Başvuru, mağdur sıfatıyla katılınan ceza soruşturmasının etkili yürütülmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mağdur sıfatıyla katılınan ceza soruşturmasının etkili yürütülmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 11/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 2015/1763 sayılı bireysel başvuru dosyasının konu yönünden hukuki irtibatı nedeniyle 2014/9457 sayılı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2014/9457 sayılı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun oğlu olan 1989 doğumlu B.T., 27/9/2012 günü kullandığı motosikleti ile yolda ilerlerken polis memuru B.O.nun yönetimindeki resmî polis aracı ile yaşadığı çarpışma sonucunda olay yerinde yaşamını yitirmiştir. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) olay hakkında derhâlsoruşturma başlatmış ve 1/10/2012 tarihinde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) Daire Başkanlığına yazı yazarak kazanın meydana geldiği yolun kaç şeritli olduğunu, yolun iniş-çıkış şeritlerini gösterir uyarı levhalarının yol güzergâhı boyunca bulunup bulunmadığını ve yol üzerindeki şeritlerin belirgin olup olmadığını sormuştur. Bu yazıya, UKOME Daire Başkanı adına Genel Sekreter tarafından 4/10/2012 tarihinde cevap verilmiştir. Verilen bu cevapta, yolun her iki yönünde de tehlike uyarı ve trafik tanzim işaretlerinin bulunduğu ancak yol üzerinde belirgin bir şerit çizgisinin olmadığı belirtilmiştir. Başvurucu, vekili aracılığıyla 12/12/2012 tarihinde UKOME Daire Başkanlığına bir dilekçeyle başvurmuş ve söz konusu yolun kaç şeritli olduğunu yeniden sormuştur. Genel Sekreter tarafından bu talep üzerine başvurucu vekiline 17/12/2012 günlü yazı ile verilen cevapta, yolun bir gidiş ve bir geliş olmak üzere iki şeritli olduğu belirtilmiştir. Başvurucu, aynı konu ile ilgili olarak 21/8/2013 tarihinde bu kez Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığına başvurmuş; Başkanlığın Trafik Şube Müdürlüğü (Trafik Şube Müdürlüğü) tarafından aynı gün düzenlenen bir yazıyla kendisine verilen cevapta, yolun genişliği dikkate alındığında mevcut durumu ile üç şeride müsait olduğu ve orta şeridinin güvenlik ve sollama şeridi olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Bu arada kazaya karışan polis memuru hakkında taksirle öldürme suçundan Eskişehir Asliye Ceza Mahkemesinde (Asliye Ceza Mahkemesi) Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu davası açılmıştır. Asliye Ceza Mahkemesi de Büyükşehir Belediyesine yazı yazarak yolun kaç şeritli olduğunu sormuş, Trafik Şube Müdürlüğü tarafından 24/10/2013 günü verilen cevapta yolun trafiğe açıldığı tarihten itibaren üç şeritli olduğu bildirilmiştir. Bunun üzerine başvurucu, Büyükşehir Belediyesi tarafından söz konusu yolun kaç şeritli olduğuna ilişkin verilen cevaplar arasında farklılığın bulunduğunu ve bunun kazaya karışan polis memurunun korunması amacıyla yapıldığını ileri sürerek UKOME Daire Başkanı Ü.G. hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Başvurucu, bu suç duyurusunda emekli bir polis memuru olduğunu ileri sürdüğü Ü.G.nin kazaya karışan eski meslektaşı polis memurunu korumak için astlarına yanlış bilgi vermeleri yönünde talimat verdiğini, astlarının dabu talimatı yerine getirdiklerini iddia etmiştir. Başvurucunun şikâyeti üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı, Ü.G. hakkında kamu görevlisi olduğu gerekçesiyle Eskişehir Valiliğinden soruşturma izni istemiştir. Eskişehir Valiliği 26/3/2014 tarihinde soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz, Eskişehir Bölge İdare Mahkemesinin 15/5/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararda, ön inceleme raporu ve eki belgelerin atılı suçtan dolayı Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık soruşturması yapılmasını gerektirecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı gerekçesine yer verilmiştir. Bu karar başvurucu tarafından28/5/2014 tarihinde öğrenilmiş olup 11/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuş ve başvuru 2014/9457 sayısıyla kaydedilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı, Ü.G. hakkında Valiliğin soruşturma izni vermemesi üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucunun bu karara itirazı, Eskişehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 8/12/2014 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Bu karar başvurucu tarafından 13/1/2015 tarihinde öğrenildikten sonra 22/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuş olup bu başvuru 2015/1763 sayısıyla kaydedilmiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemede, trafik kazasına karışan polis memuru hakkında açılan kamu davasına bakan Asliye Ceza Mahkemesinin kusur ve yol durumuna ilişkin bilirkişi raporlarını aldıktan sonra yolun üç şeritli olduğunu kabul ettiği ve sanığı olaydaki kusur derecesine göre 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm ettiği anlaşılmıştır. Başvurucu ve sanık bu kararı temyiz etmişlerdir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay Ceza Dairesi 26/4/2016 tarihinde kararı bozmuştur. Bozma kararında kamu görevlisi olan ve resmî araçla görevi başındayken kazaya karışan sanığın eyleminin soruşturulabilmesi için ilgili merciden izin alınması gerektiği, bu nedenle soruşturma izni istenip davanın bu izin isteme süresince durmasına karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesine yer verilmiştir.UYAP üzerinden yapılan incelemede, söz konusu davanın bozma sonrasındaki durumuna ilişkin bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır.