11. Hukuk Dairesi 2009/4165 E. , 2010/10381 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.11.2008 tarih ve 2008/88 - 2008/593 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl…
**11. Hukuk Dairesi 2009/4165 E. , 2010/10381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.11.2008 tarih ve 2008/88 - 2008/593 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalının ... Gıda Turizm Organizasyon Ltd.Şti’nde sahip olduğu 9.500 hisseden 5.000 hissenin müvekkiline devri konusunda anlaşma yapıldığını, resmi devir işleminden önce “protokol” başlıklı bir belge imzalandığını, bu protokole göre noterdeki devir işleminin 01.06.2005 tarihinde yapılacağı öngörülerek sözleşmenin bağlayıcılığı amacı ile müvekkilince davalıya 30.10.2005 tarihli 73.000,00 YTL bedelli teminat çeki verildiğini, devir bedelinin 60.000,00 YTL olduğunun protokole yazıldığını, noter senedinden anlaşılacağı üzere müvekkilinin protokolle kararlaştırılan tüm edimlerini yerine getirdiğini, vergi ve resimden tasarruf amacıyla devir bedelinin 60.000,00 YTL gösterilmediğini, noter senedinde alacağın nakden ve peşinen tahsil edildiğinin yazılı olduğunu, bu şekilde tarafların birbirini ibra ettiklerini, müvekkilinin borcunu kendine tanınan süreden önce ödediğini, buna rağmen teminat çekinin iade edilmeyip takibe konulduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının tespitine, takip konusu çekin iptaline, çekin müvekkiline iadesine, %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, hiçbir ödeme yapmadığını, çeke dayalı olarak yapılan takibe davacının itiraz etmeyip takibin kesinleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.