11. Hukuk Dairesi 2023/5245 E. , 2023/7407 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/116 Esas, 2021/192 Karar HÜKÜM : Ret KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece verilen k…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5245 E. , 2023/7407 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/116 Esas, 2021/192 Karar HÜKÜM : Ret KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... ...'... 1186 ve dava dışı ... ...'den 28 hisse alarak 1214 hisse ile davalı şirkete ortak olduğunu ancak şirketin mali durumu hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, kâr payı dağıtılmadığını, müdürlerin hukuka aykırı işlemleriyle şirketin zarara uğratıldığını, davalı şirkete gönderilen ihtarnameye verilen cevapta müvekkilin ortak olmadığının bildirildiğini ileri sürerek şirket müdürlerinin azlini, şirkete kayyım atanmasını, kayyıma sermaye ve ortaklık payı ile geçmiş döneme ilişkin dağıtılmayan kâr payının tespiti hususunda görev ve yetki verilmesini, davalı şirketin ve müvekkilinin davalı şirkette bulunan hisse/pay ve ortaklık durumunun, müvekkili hissesine isabet eden sermaye payının rayiç değerinin tespitini, sermaye payına mahsuben şimdilik 5.000,00 TL'nin, kâr paylarına mahsuben şimdilik 5.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket tasfiye edilmeden sermaye payının talep edilemeyeceğini, hem sermaye payı hem da kâr payı talep edilmesinin çelişkili olduğunu, noter satış senedinin hemen getirileceği beyan edildiğinden devre muvafakate yönelik kararın karar defterine geçirildiğini, ancak davacı ve ... ... devirden vazgeçtiklerini bildirdiklerinden tescil ve ilan yapılmadığını, resmi şekilde yapılmayan hisse devrinin geçersiz olduğunu, ... ...'ın daha sonra hisselerini diğer ortaklara devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davaya konu pay devrine ilişkin noter evrakının şirkete tebliği edilmediği, şirkete ait; davaya konu pay devri tarihi öncesine ait bir pay defterinin mevcut olmadığı, pay devri tarihinden sonra pay defterinin noter onayının yapıldığı; davaya konu devir işleminden öncesine ait pay defteri bulunduğuna ilişkin; davalı tarafın belgenin elinde olduğunu ikrar etmediği aksine bulunmadığını belirttiği, belgenin var olduğuna dair resmî bir kayıt bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesi kapsamında sayılan koşulların; davalı tarafın elinde bulunmadığını beyan ettiği pay defterini sunması açısından ve karşı tarafın beyanının kabul edilmesi açısından mevcut olmadığı anlaşılmakla birlikte; davalı taraf davacının dava dışı ... ...'... hisseleri devraldıktan sonra kardeşi olan davacı ile dava dışı ...'in devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı ...'in hisselerini diğer ortaklara devrettiğini beyan ettiği, karar defterindeki 30 no.lu ve 08.07.2008 tarihli kararda yani dava konusu devir işleminden sonra ... ...'ın hisselerini şirket ortaklarına devrettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla 30 no.lu kararın davalı vekilinin beyanlarını doğrular nitelikte olduğu ve limited şirketlerde payın devredilebilmesi için, 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi gereğince, "pay devrine ilişkin olarak imzası noterlikçe tasdik edilmiş yazılı sözleşme yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması ve devrin pay defterine kaydedilerek bu hususun ilan edilmesi" gerektiği ancak dosya kapsamında belirtilen hususlar dikkate alındığında devrin pay defterine işlenmediği ve ilan da edilmediği dolayısıyla pay devrinin gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının pay devrinin pay defterine tescilinin tespiti, şirket müdürlerinin azli ile sermaye ve kâr payı alacağı talebine ilişkin davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 09.02.2023 tarihli ve 2022/427 E., 2023/754 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili; bozma ilamına aykırı karar verildiğini, davanın 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, kararın direnme mahiyetinde olduğunu, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, pay devrinin pay defterine tescilinin tespiti, şirket müdürlerinin azli ile sermaye ve kâr payı alacağı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.