Rekabet Kurumu Başkanlığından, (Danıştay ın İptal Kararı üzerine Verilen) REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : D4/1/KTS -99/14 ( Soruşturma ) Karar Sayısı : 06-66/885-255 Karar Tarihi : 19.9.2006 Dosya Konusu : Rekabet Kurulu nun 27.12.2004 tarih, 04 -82/1168 -294 sayılı kararının iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesi nin 27.6.2006 tarih, 2005/7426 E. 2006/2750 K. Sayılı kararı üzerine, Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri ile ilgili Rekabet Kurulu kararlarında öngörülen d üzenlemelerin yerine getiril
Rekabet Kurumu Başkanlığından, (Danıştay ın İptal Kararı üzerine Verilen) REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : D4/1/KTS -99/14 ( Soruşturma ) Karar Sayısı : 06-66/885-255 Karar Tarihi : 19.9.2006 Dosya Konusu : Rekabet Kurulu nun 27.12.2004 tarih, 04 -82/1168 -294 sayılı kararının iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesi nin 27.6.2006 tarih, 2005/7426 E. 2006/2750 K. Sayılı kararı üzerine, Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri ile ilgili Rekabet Kurulu kararlarında öngörülen d üzenlemelerin yerine getirilmemesi üzerine Peugeot Otomotiv A.Ş. ve Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. hakkında resen açılan soruşturmanın yeniden değerlendirilmesi. A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER: Başkan : Mustafa PARLAK 10 Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr.Nurettin KALDIRIMCI, M.Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, M. Akif Ersin B. RAPORTÖRLER: M.Haluk ARI, Kerem TOMUR C. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR - Peugeot Otomotiv A.Ş. (Tasfiye Halinde) Saniye Ermutlu Sk. No:8, 81090, Kozyatağı/İstanbul 20 - Peug eot Otomotiv Pazarlama A.Ş. Kayışdağı Cad. No:45 Kar Plaza E Blok 81120 İçerenköy/İstanbul. D. İDDİALARIN ÖZETİ Peugeot Otomotiv A.Ş. (POAŞ) ve Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. (POPAŞ)'ın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 4. maddesine aykırılık teşkil eden Yetkili Satıcılık Sözleşmelerini, Rekabet Kurulunun 9.11.1999 tarih ve 99 -51/553 -346 sayılı, 30.4.2002 tarih ve 02 -26/279 -115 sayılı, 10.4.2003 tarih ve 03 -23/279 -M sayılı Kararlarına aykırı olarak, 1998/3 sayılı Motorlu 30 Taşıtlar Dağıtı m ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ne uygun hale getirmemeleri . 06-66/885 -255 2E. DOSYA EVRELERİ Rekabet Kurumu kayıtlarına 11.6.1999 tarih ve 1810 sayı ile giren, Çapa Otomotiv yetkilisi Ahmet ÇAPA tarafından gönderilen başvuru üzerine, 21.9.1 999 tarih ve 99 -43 sayılı Rekabet Kurulu toplantısında, Peugeot marka motorlu 40 araçların Türkiye distribütörlüğünü yapan POAŞ ın bayilik sözleşmesi ile otomobillerin yeniden satış fiyatlarının tespit edildiği, bayiler arasında ayrımcılık yapıldığı iddiaları na yönelik olarak, önaraştırma açılmasına karar verilmiştir. Yapılan önaraştırma sonucunda hazırlanan 1.11.1999 tarih ve D4/2/K.T.S. -99/16 sayılı Önaraştırma Raporuna ilişkin olarak 9.11.1999 tarih ve 99 -51 sayılı toplantısında Kurul, inceleme konusu idd ialara yönelik olarak soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına karar vermiştir. Diğer taraftan söz konusu Kararda POAŞ'ın Yetkili Satıcılık Sözleşmelerinde 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği nde m uafiyet 50 tanınanın ötesinde rekabet sınırlamaları bulunduğu ifade edilerek, dosya konusu sözleşmelerin 1998/3 sayılı Tebliğ ile uyumlu hale getirilerek yenilenmesi halinde, anılan Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanabileceğine; bu koşulların yerine getirilmesi için Kararın tebliğinden itibaren ilgili taraflara 60 gün süre verilmesine ve öngörülen düzeltmelerin yapıldığına dair belgelerin bu süre içerisinde Kuruma sunulmasına, aksi takdirde, 4054 sayılı Kanun un 56. maddesi uyarınca sözleşmenin geç ersiz olacağının, Kurulumuzca öngörülen düzeltmeler yapılmadan uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında soruşturma açılacağının ilgili taraflara bildirilmesine karar verilmiştir. 60 Karar ın İnceleme ve Değerlendirme başlıklı bölümünde; Yetkili Satıc ılık Sözleşmesinin IV, VII/c ve VIII. maddelerinin 1998/3 sayılı Tebliğ e aykırılık taşıdığı ifade edilmiştir. Söz konusu Karara ilişkin Gerekçeli Kararın ilgili tarafa tebliğinden önce, 4.3.2002 tarihinde Kurum kayıtlarına giren ve POAŞ Samsun bayisi Dol unay Yılmaz Otomotiv Makine İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd . Şti. temsilcileri tarafından gönderilen dilekçede, POAŞ ve POPAŞ ın (POPAŞ; bu tarihte Peugeot Otomobilleri nin Türkiye distribütörlüğünü yürüten şirket) bayilerine karşı, 1998/3 sayılı Tebli ğ de öngörülen feshi ihbar sürelerine uymadığı iddia 70 edilmiştir. Söz konusu başvuruya ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda hazırlanan Bilgi Notu Kurulun 30.4.2002 tarih ve 02 -26/279 -115 sayılı toplantısında görüşülmüş; şikayet konusunun, daha önce Kur uma Çapa Otomotiv tarafından yapılan başvuru sonucunda alınan Kurul Kararında istenen Yetkili Satıcılık Sözleşmesi nin mevzuata uygun hale getirilmesine yönelik düzeltmeler ile aynı nitelikte olduğu gerekçesiyle, Kurul un 9.11.1999 tarih ve 99 -51/553 -346 sayılı kararı doğrultusunda ilgili Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanılabilmesi için uyulması gereken hususların Başkanlıkça taraflara hatırlatılmasına karar verilmiştir. 80 06-66/885 -255 3Her iki Karar, ilgili taraflara 26.12.2002 tarihinde tebliğ edilmiştir . Buna göre, düzeltmelerin yapılması için verilen 60 günlük süre, 24.2.2003 tarihi mesai saati sonunda tamamlanmıştır. POAŞ ve POPAŞ vekili tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 7.2.2003 tarih ve 587 sayı ile intikal eden yazıda; POAŞ ile Çapa ve Do lunay arasındaki sözleşmelerin 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı öne sürülerek, konunun yeniden değerlendirilmesi talep edilmiştir. 90 Söz konusu başvuruyla ilgili olarak hazırlanan 24.3.2003 tarih ve BN -03-KTS sayılı Bilgi Notu, Kurulun 10.4.2003 tarihli toplantısında görüşülmüş; başvurunun aynı zamanda bir tavzih talebi niteliğinde de olduğu kanaatine varılarak, Rekabet Kurulu kararında öngörülen tadilat şartı ve bildirim yükümlülüğünün ilgililerin anladığı gibi sadece önaraştırma dosyalarına konu olmuş olan sözleşmeleri kapsamadığının, sağlayıcının diğer teşebbüslerle yaptığı benzer mahiyetteki tüm sözleşmeleri de kapsadığının ve dolayısıyla ilgili karar doğrultusundaki düzenlemelerin aynı nitelikteki tüm sözleşm elerde yapılması gerektiğinin ilgili taraflara bir kez daha Başkanlıkça bildirilmesine; 9.11.1999 tarih, 99 -51/553 -346 sayılı Rekabet Kurulu kararında öngörülen düzenlemelerin yapılabilmesi için, bu 100 kararın tebliğ tarihinden itibaren taraflara 60 gün süre verilmesine ve bu süre sonunda öngörülen düzeltmelerin yapıldığına dair belgelerin Kurum a sunulmasına; Aksi takdirde 4054 sayılı Kanun un 56. maddesi uyarınca sözleşmelerin geçersiz olacağının, Kurulumuzca öngörülen düzeltmeler yapılmadan uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında soruşturma açılacağının ve aynı Kanun un 16 ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının taraflara tekrar hatırlatılmasına karar verilmiştir. 