hakk ından yararlan ılmas ı bak ımından maruz bırak ıldığı farkl ı muamelenin nesnel ve hakl ı bir temelinin bulunmad ığı sonucuna ulaşılmaktad ır. Farkl ı muamelenin hakl ı bir sebebinin bulunmad ığı sonucuna ula şıldığından orant ılılık yönünden ayr ıca bir inceleme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir. 70. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde düzenlenen mülkiye t hakk ıyla bağlant ılı olarak Anayasa'n ın 10. maddesinde güvence alt ına al ınan ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 4. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 71. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 72. Başvurucu, ihlalin tespiti ve yarg ılaman ın yenilenmesine karar verilmesi ile 200.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talebinde bulunmu ştur. 73. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 14ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 74. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 75.İncelenen ba şvuruda ba şvurucunun konut yard ımı hakk ından yararlan ılmas ı bak ımından benzer durumda olanlara nazaran maruz b ırak ıldığı farkl ı muamelenin nesnel ve hakl ı bir temelinin bulunmamas ı sebebiyle mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. İhlalin 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında yer alan aile kavram ı tan ımından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. Ancak söz konusu madde 7221 say ılı Kanun'un 36. maddesiyle de ğiştirilmiş ve gelecek dönemlerde benzer ihlallerin ortaya ç ıkmas ı önlenmiştir. 76. Bununla birlikte 5543 say ılı Kanun'un 17. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında yap ılan değişiklik başvurucunun bireysel ma ğduriyetini gidermemektedir. Ba şvurucunun mağduriyetinin giderilmesini sa ğlayacak araç yeniden yarg ılamaya hükmedilmesidir. Somut olayda ihlal mahkeme karar ından kaynaklanmasa bile ihlalin kayna ğı olan kanun hükmünün değiştirildiği gözetildi ğinde yeniden yarg ılama yap ılmas ına hukuki yarar bulundu ğu sonucuna ula şılmaktad ır. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Batman İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 77. İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 78. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak Anayasa'n ın 10. maddesinde güvence al ınan ayr ımc ılık yasağının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Batman İdare Mahkemesine (E.2017/115, K.2017/812) GÖNDER İLMESİNE, Başvuru Numaras ı: 2018/18505 Karar Tarihi : 16/6/2021 15D. Başvurucunun tazminat talebinin REDD İNE, E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 16/6/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye R ıdvan GÜLEÇ Y ıldız SEFERİNOĞLU