(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21363 E. , 2013/5556 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21363 E. , 2013/5556 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; mağdurun, çalıştığı iş yerinde burun ameliyatı olacağını söylemesi üzerine, mağdurla aynı yerde çalışan ...'nın, kardeşi Yasin'in hastanede medikal işleri ile uğraştığını ve kendisine yardımcı olabileceğini söylediği, bu şekilde mağdur ile tanışan sanığın, İnönü Üniversitesi Araştırma Hastanesi Plastik Cerrahi Bölümünde öğretim görevlisi olan Prof. Dr. ...'i tanıdığını belirterek, mağduru doktorla tanıştırdığı, daha sonra sanığın, işlemlerini yürütmek ve bıçak parası karşılığında mağdurdan 950,00 TL talep ettiği, mağdurun 01.03.2007 tarihinde sanığa Malatya merkezde 100,00 TL verdiği, 02.03.2007 günü de ameliyat olduktan sonra 08.03.2007 tarihinde hastaneden taburcu olduğu, 12.03.2007 günü kontrol için hastaneye sanıkla birlikte gittiği ve sanığın kontrol öncesinde mağdura, doktorun yanında para mevzuunda herhangi bir şey söylememesi konusunda telkinde bulunduğu, kontrol sonrasında sanığın, doktora vermek üzere bakiye 850,00 TL'yi talep etmesi üzerine, mağdurun sanığa parayı temin edip geleceğini söyleyerek durumu jandarma karakoluna ihbar ettiği, mağdurun jandarma görevlileri tarafından seri numaraları tespit edilen paraları sanığa verdiği sırada, sanığın suçüstü yakalandığı şeklindeki eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/2.maddesinde düzenlenen kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan bahisle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Haksız menfaatin baştan belirlenmediği ve değişik tarihlerde aynı kast altında menfaat talep edilmesi halinde TCK'nın 43.maddesinin uygulanacağı; somut olayda olduğu gibi, baştan belirlenen haksız menfaatin ise, değişik zamanlarda mağdurdan istenmesi halinde, zincirleme suç koşullarının oluşmayacağı nazara alınarak, tebliğnamedeki, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki eleştiriye iştirak edilmemiştir.