10.4.2003 tarihli Kurul Kararı sağlayıcı tarafından 21.4.2003 tarihinde tebellüğ edilmiş ve öngörülen 60 günlük süre 20.6.2003 tarihi itibariyle dolmuş, ancak 110 taraflarca 9.11.1999 tarihli Kurul kararında değinilen düzenlemelerin yerine getirildiğine dair geri bildirimde bulunulmamıştır. Bu duruma ilişkin olarak hazırlanan 8.3.2004 tari h ve BN -04-KTS sayılı Bilgi Notu, Kurul un 11.3.2004 tarihli toplantısında görüşülmüş, POAŞ ve POPAŞ hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Haklarında soruşturma açıldığına dair 23.3.2004 tarihinde yapılan bildirimi taraflar, 24.3.2004 tarihin de tebellüğ etmişlerdir. Tarafların birinci yazılı savunmaları 26.4.2004 tarihinde, 2054 ve 2055 sayıları ile 120 Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. POAŞ ve POPAŞ tarafından, Kurulun 10.4.2003 tarih, 03 -23/279 -M sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdur ulması istemiyle dava açılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesi 10.10.2003 tarih ve E:2003/2111 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar vermiştir. Taraflar söz konusu karara itiraz 06-66/885 -255 4ederek yürütmenin durdurulmasını talep etmişler, ancak s öz konusu itiraz, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu nun 29.4.2004 tarih 2003/1427 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 130 Yürütülen soruşturmanın sonunda hazırlanan 9.8.2004 tarih ve S.R./04 -14 sayılı Soruşturma Raporu, Kanun un 45. maddesi uyarınca tü m Kurul Üyeleri ile ilgili taraflara 11.8.2004 tarihinde tebliğ edilmiş ve tarafların yazılı savunmaları talep edilmiştir. Tarafların savunması 10.9.2004 tarihinde, yasal süresi içinde Kurum Kayıtlarına intikal etmiştir. Soruşturma Heyeti nin hazırladığı 27.9.2004 tarihli Ek Yazılı Görüş , Kanun un 45/2. maddesi uyarınca, tüm Kurul üyeleri ve hakkında soruşturma yürütülen taraflara tebliğ edilmiş, taraflar son yazılı savunmalarını 27.10.2004 tarihinde, yasal süresi içinde, Kuruma intikal ettirmişlerdir. 140 Hakkında soruşturma yürütülen POAŞ ve POPAŞ, Kanun un 46. maddesi uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılmasını talep etmişler, yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 22.12.2004 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmıştır. Rekabet Kurulu, 27.12.2004 tar ihinde nihai kararını vermiştir. Anılan Karar, Soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesi nin 27.6.2006 tarih ve 2005/ 7426 E. 2006/2750 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Danıştay Kararı 14.7.2006 tarihinde Kurum tarafından tebellüğ 150 edilmiştir. Rekabet Kurulu nun 19.9.2006 tarih ve 06-66/885 -255 sayılı toplantısında, i lk inceleme ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma toplantısının ses çözümlemeleri , raporlar, Danıştay ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bütün bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda dosya konusu karara bağlanmıştır . 13.7.2005 tarih, 25874 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 5388 sayılı Rekabetin K orunması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun un 5. maddesinde yer alan Soruşturma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul ilgili daire başkanının gözetiminde soruşturmayı yürütecek 160 raportör veya raportörleri belirler. hükm ü uyarınca alınan 13.7.2005 tarih, 05 - 46/667 sayılı Kurul Kararının Soruşturma Heyeti Başkanı olarak belirlenmiş bulunan Rekabet Kurulu Üyelerinin, söz konusu dosyalara ilişkin nihai kararın alındığı toplantılara katılmaması gerektiği hükmünü içeren 3. m addesi doğrultusunda, mevcut soruşturmanın Heyet Başkanlığını yürüten Kurul Üyesi Rıfkı ÜNAL nihai karar toplantısına katılmamıştır. F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Soruşturma Heyeti'nde yer alan Raportörler tarafından; 170 06-66/885 -255 5 1. Peugeot Otomotiv A.Ş. ile yetkili satıcı ve servisler arasında imzalanan Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri ve Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmeleri nin 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi (a) ve (b) bentleri kapsamında ihlal teşkil ettiği, 180 2. Sözleşmelerin, 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında değe rlendirilebilecek sözleşmeler olduğu ancak Yetkili Satıcılık Sözleşmesi nin II -1, II-3, VII -3, VIII. maddeleri ile Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmesi nin III -3/b,c ve V -1. maddelerinde yer alan hükümlerin anılan Tebliğin hükümlerine aykırılık taşıdığı; bu nedenle sözleşmelerin grup muafiyetinden yararlanamadığı, 3. 4054 sayılı Kanun un 4. maddesini ihlal eden sözleşmeler den Kurulun haberdar olmasıyla birlikte müteaddit defalar ilgili tarafa sözleşmelerin 1998/3 sayılı Tebliğ hükümlerine uygun bir biç imde yenilenmesi yönünde Kararlar alması ve değişikliklerin yapılmasına ilişkin olarak süre tanımasına rağmen 190 ilgili değişikliklerin teşebbüs tarafından yapılmadığı, hatta Kurul Kararı ile değiştirilmesi istenen hükümlerin sistematik bir biçimde uygulanmas ına devam edildiği, 4. Kanun u ihlal eden sözleşmelerin 2000 yılı Mart ayına kadar olan dönemde POAŞ, söz konusu tarihten sonraki dönemde ise aynı ekonomik bütünlük içinde yer alan POPAŞ tarafından uygulandığı, 5. Söz konusu ihlal nedeniyle mevcut durumda Peug eot marka araçların Türkiye distribütörlüğünü yapan POPAŞ'a, teşebbüsün 2003 yılı cirosu dikkate 200 alınarak, 4054 sayılı Kanun un 16. maddesinin ikinci fıkrası ve 2004/1 sayılı Tebliğ uyarınca 11.883.182.000 TL den az olmamak üzere idari para cezası uygulanm ası gerektiği, 6. 16. madde gereğince verilecek cezanın takdirinde, 4054 sayılı Kanun u ihlal eden ve her hangi bir grup muafiyetinden yararlanamayan sözleşmeler hakkında, Rekabet Kurulu tarafından 9.11.1999, 30.4.2002 ve 10.4.2003 tarihlerinde alınan üç ayr ı kararda, sözleşmelerin 1998/3 sayılı Tebliğ hükümlerine uygun bir biçimde yeniden düzenlemesinin karara bağlanmış ve söz konusu Kararlar ilgili teşebbüse tebliğ edilmiş olmasına rağmen, Kurul 210 Kararlarının ısrarla dikkate alınmaması hususunun göz önünde bulundurulması gerektiği, ifade edilmiştir. 06-66/885 -255 6G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME G.1. İlgili Pazar G.1.1 İlgili Ürün Pazarı 220 POAŞ ve POPAŞ ın soruşturma konusu sözleşmelerinin kapsamı göz önünde bulundurularak ilgili ürün pazarı, "otomotiv ürünleri ve yedek p arçaları ile bunların satış sonrası hizmetler pazarı" olarak belirlenmiştir. G.1.2 İlgili Coğrafi Pazar Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüs, Peugeot marka motorlu araçların ve bunlara ilişkin yedek parça ve servis hizmetlerinin dağıtımını gerçekleştir mek amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Sınırları içinde yetkilendirilmiştir. Bu bakımdan 230 "Türkiye Cumhuriyeti", diğer coğrafi pazarlardan izole edilmiştir. Buna ilaveten dağıtım konusunu oluşturan ürünler bakımından ülke genelinin homojen bir pazar yapısı arz et tiği değerlendirilerek ilgili coğrafi pazar, "Türkiye Cumhuriyeti Sınırları " olarak tespit edilmiştir. G.2. Hakkında Soruşturma Yapılan Taraflar Soruşturma, POAŞ ve POPAŞ hakkında yürütülmekle beraber, yapılan incelemede her iki şirketin aynı ekonomik b ütünlük içinde yer aldığı ve kontrollerinin Automobiles Peugeot S.A. (Automobiles Peugeot) da bulunduğu 240 anlaşılmıştır. Automobiles Peugeot, Fransa Kanunları uyarınca kurulmuş ve faaliyetlerini sürdürmekte olan bir teşebbüstür. Teşebbüs, Peugeot marka motor lu taşıtların üretimi, dünya çapında satışı ve pazarlaması alanlarında faaliyet göstermektedir. G.2.1. Peugeot Otomotiv A.Ş. Automobiles Peugeot nun Türkiye deki bir iştiraki olan POAŞ otomobil, otomobil parçası ve ürünlerinin üretimi, montajı, dağıtımı, satışı, pazarlaması, ithalatı ve ihracatını yapmak ve satış sonrası hizmetleri sunmak üzere 1993 yılında kurulmuştur. Teşebbüsün ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir: 250 Tablo -1: POAŞ ın Ortaklık Yapısı Pay Sahibi Hisse Adedi Hissedarlık Oranı Automobiles Peu geot S.A. 4.718 % 67.4 Automobiles Citroen 2.276 % 32.5 Gül Erdoğan 2 % 0.33 Firuze Boyner 2 % 0.33 Mehtap Çiftçioğlu 2 % 0.33 TOPLAM 7.000 % 100 06-66/885 -255 72000 yılı Mart ayı öncesinde Türkiye de Peugeot marka motorlu araçların distribütörlüğünü yapan POAŞ, s öz konusu tarihten itibaren Peugeot marka araçların distribütörlüğünün POPAŞ tarafından yapılmaya başlanmasıyla gayri faal olarak varlığını sürdürmeye başlamıştır. 30.7.2003 tarihli Genel Kurul Toplantısında tasfiyesine karar verilen POAŞ, halihazırda tasf iye sürecindedir. G.2.2. Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. 260 POPAŞ, otomotiv sanayinin tüm ürünlerinin yedek parçalarının ve aksesuarlarının ithalatı, ihracatı, bakım ve tamir faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Automobiles Peugeot nun kontrolünde bulunan teşebbüs 2000 yılı Mart ayın dan bu yana Peugeot marka motorlu taşıtların Türkiye deki ana distribütörlüğünü gerçekleştirmektedir. Bir başka deyişle 2000 yılı öncesinde POAŞ tarafından gerçekleştirilen faaliyetler bu tarihten itibaren POPAŞ tarafından gerçe kleştirilmeye başlanmıştır. 270 Şirketin 18.2.2004 tarihi itibarıyla Mevcut Hissedarlık yapısı aşağıda belirtildiği şekildedir:1 Tablo -2: POPAŞ ın Ortaklık Yapısı POPAŞ ın 2003 yılı net satışları, ( .) -TL ( -TL) olarak gerçekleşmiştir. 280 1 POPAŞ ın kuruluşu sırasında Automobiles Peugeot ile Kıraça Grubu ortaktır, ancak o dönemde de kontrol, Automobiles Peugeot tarafında bulunmaktadır. Ocak 2003 te Kıraça Grubu POPAŞ taki hisselerini Automobiles Peugeot ya devretmiş, konuya ilişkin 10.04.2003 tarih ve 03-23/277 -125 sayılı Rekabet Kurulu Kararında, Kıraça Otomotiv Sa nayi ve Ticari Yatırımlar A.Ş. nin Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş.'de sahip olduğu hisselerin Automobiles Peugeot SA ya devredilmesi işleminin, devre konu teşebbüsün kontrolünde bir değişiklik olmaması nedeniyle 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu ndan İzin Alınm ası Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkındaki Tebliğ kapsamında bir birleşme veya devralma işlemi olmadığına karar verilmiştir. Pay Sahibi Hisse Adedi Hissedarlık Oranı Automobiles Peugeot S.A. 35.832.498.980 % 100 Socie te Commerciale Paris FranceComte 5 % 0 Peugeot Citroen Automobiles S.A. 5 % 0 Societe Commerciale Automobile 5 % 0 Societe de Distribution et D Exportation 5 % 0 TOPLAM 35.832.499.000 % 100 06-66/885 -255 8G.3 Yapılan Tespitler ve Deliller G.3.1. Yerinde İncelemede Elde Edilen Bilgi ve Belgeler 1. 30.6.2004 tarihinde, POPAŞ Müşavir Avukatı Tülin NADİR AKGÜNEŞ ve POPAŞ temsilcisi Av. Tolga KARATAŞ tan aşağı daki bilgiler alınmıştır. Türkiye de Peugeot Marka binek ve hafif ticari araçlarının Distribütörlüğü 1 Mart 290 2000 tarihine kadar olan dönemde Peugeot Otomotiv A.Ş. (POAŞ) tarafından yürütülmüştür. 24 Ocak 2000 tarihinde ise Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş . kurulmuş, 1 Mart 2000 tarihinden itibaren ise Fransa da yerleşik Automobiles Peugeot S.A ile imzaladığı anlaşma doğrultusunda Türkiye de Peugeot marka binek ve ticari araçların distribütörlüğünü yapmaya başlamıştır. POAŞ ın distribütör olarak faaliyet gö sterdiği dönemde bayilerle olan ilişkileri tip olarak yetkili satıcılık ve yetkili servis sözleşmeleri ile düzenlenmiştir. POPAŞ distribütör olmasından sonra ise, büyük ölçüde POAŞ ın bayileriyle çalışmaya başlamıştır. Öte yandan bayilerle yetkili satıcılı k sözleşmesi imzalanmamıştır. POPAŞ ın bayilerle olan ilişkisi yazılı sözleşme yapılmaksızın yürütülmektedir. 300 Bilindiği üzere POAŞ tarafından imzalanmış bulunan bayilik sözleşmelerinde feshi ihbar süresi 3 ay olarak belirlenmiştir. Rekabet Kurulu nun POAŞ ın bayilik sözleşmelerinde bulunan feshi ihbar sürelerinin 1998/3 sayılı Tebliğ de öngörülen şekilde yeniden düzenlenmesine yönelik talebinin yerine getirilmemesinin öncelikli nedeni, POAŞ tarafından imzalanan bayilik sözleşmelerinin Kurul un kararına daya nak teşkil eden 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında bulunmadığını düşünmemizdir. Nitekim tarafımızca Kurul un ilgili kararına karşı Danıştay da iptal davası açılmıştır. Değişikliğin gerçekleştirilememesinin diğer nedeni ise değiştirilmesi istenen sözleşmelerin şu anda tasfiye halinde bulunan POAŞ ile imzalanmış bulunmasıdır. Danıştay da görülmekte olan iptal davası nedeniyle 310 bayilerle POPAŞ arasında yetkili satıcılık anlaşması imzalanamamaktadır. 2000 - 2002 yıllarında sorun yaşanılan bayilerle varolan bayilik il işkisi 3 ay önceden feshi ihbarda bulunmak suretiyle feshedilmiştir. Öte yandan T.C. Sanayi Bakanlığı nın ilgili düzenlemeleri gereği yetkili servislerimizle yetkili servis anlaşması imzalanmaktadır. 2. Raportörlerce POPAŞ ta yapılan yerinde incelemede, POPAŞ ve POAŞ tarafından 11.5.2001 ile 8.3.2002 arasındaki çeşitli tarihlerde yetkili satıcılara noter kanalıyla gönderildiği anlaşılan çok sayıda fesih ihbarnamesi bulunmuştur. Örnek olarak Maestro Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ye gönderilen 320 11.5.2 001 tarihli ihbarnamede Gönderen Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. (POPAŞ) olarak görünmektedir. İhbarnamelerin Konu bölümünde ise Peugeot Otomotiv A.Ş. (POAŞ) ile Muhatap arasında var olan Yetkili Satıcılık ilişkisinin iptaline ilişkin ihbardır ifades i yer almaktadır. İhbarnamede, POAŞ ile bayi arasındaki daha önceki tarihlerde imzalanmış sözleşmenin, POPAŞ tarafından sonlandırıldığı tespit edilmiştir. 06-66/885 -255 911.5.2001 ile 8.3.2002 tarihleri arasında çeşitli tarihlerde POPAŞ tarafından gerçekleştirilen çok sayıdaki feshe ilişkin ihbarnamelerin hemen hepsinde ise aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: 330 1. Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. Peugeot araçlarının Türkiye deki tek ve resmi ithalatçı ve dağıtıcısıdır. 2. Muhatap, Peugeot otomobillerinin satışı ile, ilgil i yedek parçaların ve bu araçların ihtiyacı olan servis hizmetlerini temin etmeyi ve Peugeot markasını Türkiye de en iyi şekilde temsil etmeyi taahhüt etmiştir. 3. Bu bayilik ilişkisine son vermeye karar verdiğimizi ihtaren bildiririz. Bayiliğin iptali işb u ihtarnamenin teslim alınmasından 3 ay sonra geçerli olacaktır. 3. Raportörlerce yapılan yerinde incelemeler sırasında POAŞ ve POPAŞ ın bazı 340 yetkili satıcılarıyla yetkili satıcılık ilişkisine son vermek amacıyla imzaladığı fesih protokolleri bulunmuştur . 26.7.2002 tarihinde Peugeot bayilerinden biri olduğu anlaşılan Fatih Mehmet ORHANOĞLU ile POPAŞ ve POAŞ arasında imzalanan fesih protokolünün "Konu" başlıklı 1. maddesi aşağıdaki şekildedir: Peugeot Otomotiv A.Ş. ile Fatih Mehmet Orhanoğlu arasında 12 .2.1998 tarihli Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ve aynı tarihli Peugeot Marka Otomobillerin Servis İstasyonu İşletme Sözleşmesi akdedilmiş bulunmaktadır. Peugeot Otomotiv 350 A.Ş. nin Yetkili Satıcılık Sözleşmesi nden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri 1 Mart 2000 tarihinden itibaren Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. tarafından devralınmış ve o tarihten itibaren bu sözleşmenin hükümleri Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. ile Fatih Mehmet Orhanoğlu arasında geçerli olarak taraflarca kabul edilmiştir. Taraflar anıla n sözleşmenin aşağıda belirtilen şartlar ile feshi konusunda mutabakata varmışlardır. Ayrıca Tekin Otomobil Ticaret, Tunç Ticaret Kolektif Şti . ile de aynı ifadelerin yer 360 aldığı fesih protokollerinin imzalandığı tespit edilmiştir. 4. POPAŞ ta raportörl erce yapılan yerinde incelemelerde, POAŞ ile yetkili satıcı ve servisleri arasında imzalanmış bulunan, Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri bulunmuştur. Sözleşmenin süre ve feshini düzenleyen 8. maddesinde; İşbu sözleşme her iki tarafça imzalandığı tarihte yü rürlüğe girecek ve taraflardan herhangi birinin 3 ay önceden yazılı tebligatı halinde vadesinde son bulacaktır hükmü yer almaktadır. POPAŞ ile yetkili satıcılar arasında imzalanmış her hangi bir bayilik sözleşmesi 370 bulunamamıştır. Teşebbüsün yetkili satıc ılarına Peugeot marka araçları nihai müşteriye satmak için 6 aylık yetki belgeleri verdiği tespit edilmiştir. Ayrıca 06-66/885 -255 10teşebbüsün bayileriyle satış sonrası hizmetler konusunda Satış Sonrası Hizmet Sözleşmesi başlıklı bir anlaşma imzaladığı tespit edilmişti r. G.3.2 . Soruşturma Konusu Sözleşmelerin Niteliği ve Tarafları Fransız otomobil üreticisi Automobiles Peugeot, ürettiği otomobil ve hafif ticari araçların Türkiye deki ana dağıtımını 1993 yılından bu yana kendi kontrolünde bulunan distribütör firmalar ( POAŞ ve POPAŞ) aracılılığıyla gerçekleştirmiştir. 380 Peugeot marka araçların dağıtımı, 1993 yılından 2000 yılına kadar POAŞ; 1.3.2000 tarihinden sonra da POPAŞ tarafından yapıl maktadır . POPAŞ ın kurulmasından önceki dönemde POAŞ, dağıtım sistemindeki yetkil i satıcı ve servislerle, Peugeot marka araçların ve bu araçlara ilişkin olarak müşterilerin ve servislerin ihtiyacı olan yedek parçaların yeniden satışı ile araçların ihtiyacı olan servis hizmetlerinin temini konusunda soruşturma konusunu oluşturan "Yetkil i Satıcılık Sözleşmesi"; araçların ihtiyaç duyduğu bakım, tamir ve garantisi ile satış sonrası servisin verilmesi konusunda "Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmesi"; satış sonrası servis hizmetlerinde ihtiyaç duyulan ve Peugeot tarafından önerilen atö lye alet ve ekipmanlarla ilgili olarak ayrıca "Alet/Ekipman 390 Satış Sözleşmesi" imzalamıştır. 2000 yılında ise Fransız üretici ile Türkiye de Peugeot lisansıyla ticari araç üretimi yapan Kıraça Grubu arasında ortaklık kurulması amacıyla azınlık hisselerine Kıraça nın, çoğunluk hisselerine Automobiles Peugeot nun sahip olduğu POPAŞ kurulmuş ve Peugeot marka araçların distribütörlüğünü yapmaya başlamıştır. POPAŞ ta Kıraça hisseleri bulunmakla beraber teşebbüsün kontrolü Automobiles Peugeot nun elindedir. 2003 yılı içinde ise Kıraça grubu elinde bulunan POPAŞ hisselerini Automobiles Peugeot ya devretmiştir. 400 Peugeot marka araçların distribütörlüğünü POPAŞ ın devralmasından sonra, POAŞ tarafından akdedilen bayilik sözleşmeleriyle ilgili olarak bayilik sisteminin tamamına yönelik herhangi bir işlem yapılmadığı, sözleşmelerin hükümlerinin uygulanması ve bu sözleşmelerle oluşturulan dağıtım sistemi çerçevesinde POAŞ tarafından yürütülen distribütörlük faaliyetlerine POPAŞ ile devam edildiği görülmektedir. Bu Karar ın G.3.1 bölümünde yer alan 3. tespitte, POPAŞ, POAŞ ve çeşitli yetkili satıcılar arasında imzalanmış bulunan fesih protokollerinde, 1.3.2000 tarihinden itibaren POAŞ ın yetkili satıcılık sözleşmelerinden kaynaklanan hak ve 410 yükümlülüklerinin POPAŞ tarafınd an devralındığı ifade edilmektedir. Yine aynı bölümde yer verilen 2. tespitte ise POPAŞ tarafından bazı yetkili satıcılara gönderilen fesih ihbarnamelerinde POAŞ ile yetkili satıcı arasında imzalı bulunan yetkili satıcılık anlaşmasının POPAŞ tarafından feshedilmek istendiğine ilişkin ifadeler bulunmaktadır. 06-66/885 -255 11Söz konusu tespitler ve özellikle de hem POPAŞ hem de POAŞ ın altında imzası bulunan fesih ihbarnamesinde yer alan ifade, POPAŞ ın, POAŞ ın yerine aynı faaliyetleri (Peugeot araçların distribütörlüğü) gerçekleştirmeye başlamasıyla 420 POAŞ ın yetkili satıcılarla imzalamış bulunduğu sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri devraldığını, bayilik ilişkilerini bu sözleşmeler temelinde yürüttüğünü göstermektedir. Bu çerçevede, aynı ekonomik bütünlük içinde y er alan POAŞ ve POPAŞ ın 4054 sayılı Kanun anlamında tek bir teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerektiği de göz önünde bulundurulduğunda, soruşturma konusu sözleşmelerin bir tarafını yetkili satıcı ve servislerin oluşturduğu, diğer tarafını ise 1.3.2000 tar ihine kadar Automobiles Peugeot nun kontrolünde bulunan POAŞ ın, bu tarihten sonraki dönemde ise yine aynı ekonomik birlik içindeki POPAŞ ın oluşturduğu sonucuna 430 ulaşılmaktadır. G.3.3. Sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun ve 1998/3 Sayılı Tebliğ Karşısındaki durumu Motorlu taşıt dağıtım anlaşmaları, içerdikleri dikey sınırlamalar nedeniyle (bölge ve müşteri kısıtlamaları ve rekabet yasakları), rekabeti kısıtlayıcı nitelikteki hükümleri bünyesinde barındırabilmektedir. Farklı sağlayıcıların yeniden satıcılarıyla yapılmış olmalarına rağmen motorlu taşıt dağıtımının özel nitelikleri gereği birbirlerine nitelik itibarıyla çok benzeyen bu anlaşmalarda var olan rekabet kısıtlamaları 4054 sayılı Kanunun 4. maddesiyle yasaklanmaktadır. 440 Ancak bir çok diğer dikey anlaşma gibi bazı koşulları taşımak kaydıyla motorlu taşıt sektöründekilerin de etkinliği ve kaliteyi artırıcı etkilerinin bulunmaları sebebiyle söz konusu anlaşmaların Kanunun 5. maddesinde öngörülen muafiyet çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıtlar sektöründe dağıtımın, benzer kısıtlamalar içeren yeniden satış anlaşmaları ağıyla örgütlenmesi nedeniyle, 1.4.1998 de 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği yayımlanmıştır. Diğer taraftan Re kabet Kurulu tarafından verilen çok sayıda Kararda, motorlu taşıt, yedek parça ve servis hizmetlerinin bir arada dağıtımına yönelik dağıtım 450 anlaşmalarının Tebliğ e uygun olmayan hükümleri bulunması durumunda, anlaşmaların Tebliğ ile uyumlu hale getirilerek grup muafiyetinden yararlanmasının sağlanması yöntemi benimsenmekte; Tebliğ hükümlerini aşan sınırlamalara çoğunlukla bireysel muafiyet tanınmamaktadır. Bu durumun nedeni 1998/3 sayılı Tebliğ in tamamıyla motorlu taşıt dağıtımının özel nitelikleri göz önünde bulundurularak hazırlanmış, sektöre özgü bir Tebliğ olmasıdır. Bu sektörde yapılan dağıtım anlaşmalarının Kanun un 5. maddesinde yer alan şartları sağlaması, beklenen faydaların ortaya çıkabilmesi ve özellikle de rekabetin gereğinden fazla kısıtlanmama sı şartının sağlanması bakımından hassas görülen noktaların ayrıntılı bir biçimde Tebliğ de düzenlenmiş olması 460 nedeniyle, çok özel şartlar bulunmadıkça, anlaşmaların muafiyet 06-66/885 -255 12değerlendirmesinde 1998/3 sayılı Tebliğ de öngörülen çerçevenin kullanılması uygu n görülmektedir. Soruşturma konusunu oluşturan Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri, Peugeot marka motorlu araçların Türkiye deki dağıtımı amacıyla distribütör firma ile yetkili satıcı ile servisler arasındaki ilişkileri düzenleyen sözleşmelerdir. Yetkili Satı cılık Sözleşmesi Madde II -2 de Yetkili Satıcı, satış hakkını münhasıran İskitler - ANKARA2 da yürütecektir ifadesi yer almaktadır. Madde II -3 te ise Yetkili Satıcının başka marka araçların satışıyla iştigal etmesini engelleyen bir rekabet 470 yasağı hükmü geti rilmektedir. Sözleşmelerde yer alan ve aşağıdaki bölümlerde yer verilen bazı diğer hükümlerin yanında, dağıtım anlaşmalarında getirilen tipik sınırlamalardan olan bölge münhasırlığı ve rekabet yasağı niteliğindeki söz konusu iki kısıtlama, soruşturma kon usu sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamında rekabeti sınırlayıcı niteliğe sahip olmasına neden olmaktadır. 