Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6521 E. , 2024/6348 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6521 Karar No : 2024/6348 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turistik Tesisler ve İşletmeleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı ek kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Muratpaşa il…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6521 E. , 2024/6348 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6521 Karar No : 2024/6348 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turistik Tesisler ve İşletmeleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı ek kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...-... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki 3.146,95 m²'lik Belediye hissesinin, 01/01/2014- 31/12/2014 tarihleri arasındaki dönemde fuzulen işgal edildiğinden bahisle 234.511,00TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ihbarnameye yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay kararı üzerine İdare Mahkemesince verilen ek kararda; Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "davacıdan istenilmesi gereken ecrimisil miktarının toplam 43.994,36-TL olması gerektiği sonucuna varıldığından, davaya konu edilen ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin 43.994,36TL’lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 190.516,64TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verildiği, dosya temyiz incelemesi için Danıştay İkinci Dairesinde bulunduğu sırada, davacı vekilinin 17/12/2020 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmesi sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde ek karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 7256 sayılı Bazı Alacakların Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca yapılandırmadan faydalanmak için topluca dava dosyalarından feragat edilirken, bu dosyadan da sehven feragat edildiği; buna karşın dava konusu ecrimisil ihbarnamesiyle ilgili olarak davalı idareyle yapılandırma başvurusu yada anlaşması bulunmadığı, bu davadan çıkan kararın lehine olduğu, feragat dilekçesinin hataya dayalı verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesinde, feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 309. maddesinin 1. fıkrasında, feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı; 3. fıkrasında kısmen feragat halinde feragat edilen edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerektiği; 4. fıkrasında feragatin kayıtsız ve şartsız olması gerektiği; 310. maddesinde, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi hukukî sonuç doğuracağı belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, ... Mahallesi, ... ada, ...-... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki 3.146,95 m²'lik Belediye hissesinin, 01/01/2014-31/12/2014 tarihleri arasındaki dönemde fuzulen işgal edildiğinden bahisle 234.511,00TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ihbarnameye yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; mahkemece dava konusu işlemin 190.516,64TL'lik kısmının iptaline, davanın 43.994,36TL’lik kısmı yönünden davanın reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz incelemesi sırasında davacı tarafından verilen 17/12/2020 tarihli dilekçeyle, 11/11/2020 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'dan faydalanmak için dava konusu edilen borçlar bakımından davadan feragat edilmesi ön şartı olduğundan davadan feragat edilmiş ise de, 21/12/2020 günlü dilekçeyle; ecrimisil alacağına ilişkin olarak Maliye Hazinesi husumetiyle görülen 12 adet dava açtıkları, yapılandırmadan faydalanmak için davalısı Hazine olan bu dosyalardan feragat iradelerinin bulunduğu, ancak topluca feragat beyanında bulunduğundan, davalısı Muratpaşa Belediye Başkanlığı olan 3 adet davadan sehven feragat edildiği, bakılan davanın lehine sonuçlandığı, bu nedenle davadan feragat etmekte hukuki yararı bulunmadığının açık olduğundan bahisle feragat isteminin dikkate alınmaması gerektiğini beyan etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin olarak Uyap kayıtlarının incelenmesinden, davalı idarenin ... ada, ...-... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki 3.146,95 m²'lik hissesinin; - 01/01/2009-01/01/2013 tarihleri arasındaki dönem için 934.704,08TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesince, Danıştay İkinci Dairesinin, davacının feragatten vazgeçme iradesinin kabulü gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak, ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu işlemin 758.348,42TL'ye ilişkin kısmın iptaline, davanın 176.355,66TL'ye ilişkin kısmının ise reddine ilişkin kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği; - 01/01/2015-30/06/2015 tarihleri arasındaki dönem için 132.172,00TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesine karşı yapılan itirazın reddine yönelik ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada ise, Danıştay İkinci Dairesinin, davacının feragatten vazgeçme iradesinin kabulü gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının imar uygulaması öncesinde kendilerine ait taşınmaz üzerinde yapı sahibi konumunda olduğu, imar uygulaması sonrasında gerçekleştirilen parselasyon işlemiyle meydana gelen yeni hukuki duruma göre kısmen davalı idare, kısmen de davacı şirket adına tescil edilen taşınmaz üzerinde kalan yapılardan dolayı işgalci sayılamayacağı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, Antalya 4. İdare Mahkemesince verilen kararın redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının Danıştay İkinci Dairesince onanarak 05/07/2023 tarihinde kesinleştiği; - 30/06/2015-20/09/2017 tarihleri arasındaki dönem için 421.094,00TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzeltilmesi talebinin reddine yönelik ... tarih ve E:... sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada ise, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı; davacı şirketin; imar uygulaması öncesinde kendisine ait taşınmaz üzerinde yapı sahibi konumunda olması karşısında, imar uygulaması sonrasında gerçekleştirilen parselasyon işlemiyle meydana gelen yeni hukuki duruma göre kısmen davalı idare, kısmen de davacı şirket adına tescil edilen taşınmaz üzerinde kalan yapılardan dolayı 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi hükmü kapsamında işgalci sayılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tümünün iptali yolundaki kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin 13/11/2024 tarih ve E:2023/4627, K:2024/6351 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür. Davacının, feragata ve feragatten vazgeçmeye ilişkin beyanının Mahkemece değerlendirilmesi için Danıştay İkinci Dairesince ek karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine, ... İdare Mahkemesinin temyiz incelemesine konu 22/04/2022 tarihli ek kararıyla, feragat nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307. maddesinde feragatın, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlandığı, yukarıda metni yer alan aynı Kanunun 311. maddesinin gerekçesinde; feragat veya kabulün, davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, maddi anlamda kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu, ancak feragat ve kabule ilişkin irade beyanlarının; hata, hile veya ikrah sebeplerinden biriyle sakatlanmış olması halinde, beyanda bulunan tarafın, borçlar hukuku kuralları çerçevesinde, iradeyi sakatlayan sebebi ispat etmek şartıyla, feragat veya kabulün iptali için dava açabileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, kanun maddesi ile gerekçesi birlikte incelendiğinde; kural olarak feragatin hükümsüz sayılması mümkün olmamakla birlikte; hata, hile veya ikrah gibi irade bozukluğu durumunda, ispat etmek şartıyla feragatin iptali için dava açılabileceği ve irade bozukluğu durumunda feragatten vazgeçilebileceği kabul edilmektedir. Bu gibi durumlarda mahkemece yapılması gereken, davacının feragatten vazgeçme beyanını ön mesele olarak incelemek, feragate yönelik iradenin fesada uğrayıp uğramadığını tespit etmek ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır. İrade sakatlığı hallerinden "hata"nın tespiti bakımından, yazılı yargılama usulü geçerli olan idari yargı bakımından, evrak üzerinden veya dosyadan kolaylıkla anlaşılabilecek bir hata durumu var ise, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 311. madde hükmünün olaya uygulanarak davacının feragat beyanından dönmesi kabul edilmelidir. Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince feragat nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de, davacı vekilinin, feragat dilekçesinin grup davalarla birlikte yanlışlıkla verilmiş olduğundan bahisle, sehven verilmiş olan bu feragat beyanından vazgeçildiğine ilişkin dilekçeyi, feragat beyanınından dört gün gibi kısa bir süre sonra dava dosyasına sunduğu görülmektedir. Bu durumda, İdare Mahkemesinin, dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolundaki kararının davacının lehine olduğu, lehine olan davada borçların yapılandırılması için başvuru yapılmasının davacının menfaatine uygun olmadığı, feragat dilekçesinin mahkemeye verilmesinden çok kısa bir süre sonra, Muratpaşa Belediye Başkanlığı husumetiyle görülen davalarda yanlışlıkla verildiğinden bahisle bu beyandan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin dava dosyasına sunulduğu dikkate alındığında, davacının davasından feragat iradesinde hataya düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamakta olup, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı ek kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.