9. Ceza Dairesi 2023/10508 E. , 2023/7176 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/557 E., 2023/484 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ı…
**9. Ceza Dairesi 2023/10508 E. , 2023/7176 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/557 E., 2023/484 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2019/223 Esas, 2022/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/557 Esas, 2023/484 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii temyiz isteminde özetle: Sanığın engelli olduğunu, cezai ehliyetinin olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulması gerektiğini, mağdur çocuk tarafından elle yazılmış olan günlükte mağdurun annesinin sanığa iftira attığını, çocuk izleme merkezinde tanzim edilen raporun 1 psikolog tarafından hazırlanmasının bozmayı gerektirdiğini, beden muayene raporunda cinsel istismara yönelik herhangi bir bulguya rastlanılmadığını, mağdur beyanlarının çelişkili olduğunu, mahkemenin soyut beyanlara göre karar verdiğini, tanık beyanlarını dikkate almadığını, sanık tarafından cinsel istismara uğratıldığı iddia edilen tanık Uğur’un duruşmada dinlenmediğini, tanığın mağdur olduğu, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçu ile ilgili Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyası getirtilip incelenmediği halde sanki adı geçen tanık dinlenmiş ve söz konusu dosya duruşmaya getirtilip incelenmiş gibi hükmün gerekçesinde yer verilmek suretiyle eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince;'' Mağdur küçük ...'nın annesi olan katılan ...'in 05/12/2018 tarihinde Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müracaat ederek şikâyetçi olması üzerine hakkında soruşturma başlatılan ve yürütülen soruşturma neticesinde öz amcası olduğu mağdur küçüğe yönelik zincirleme şekilde cebir veya tehditle ve organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu iddia edilerek Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/05/2019 tarihli ve 2019/18475 Esas sayılı iddianamesi ile hakkında kamu davası açılan sanık ..., üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek kendisine iftira atıldığını ileri sürmüş ise de; sanığın öz yeğeni olması itibarıyla sanık ile arasında çok yakın akrabalık bağı bulunan ve sanığa iftira atmasını gerektirir dosyaya yansıyan herhangi bir neden bulunmayan ve Prof. Dr. Mazhar ... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk İzlem Merkezi tarafından düzenlenen adlî görüşme değerlendirme raporunda anlattığı olayın içeriği ile verdiği duygusal tepkilerin örtüştüğüne, ayrıca ön görüşme ve adlî görüşmede verdiği bilgilerin tutarlı olduğuna kanaat getirilen mağdur küçüğün aşamalardaki istikrarlı ve çelişki barındırmayan beyanları, mağdur küçüğün adlî tıp uzmanınca yapılan cinsel muayenesinde, anüs çevresinde görülen hafif hipereminin eylemin sübûtuna delâlet etmesi, her ne kadar bu delilin tek başına anal yoldan organ veya sair cisim sokma eyleminin tıbbî delili olarak kabul edilemeyeceği, bu lezyonların kaşıma, hijyen bozukluğu, çocuğun kendisinde mevcut hastalıklar sonucu da meydana gelebileceği mütalâa edilmiş ise de, söz konusu delil, mağdur küçüğün beyanları ve dosya kapsamındaki diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; özellikle olayın ortaya çıkış şekli, dosya arasında yer alan 14/04/2022 tarihli adlî görüşme değerlendirme raporunda, mağdur küçüğün, mâruz kaldığı olaylardan kaynaklı olarak aile üyelerine kızgınlık duyduğuna ve öngörüşme ile adlî görüşme esnasında feminen davranış ve konuşmalarda bulunup flörtöz davranışlar sergilemediğine dair tespite göre, sanık tarafından uzun bir süre cinsel istismar içerikli eylemlere mâruz kalan ve eylemlerin başladığı tarihte yaşı çok küçük olan mağdurun yaşadığı travmanın tavır ve davranışlarına da somut olarak yansıması, ayrıca sanığın öz yeğeni olan tanık Uğur Kayam'a da, kendisinin, sanığın ve tanığın aynı odada bulunan ranzada altlı üstlü uyudukları bir gece, ranzanın üst kısmında cinsel organını tanığın arka bölgesine sürtmek suretiyle cinsel istismarda bulunduğunu öne sürmesi üzerine dinlenen tanık Uğur Kayam'ın, tarihini hatırlamadığı bir gün, anneannesinin evinde bulundukları sırada, mağdur küçüğün sanığın kendisine tecavüz ettiğinden ve yaparken çok acı duyduğundan bahsettiğini kendisine anlattığını söyleyip mağdur sıfatıyla tarafı olduğu Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/320 Esas sayılı dosyasında öz dayısı olan sanığın 2016 yılı dahilinde kendisine karşı birden fazla kez organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğunu, sanığın, şikâyette bulunması hâlinde kendisini öldürmekle tehdit ettiği için korkması nedeniyle yaşadığı olayları o dönemde annesine ve babasına anlatamadığını, sadece mağdur küçük ...'ya söylediğini ifade etmesi, mağdur küçük ile tanığın beyanları birbirleriyle örtüşüp çok yakın akrabalık bağı nedeniyle her ikisinin de sanığa iftira atmalarının hayatın olağan akışına aykırı oluşu ve henüz cinsel gelişimlerinin başlamadığı yaşlarda olan mağdur ile tanığın, mâruz kaldıkları cinsel istismar içerikli eylemleri detaylı olarak anlatmaları hususunun ifadelerinin hayâl gücüne dayanmayıp maddî gerçeğe uygun olduğuna dair kanaati güçlendirmesi, nitekim sanık hakkında tanık Uğur Kayam'a yönelik olarak işlediği iddia edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu nedeniyle Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/09/2019 tarihli ve 2019/320 Esas, 2019/346 Karar sayılı ilâmı ile hükmedilen hapis cezasının temyiz incelemesinden geçerek Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi'nin 04/02/2021 tarihli ve 2020/2870 Esas, 2021/928 Karar sayılı ilâmı ile kesinleşmiş olması karşısında, sanığın dosyada mevcut delil durumu ile bağdaşmayan savunması ile savunma tanıklarının sanığı üzerine atılı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş ve sanığın üzerine atılı 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçunu işlediği herhangi bir şüpheye yer olmaksızın sabit görülmüş'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Mağdurun maruz kaldığı eylemleri ilk olarak anlattığı ve soruşturma aşamasında tanık olarak dinlenen, yine dosyamız sanığı tarafından cinsel istismara uğraması nedeniyle Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/320 Esas, 2019/346 Karar sayılı dosyasında karar verilen kuzeni Uğur Kayam'ın mağdurun beyanları ve sanık savunmaları kapsamında duruşmada dinlenip ayrıca dosyası da getirtilip incelenerek taraflardan diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği halde, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/557 Esas, 2023/484 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.