1998/3 sayılı Tebliğ in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde hangi anlaşmaların bu Tebliğ kapsamına girdiği ortaya konmuştur. Buna göre, "iki teşebbüsün taraf 480 olduğu ve bir tarafın karayollarında kullanım amaçlı üç veya daha fazla tekerlekli motorlu yeni taşıt araçları ile bunlarla birlikte yedek parçalarını ülkenin tamamında veya belirlenmiş bir bölümünde yeniden satış amacıyla yalnız diğ er tarafa veya onunla birlikte dağıtım sistemi içinde yer alan belirli sayıdaki teşebbüslere vermeyi kabul ettiği anlaşmalar", Tebliğ koşullarını taşımak kaydıyla, Kanun un 4. maddesi uygulamalarından grup olarak muaf tutulmuşlardır. Tebliğ in kapsam madd esi uyarınca yalnızca motorlu taşıtların, bunlara ilişkin yedek parçaların ve servis hizmetlerinin dağıtımına ilişkin anlaşmalar Tebliğ 490 kapsamında değerlendirilebilmektedir. Daha önce de belirtildiği üzere, Peugeot bayileri, iki ayrı sözleşme ile yetkilen dirilmektedir. Bayilerle imzalanan temel sözleşme olan Yetkili Satıcılık Sözleşmesi nin "Sözleşmenin Amacı" başlıklı 1. maddesinde Mevcut sözleşmenin amacı yeni Peugeot otomobillerin satışı ile, ilgili yedek parçaların ve bu araçların ihtiyacı olan servis hizmetlerinin temini . ifadesi yer almaktadır. Bayilerle Yetkili Satıcılık Sözleşmesine ek olarak imzalanan Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmesi ile ise servis hizmetlerinin ve yine yedek parçaların dağıtımı daha ayrıntılı bir biçimde düzenlenmekt edir. 500 Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ile bayinin Tebliğ de öngörülen her üç tür ürünün (motorlu taşıt, yedek parça ve servis) dağıtımı konusunda ülkenin belirli bir bölümünde yetkilendirilmiş olmasından dolayı bu sözleşmelerin ve bunlara ek 2 Söz konusu ifade Fatih Motorlu Taşıtlar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile yapılan Yetkili Satıcılık Sözleşmesinden alınmıştır. Her yetkili satıcının sözleşmesinde tanımlanan bölge farklı olmaktadır. 06-66/885 -255 13olarak yine bay ilerle imzalanan Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmesi'nin bir bütün olarak 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere Yetkili Satılık Sözleşmeleri çeşitli defalar Kurul gündemine gelmiş ve değ erlendirilmiş, 9.11.1999 ile 30.4.2002 tarihli Kurul 510 Kararları nda Peugeot nun bayileri ile imzaladığı "Yetkili Satıcılık Sözleşmesi"nin IV, VII/c ve VIII. maddelerinin, 1998/3 Sayılı Tebliğ e aykırı biçimde düzenlendiği ve anlaşmaların değiştirilerek grup muafiyetinden yararlanır hale getirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Soruştruma süresince yapılan incelemelerde de hem Yetkili Satıcılık Sözleşmesi hem de Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmeleri'nin 1998/3 sayılı Tebliğ de öngörülen kısıtlamalardan daha fazlasını içermekte olduğu, sözleşmelerde muafiyetten yararlanabilmesi için gereken bazı hükümlerinin ise bulunmadığı tespit edilmiştir. Sözleşme hükümlerinin 1998/3 sayılı Tebliğ karşısındaki durumu 520 aşağıda konu başlıkları altında ele alınmıştır. G.3.3.1. Eşdeğer Kalitede Yedek Parça Kullanımına İlişkin Hükümler Soruşturma konusu Yetkili Satıcılık Sözleşmesi nin "Yedek Parça" başlıklı VII. maddesinin üçüncü fıkrasında "Yetkili satıcı orijinal yedek parçaları sadece distribütörden satın alacak, piyasa da bulunan taklit yedek parçaların alım ve satımını yapmayacaktır." hükmü yer almaktadır. Benzer şekilde Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmesi Madde III -3 (b) de yetkili servisin Distribütörün garantisi altında bulunacak olan orijinal yedek 530 parçala rı sadece Distribütör den satın alacağı hükme bağlanırken, aynı fıkranın (c) bendinde başka kaynaklardan temin edilebilecek taklit yedek parçaları satın alıp kullanmayacak ve bu parçaları Peugeot binek otomobillerinin tamir ve bakımı için orijinallerinin yerine ikame etmeyecektir. ifadesi yer almaktadır. Motorlu taşıtların yedek parçaları, çoğunlukla araçların bakım onarım işlerinde kullanıldığı için, üreticilerin yetkili servis ağları vasıtası ile dağıtılmaktadır. Yedek parça piyasasında rekabetin gerçe kleşebilmesi bakımından, sağlayıcılar tarafından dağıtılan yedek parçalara alternatif yedek parçaların yetkili servis ağlarına girebilmesi önem taşımaktadır. 540 Motorlu taşıtların bakım -onarımını yaptırırken tüketicilerin, sağlayıcı tarafından dağıtılan orij inal yedek parçaların yanında bunlarla aynı işlevi görebilecek nitelikte ancak başka kanallardan gelen eşdeğer kalitedeki yedek parçaları da kullanma şansına sahip olması gerekmektedir. Tüketicilerin, uygun kalitedeki yedek parçaları bir başka üreticiden satın alma hakkını korumak ve alternatif yedek parçaların, taşıt sağlayıcıları tarafından dağıtılan orijinal yedek parçalarla eşit koşullarda rekabet edebilmesini sağlamak amacıyla 1998/3 sayılı Tebliğ de, yetkili satıcıların, sözleşmeye konu olan 550 06-66/885 -255 14mallarla eşdeğer kalitede yedek parçaları temin etme ve araçları bu parçaları kullanarak tamir etme konusunda özgür olmalarını sağlayan hükümler getirmiştir. Tebliğ in 4. maddesinin b -5. bendinde yetkili satıcılara, sağlayıcı tarafından Anlaşma konusu mallarla a ynı kalitede olmayan başka yedek parçaları satmama, tamir ve bakımda kullanmama yükümlülüğü getirilmesi grup muafiyeti kapsamına giren yükümlülükler arasında sayılmıştır. Öte yandan Tebliğ in 7 (h) maddesinde "sağlayıcının, satıcının 4. maddenin b -5. bend inde yer alan anlaşma konusu mallarla rekabet edebilecek ve onların kalitesinde denk olan yedek parçaları dilediği bir üçüncü teşebbüsten elde etme serbestliğini doğrudan veya 560 dolaylı olarak sınırlandırması" grup muafiyeti kapsamı dışında kalan koşul ve yükümlülükler arasında sayılmıştır. Soruşturma konusu sözleşmelerde yer verilen hükümlerle, bayilerin, distribütör firma tarafından sağlanan orijinal parçalar dışında diğer kaynaklardan elde edecekleri eşdeğer kalitedeki parçalar da dahil olmak üzere tüm ye dek parçaların kullanımının önü kapanmaktadır. Buna karşılık 1998/3 sayılı Tebliğ de sağlayıcıya sağlanan muafiyet, sözleşme ile yalnızca orijinalinden daha az kaliteli olan parçaların tamirat ve bakım işlerinde 570 kullanılmasını engelleyecek hükümler konab ilmesi ile sınırlıdır. Bu nedenle madde bu haliyle, alternatif yedek parça kullanımının önünü tamamen kapamakta ve ilgili Tebliğ de öngörülenin ötesinde bir rekabet sınırlaması getirmektedir. G.3.3.2 . Asgari Sözleşme ve Feshi İhbar Süreleri Motorlu taşı tlar sektöründe güçlü ve bağımsız bir yetkili satıcılık yapısının, daha rekabetçi bir şekilde faaliyet göstermesi ve tüketicinin yararına olacak yeniliklere imza atması mümkündür. 1998/3 sayılı Tebliğ in motorlu taşıt dağıtımındaki temel amaçlarından biri, yetkili satıcıları, sağlayıcılar karşısında korumak ve ekonomik 580 kararlarını özerk bir biçimde alabilmelerini sağlamak olmuştur. Bunun nedeni, yetkili satıcıların çoğunlukla sağlayıcıların ekonomik gücüne karşı koyamayacak nitelikte küçük ölçekli işletmele r olmasıdır. Motorlu taşıt dağıtım anlaşmaları, karar haklarının asimetrik bir şekilde tahsis edilmesine yol açmaktadır. Söz konusu anlaşmalarda yetkili satıcıların karar hakları en iyi satış ve asgari kalite düzeyine ulaşmak amacıyla sağlayıcılar tarafın dan önemli düzeyde kısıtlanırken, sağlayıcılara geniş yorum, uygulama ve yaptırım gücü sunulmaktadır. Anlaşmalarda getirilen yaptırımlar, çoğunlukla yetkili satıcılara yönelik olup genellikle güçlü taraf olan üreticilere yönelik yaptırım 590 getirilmemektedir. Motorlu taşıt dağıtımında yetkili satıcılık, yüksek miktarda yatırım isteyen bir iştir ve yatırımın geri dönüşü, diğer perakende sektörleriyle kıyaslandığında düşük gerçekleşmektedir. Diğer yandan söz konusu yatırımın önemli bir bölümünün markaya özgü ni telikte olması, yetkili satıcıların sattıkları markanın sağlayıcısına 06-66/885 -255 15bağımlılıklarını daha da artırmaktadır. Sağlayıcıların, yetkili satıcılık anlaşmalarını kısa ihbar süreleriyle kolaylıkla feshedebilmesi, ihbar süresi sonrasında yetkili satıcıların, diğ er markalarla anlaşma yapma imkânının oldukça kısıtlı olmasından dolayı fesih tehdidini, sürekli üzerlerinde hissetmesine neden olacaktır. 600 Sağlayıcılar, fesih tehdidini yetkili satıcılık sözleşmelerinde yer veremedikleri rekabeti sınırlayıcı davranışları g erçekleştirmek; örneğin, yetkili satıcının yeniden satış fiyatına uyumunu sağlamak ya da eşdeğer kalitede yedek parça kullanmasını engellemek gibi amaçlar doğrultusunda kötüye kullanabilmektedirler. Söz konusu nedenlerle 1998/3 sayılı Tebliğ, motorlu taşı t dağıtım anlaşmalarının grup muafiyetinden yararlanabilmesi için dağıtım anlaşmalarında bulunması gereken asgari feshi ihbar süreleri getirerek, güçsüz konumdaki yetkili satıcının yaptığı yüksek miktardaki yatırımın karşılığını alabilmesini sağlayacak fin ansal bir 610 koruma getirmeyi ve bu yolla, yetkili satıcının ekonomik bağımsızlığını sağlayıcının fesih tehdidi karşısında korumayı amaçlamıştır. 1998/3 sayılı Tebliğin 2000/3 sayılı Tebliğ ile değişik 6. maddesinin ikinci paragrafı uyarınca: b) Belirsiz süreli anlaşmalarda yer alacak feshi ihbar süresinin, her iki taraf için en az iki yıl olması; ancak sağlayıcının anlaşmaya son vermesi halinde kanundan veya anlaşmadan dolayı uygun bir tazminat ödemek zorunda olduğu veya satıcının dağıtım sistemine ilk ke z girdiği ve anlaşma süresinin veya anlaşmanın 620 olağan feshi ihbar süresinin bu satıcı tarafından ilk kez kabul edildiği hallerde bu sürenin asgari bir yıl olması, c) Belirli süreli anlaşmalarda ise, anlaşma süresinin en az beş yıl olması ve anlaşmada yer alacak olan yenilememe isteğini anlaşmanın sona ermesinden asgari altı ay önce bildirmeyi her iki tarafın da kabul etmesi. anlaşmalara muafiyet tanınabilmesi için zorunlu haller arasında sayılmıştır. Peugeot Yetkili Satıcılık Sözleşmelerinde ise, "Sözle şmenin Süresi ve Feshi" 630 başlıklı VIII. maddesinde, "İşbu sözleşme her iki tarafça imzalandığı tarihte yürürlüğe girecek ve taraflardan herhangi birinin 3 ay önceden yazılı tebligatı halinde vadesinde son bulacaktır." ibaresi yer almaktadır. Benzer bir hükü m Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmesi nde de bulunmaktadır. Süresiz olarak imzalandığı için Tebliğ hükümleri uyarınca 2 yıllık, belli şartların varlığı halinde ise en azından 1 yıllık bir feshi ihbar süresi bulunması gereken anlaşmalarda yalnızca 3 aylık bir feshi ihbar süresi bulunmaktadır ve bu durum sözleşmelerin grup muafiyeti kapsamı dışına çıkmasına neden olmaktadır. 06-66/885 -255 16G.3.3.3 . Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Hükümler 640 Yetkili Satıcılık Sözleşmesi Madde II -1 de; Distribütör, Yetkil i Satıcı ya ithalatını yaptığı yeni Peugeot otomobilleri, yedek parçaları, teçhizat ve aksesuarları yayınlayacağı liste fiyatları üzerinden nihai tüketiciye satma ve satışla ilgili ticari işlemleri yapma hakkını verir. hükmü yer almaktadır. Peugeot Marka Otomobillerin Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmesi Madde III-3 (b) de ise, 650 Distribütör ün garantisi altında bulunacak olan orijinal yedek parçaları sadece Distribütör den satın alacak ve bunları Distribütör tarafından yayınlanan fiyatlardan sata caktır hükmü yer almaktadır. Bu hükümler, yetkili satıcıların hem araç hem de yedek parça konusunda yeniden satış fiyatlarının distribütör firma tarafından belirlenmesi anlamına gelmektedir. Rekabet hukukunda bir sağlayıcının dağıtıcılarının veya yetkil i satıcılarının 660 anlaşma konusu ürüne uygulayacakları satış fiyatını belirlemesi, yeniden satış fiyatının tespiti olarak adlandırılmaktadır. Dikey anlaşmalarda yeniden satış fiyatının tespiti de, tıpkı yatay fiyat tespiti anlaşmalarında olduğu gibi rekabeti sınırlayıcı olarak kabul edilmekte ve yasaklanmaktadır. Yeniden satış fiyatı tespiti aynı zamanda rekabet hukukunda en ağır sayılan dikey kısıtlamalar arasında sayılmaktadır. 4054 sayılı Kanun un 4. maddesinin Mal ve hizmetlerin alım ya da satım fiyatı nın, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi şeklindeki (a) bendi kapsamında yasaklanan bu 670 türdeki bir kısıtlamaya, 1998/3 sayılı Tebliğ de de muafiyet tanınmamaktadır. 1998/3 sayılı Tebliğ in 7 (e) maddesinde Üretici, sağlayıcı veya dağıtım sistemi içindeki diğer teşebbüslerin, anlaşma konusu malların yeniden satışında, satıcının fiyat belirleme ve indirim konusundaki serbestliğini doğrudan ya da dolaylı olarak kısıtlaması. grup muafiyeti kapsamı dışında kalan koşul ve yükümlülükler arasında sayılmaktadır. Rekabet Hukuku uygulamalarında genel olarak rekabeti kısıtlayıcı kabul edilmeyen tek fiyat uygulaması, sağlayıcının dağıtıcıya tavsiye edilen fiyatların 680 listelerini sunduğu ancak dağıtı cılarını kendi satış fiyatlarını belirlemek konusunda serbest bıraktığı uygulamadır. Soruşturma konusu sözleşmelerde yer alan hükümlerin ise tavsiye edilen satış fiyatlarının belirlenmesine değil doğrudan yeniden satış fiyatının tespit edilmesine ve yetkil i satıcının söz konusu satış fiyatlarına uyumunun zorunlu kılınmasına yönelik düzenlemeler olduğu açık bir 06-66/885 -255 17biçimde görülmektedir. Bu nedenle sözleşmelerde yer alan söz konusu hükümler hem 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi hem de 1998/3 sayılı Tebliğ e aykırı lık teşkil etmektedir. Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun un 4. maddesinde ...doğrudan veya dolaylı 690 olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar yasaklanmaktadır. Madde hükmünden anlaşılacağı üzere bir anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı olarak kabul edilebilmesi için mutlaka bu etkiyi doğurması gerekmemektedir. Bu nedenle bayilik sözleşmelerin de açıkça yetkili satıcıya yeniden satış fiyatına uyma zoru nluluğu gibi ağır bir dikey kısıtlama getirilmesi, uygulamaya bakılmaksızın 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil etmektedir. G.3.3.4 Diğer Markaların Satışı ile İlgili Hükümler 700 Yetkili Satıcılık Sözleşmesi Madde II -3 de; Yetkili Satıcı, faaliyetlerinde mevcut sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı olabilecek hiç bir teşebbüste bulunmayacak ve Peugeot markasından başka dolaylı veya dolaysız hiç bir aracın satışı ile ilgilenmeyecektir. hükmü yer almaktadır. 1998/3 sayı lı Tebliğ'in 4b -3 maddesinde; Ayrı satış yerlerinde, ayrı bir yönetimle ve ayrı bir yasal varlık halinde ve 710 markalar arasında karışıklıktan kaçınacak şekilde satış halleri hariç olmak üzere üreticiden başka kişiler tarafından sunulan motorlu yeni taşıt a raçlarını satmama yükümlülüğü getirilmesini grup muafiyeti kapsamına giren yükümlülükler arasında sayılmıştır. Bir başka deyişle Tebliğ, başka markaların satışı ile ilgili olarak sağlayıcı tarafından getirilebilecek rekabet yasaklarına ancak belli sınırl ar dahilinde izin vermektedir. Tebliğ hükümlerine göre belirli şartlara sahip olunması kaydıyla yetkili satıcılara başka marka araçları satabilme imkanının tanınması gerekmektedir. Yetkili satıcılık sözleşmesinin ilgili maddesinde ise, yetkili 720 satıcının do laylı veya dolaysız olarak hiç bir başka marka aracın satışı ile ilgilenmeyeceği hükme bağlamakta ve açık bir biçimde yetkili satıcıya Tebliğ de muafiyet tanınandan daha fazla bir kısıtlama getirilmektedir. Anlaşmada yer alan söz konusu hüküm Kanun un 4. m addesi kapsamında bir ihlal teşkil etmekte ve 1998/3 sayılı Tebliğ hükümlerine de aykırılık taşımaktadır. 730 06-66/885 -255 18G.4. Savunmalar ve Hukuki Değerlendirme G.4.1 . Soruşturma konusu sözleşmelerin yürürlükte bulunmadığına ilişkin savunma Tarafların savunmalar ında, - sözleşmelerini POAŞ la imzalayan bayilerin Mart 2000 sonrası fiilen POPAŞ la çalıştıkları, muhasebelerini karşılıklı olarak POPAŞ la tuttukları, söz konusu 740 tarihten itibaren imzaladığı sözleşmeleri değiştirmesi istenen POAŞ ın bayiler ile arasınd aki sözleşmelerin tamamını bu tarih itibariyle feshettiği ve halen tasfiye halinde bulunduğu, bu nedenle soruşturma konusu sözleşmelerin yürürlükte bulunmadığı ve Kurul Kararlarında istenen değişikliklerin bu nedenle yapılamadığı; - POAŞ tarafından imzal anan sözleşmelerden POPAŞ ın sorumlu tutulamayacağı, POPAŞ ın, POAŞ ın halefi olmadığı gibi POAŞ tarafından akdedilen sözleşmeleri devir de almadığı, POAŞ ın bayilerle akdettiği sözleşmelerin, tamamen üçüncü şahıs olan POPAŞ nezdinde hak veya borç doğurmay acağı, POPAŞ ile bayiler 750 arasında akdedilen yazılı hiçbir sözleşme bulunmadığı, POPAŞ ile bayiler arasındaki ticari ilişkinin sözlü akitler ile ticari teamüllere dayandığı; - POAŞ ile POPAŞ ın birbirinden ayrı ve bağımsız iki hukuki varlık olduğu, iki şirketin yönetim organlarının tamamen başka insanlardan oluştuğu, iki şirketin ekonomik açıdan beraber hareket etmelerinin söz konusu olamayacağı, zira POAŞ ın, POPAŞ kurulduktan sonra distribütörlük faaliyetini durdurduğu ve bu iki şirketin aynı ekonomik ama ç için faaliyet göstermedikleri; iddialarına yer verilmiştir. 760 Teşebbüs savunmalarında, soruşturmaya konu olan ve POAŞ tarafından imzalanmış bulunan tüm Yetkili Satıcılık Sözleşmelerinin distribütörlüğün POPAŞ a geçişini takiben tüm bayilerle feshedildiği ve böylelikle sözleşmelerin yürürlükten kalktığı ifade edilmektedir. Diğer taraftan soruşturma çerçevesinde yapılan tespitlerle çelişen bu iddia taraflarca belgelenmemiştir. Soruşturma süresince, çeşitli bayilere imzalanan sözleşmelerin 2000 ile 2002 yılları arasında POPAŞ veya POAŞ tarafından feshedildiği görülmüştür. Diğer taraftan bu fesih işlemleri, savunmalarda iddia edildiği türde, POAŞ tarafından 770 tüm bayilik ağıyla yazılı bayilik ilişkinin sonlandırılması ve ilişkinin POPAŞ la sözlü olarak yürütül mesi amacıyla yapılan genel bir fesih değil, bayiliğine tamamıyla son verilmek istenen çeşitli teşebbüslere, iki yıllık bir dönem içinde farklı tarihlerde POAŞ veya POPAŞ tarafından gönderilen ihbarnamelerle gerçekleştirilen muhtelif işlemleridir. 06-66/885 -255 19Peugeo t ürünlerinin Türkiye distribütörlüğünün POPAŞ a geçmesinden sonraki dönemde, bazı bayilerin sözleşmeleri feshedilmiş, bazılarınınki feshedilmemiş ve sözleşmeleri feshedilmeyen bayilerle çalışılmaya devam edilmiştir. Kurulun soruşturma açmasına temel teşki l eden 9.11.1999 tarihli 99 -51/553 -346 sayılı 780 Çapa Kararı nın önaraştırması sırasında, Kurum raportörlerine sunulan bayi listesinde 34 bayi yer almaktadır. Yürütülen soruşturma ile ilgili kararın verildiği 27.12.2004 tarihi itibarıyla ise bu bayilerden 18 inin, imzaladıkları Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ne ilişkin olarak POAŞ tarafından yapılan herhangi bir fesih bildirimi bulunmaksızın POPAŞ la bayilik ilişkilerinin devam ettiği tespit edilmiştir. Peugeot marka araçların dağıtımının Mart 2000 itibarıyla P OPAŞ taraftan gerçekleştirilmeye başlamasıyla POPAŞ, POAŞ ın sahip olduğu bayilik sistemini ve bu sistemin hukuki zeminini oluşturan sözleşmeleri temel almıştır. Kararın G.3.1. bölümünde yer verilen tespitlerde ifade edildiği üzere, altında hem POAŞ hem P OPAŞ hem de çeşitli yetkili satıcıların imzası bulunan bazı fesih 790 protokollerinde aynen; Peugeot Otomotiv A.Ş. ile (yetkili satıcı) arasında 12.2.1998 tarihli Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ve aynı tarihli Peugeot Marka Otomobillerin Servis İstasyonu İş letme Sözleşmesi akdedilmiş bulunmaktadır. Peugeot Otomotiv A.Ş. nin Yetkili Satıcılık Sözleşmesi nden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri 1 Mart 2000 tarihinden itibaren Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. tarafından devralınmış ve o tarihten itibaren bu sözl eşmenin hükümleri Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. ile (yetkili satıcı) arasında geçerli olarak taraflarca kabul edilmiştir. ifadeleri yer almaktadır. 800 Altında her üç tarafın da imzası bulunan söz konusu belgeden açık bir biçimde görüldüğü üzere, savunmada yer verilen, dağıtımın POPAŞ a devrinden sonra "sözleşmelerin tarafların karşılıklı kabulü ile yürürlükten kalktığı" ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır. Yukarıdaki belgede yer alan ifadeler, savunmada ifade edilenin tam tersine, dağıtımın POPAŞ a devrinden s onraki dönemde tarafların, sözleşmenin yetkili satıcı ile POPAŞ arasında yürürlükte kalması konusunda mutabık kaldıklarını göstermektedir. Diğer yandan bu noktada borçlar hukukundaki sözleşme kavramıyla Rekabet Hukukundaki anlaşma kavramlarının tam ol arak örtüşmediğini hatırlatmakta fayda görülmektedir. Rekabet hukukunda bir anlaşmanın varlığından söz 810 edebilmek için taraflar arasında mutlaka borçlar hukuku anlamında tam bir sözleşmenin akdedilmiş olması gerekmemektedir. Bir anlaşmanın varlığı ve tarafl arın kendilerini bu anlaşmayla bağlı hissetmesi 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamındaki bir anlaşmadan söz edebilmek için yeterli olabilmektedir. Soruşturma konusu bakımından, dağıtımın POPAŞ a geçmesinden sonraki dönemde, POAŞ ile yetkili satıcılar a rasındaki yetkili satıcılık sözleşmelerinin 06-66/885 -255 20borçlar hukuku karşısındaki durumundan bağımsız olarak, söz konusu sözleşme hükümleri temelindeki bir anlaşmanın (yazılı veya sözlü olması fark yaratmaksızın) POPAŞ ile yetkili satıcılar arasında mutabakat sağlan arak uygulanmaya devam ettiği açık bir biçimde görülmektedir. Bu durum, yukarıda 820 ifade edilen ve tarafların mutabakatını net bir biçimde belgeleyen fesih protokolünün yanındaki diğer bulgularla da desteklenmektedir. Kararın G.3.1. bölümünde yer alan 2. tes pitte de görüleceği üzere, 11.5.2001 ile 8.3.2002 arasında POAŞ la başlayan çok sayıda bayilik ilişkisine, POPAŞ tarafından gönderilen fesih ihbarnameleri ile son verilmiştir. Maestro Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ye (Maestro) gönderilen 11.5.2001 tarihli ihbarnamede Gönderen , Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. (POPAŞ) olarak görünmektedir. İhbarnamelerin Konu bölümünde ise Peugeot Otomotiv A.Ş. (POAŞ) ile Muhatap arasında var olan Yetkili Satıcılık ilişkisinin iptaline 830 ilişkin ihbardır ifades i yer almaktadır. Görüldüğü üzere Maestro isimli Bayisi ile POAŞ arasındaki Yetkili Satıcılık Sözleşmesi'ne 11.5.2001 tarihi itibariyle son veren firma POAŞ değil POPAŞ tır. Maestro isimli bayi, POAŞ ile arasındaki Yetkili Satıcılık Anlaşması nın feshin den sonraki dönemde, Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi nde POPAŞ aleyhine dava açmıştır. POPAŞ ın söz konusu davadaki vekilleri imzalı ve 2.7.2002 tarihli cevap dilekçesinde yapılan savunma tamamıyla taraflar arasında mün akid Yetkili Satıcılık Sözleşme sine dayandırılmakta, dilekçenin 7 No lu paragrafında ise Nitekim müvekkilimiz şirket (POPAŞ) sözleşmeden kaynaklanan hakkını 840 kullanarak... taraflar arasında mün akid yetkili satıcılık sözleşmesi ni feshetmiştir. ifadesi yer almaktadır. Savunmanın hiçbir yerinde taraflar arasındaki ilişkinin sözlü bir şekilde yürüdüğünden söz edilmezken, taraflar arasındaki Yetkili Satıcılık Sözleşmesinin bir sureti dilekçe ekinde sunulmuştur. POPAŞ vekilleri tarafından, mahkemeye sunulan yazılarda, tam da sözleşmelerin , grup muafiyeti kapsamı dışında kalınmasına neden olan, Kurul tarafından değiştirilmesi istenen ve nihayet soruşturma açılmasına neden olan feshe ilişkin hükmüne dayanarak gerçekleştirilen işlem "POPAŞ ın sözleşmeden kaynaklanan hakkının kullanılması" ola rak açıklanırken, müvekkil hakkında Rekabet Kurulu 850 tarafından açılan soruşturmada bununla tamamen çelişkili bir biçimde, POPAŞ ın, POAŞ ile bayilerinin imzaladığı sözleşmelerin tarafı olmadığı, bu sözleşmelerle ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığı ifade e dilmektedir. Hem soruşturma raporunda hem de bir önceki bölümde ayrıntılı olarak yer verilen tespit ve değerlendirmeler, savunmada yer verilen bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, savunmada yer verilen iddiaların aksine POAŞ ın dağıtım sistemindeki teşeb büslerle ilişkisinin aynı sözleşmeler temelinde aynı ekonomik bütünlük içindeki bir diğer firma POPAŞ tarafından devam ettirildiğini göstermektedir. Esasen, POPAŞ ile POAŞ ın aynı ekonomik bütünlük içinde 860 olması ve yetkili satıcılarla aralarındaki ilişkini n yapısından dolayı, POPAŞ ve 06-66/885 -255 21POAŞ arasında hukuki anlamda bir halefiyet ilişkisinin olup olmaması bu değerlendirme bakımından önem taşımamaktadır. Kararın G.2. bölümünde yer verilen bilgilere göre, her iki firmanın da ayrı birer hukuki varlık oldukları v e bu firmaların yönetim kurulu üyeliklerinin farklı kişilerden oluştuğu hususları doğrudur. Ancak rekabet hukukunda, firmaların ayrı birer hukuki varlığa sahip olmaları mutlaka ayrı teşebbüsler olmaları sonucunu doğurmamaktadır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "teşebbüs" kavramına yer verilmiştir. Bu tanıma göre teşebbüs, "piyasada mal veya hizmet 870 üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimleri" ifade etmektedir. Rekabet hukuku uygulamalarında "teşebbüsler" muhatap alınmaktadır. Birden çok ve farklı hukuki varlıklara sahip firmanın tek bir teşebbüs olarak kabul edilmesi ise, Kanun un uygulamalarında sık karşılaşılan bir durumdur. Bu noktada kritik husus, bu firma ların "ekonomik bakımdan bir bütün teşkil" etmeleridir. Kararın G.2 bölümünde de görüleceği üzere, her iki firmanın en büyük ve yönetimde hak sahibi hissedarı, aynı ekonomik varlıktır (Automobiles Peugeot S.A.). Bu bakımdan, aynı firmanın kontrolünde bulun an iki ayrı "hukuki varlık"ın 880 ayrı birer "teşebbüs" olarak değerlendirilmesi, 4054 sayılı Kanun ve uygulaması bakımından mümkün değildir. Rekabet hukuku bakımından önemli olan, Peugeot otomobillerinin dağıtımı için kurulan sistem ve bu sistemin temeli ola n sözleşmelerdir. Bu sistemi yürüten ve sözleşmeleri uygulayan firmanın hangisi olduğu, bu firmalar aynı ekonomik bütünlük içinde olduğu ve tek bir teşebbüs olarak nitelendirebildiği sürece önem taşımamaktadır. G.4.2. Rekabet Kurulunca başlatılan soruştu rmanın 4054 sayılı Kanun da 890 belirlenen hükümlere aykırı olduğu yönündeki savunma Teşebbüs savunmalarında, soruşturma açılmasına ilişkin Kurul Kararı nda 10.4.2003 tarihli Kurul Kararı nın yerine getirilmemesinin gerekçe gösterildiği, oysa bu Karar hakkınd a Danıştay da iptal davası açıldığı, Danıştay daki bu dava sonuçlanmadan Rekabet Kurumu tarafından soruşturma açılmasının sakat olduğu iddia edilmiş, soruşturmanın Danıştay ın kesin kararını vereceği tarihe kadar durdurulması talep edilmiştir. Türk idare hukuku sisteminde idari kararların uygulanma prensibi hakimdir. Buna 900 göre, bir idari karar aleyhine başvurulan yargı mercii yürütmeyi durdurma kararı vermediği sürece, idari işlemler uygulanma kabiliyetini haizdir. Bu çerçevede 4054 sayılı Kanunun uygulama sı bakımından bir Kurul kararına karşı iptal davası açılmış olması teşebbüslerin karara uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Soruşturma konusu bakımından teşebbüsten beklenen, Kurul kararı doğrultusunda anlaşmalarını düzeltmesi iken, teşebbüsün kar ara uymaması Kanun'da öngörülen diğer hükümlerin uygulanmasını gerektirmiştir. 06-66/885 -255 22Kaldı ki Soruşturma Raporu'nda da belirtildiği üzere, Kurulun 10.4.2003 tarih, 03 - 23/279 -M sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle taraflarca dava açılmıştı r. Danıştay Onuncu Dairesi 10.10.2003 tarih ve E:2003/2111 sayılı 910 kararıyla yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar vermiştir. Taraflar söz konusu karara itiraz ederek yürütmenin durdurulmasını talep etmişler, ancak söz konusu itiraz, Danıştay İdar i Dava Daireleri Genel Kurulunun 29.4.2004 tarih 2003/1427 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bu durumda dahi soruşturmaya konu teşebbüs söz konusu kararın gereklerini yerine getirmemeyi ısrarlı bir şekilde sürdürmüştür. Bu nedenle, soruşturma açılması kar arının sakat olması söz konusu değildir. Kurul un soruşturmayı Danıştay Kararı kesinleşinceye kadar durdurması gibi bir zorunluluğu da bulunmamaktadır. 920 G.4.3. POAŞ ve POPAŞ ça akdedilen yazılı ve sözlü anlaşmaların 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında olmadığ ı savunması Tarafların savunmalarında, soruşturma konusunu oluşturan Yetkili Satıcılık Sözleşmelerinin 1998/3 sayılı Tebliğin kapsam maddesinde öngörülen nitelikte münhasır bir dağıtıcılık ilişkisi kurmadığı, POAŞ ça akdedilen ve yürürlükte olmayan yazılı anlaşmalar ile POPAŞ ça akdedilen sözlü akitlerde, yalnız diğer tarafla sözleşme yapılacağına veya ülkenin tamamında ya da belirlenmiş herhangi bir bölümünde başka herhangi bir teşebbüs ile sözleşme 930 yapılmayacağına ilişkin herhangi bir taahhüdün yer almad ığı, benzer şekilde söz konusu anlaşmalarda diğer tarafla beraber belirli sayıda teşebbüsle sözleşme yapılacağına ilişkin bir taahhüdün de bulunmadığı, bu nedenle Tebliğ in kapsam maddesinde yer alan motorlu yeni taşıt araçları ile bunlarla birlikte yedek parçalarını ... yeniden satış amacıyla yalnız diğer tarafa veya onunla birlikte dağıtım sistemi içinde yer alan belirli sayıdaki teşebbüse vermeyi kabul ettiği anlaşmalar ifadesi nedeniyle sözleşmelerin 1998/3 sayılı Tebliğ Kapsamında olmadığı ifade edil miştir. POAŞ ve POPAŞ, Türkiye sınırları içindeki belirli bölgelerde belirli teşebbüsleri, 940 akdettiği bayilik anlaşmaları vasıtasıyla Peugeot marka motorlu taşıtlar ve yedek parçalarla, satış sonrası hizmetlerin dağıtımı konusunda münhasıran yetkilendirme ktedir. Peugeot Yetkili Satıcılık Sözleşmesi Madde II -2 de açıkça bir bölge tanımlanarak yetkili satıcıya söz konusu bölgede münhasıran satış hakkı verilmektedir. 1998/3 sayılı Tebliğ in kapsam maddesine tamamıyla uygun olan bu türdeki bir dağıtım sistemin i oluşturan anlaşmaların Tebliğ kapsamında değerlendirilmesinin ve diğer hükümlerinin de uygun olması durumunda Tebliğ in sağladığı muafiyetten yararlanabilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Kapsam maddesinde 1998/3 sayılı Tebliğ in motorlu taşıt dağıtımına yönelik 950 imzalanan iki temel tipteki dağıtım anlaşmasını kapsaması amaçlanmaktadır. Bunlardan birincisi distribütörlük anlaşmalarıdır ve bu Tebliğ in ilgili maddesinde öngörülen ilk alternatiftir. Yalnız diğer tarafa ifadesi ile, ürünlerin üret ici 06-66/885 -255 23tarafından Türkiye genelinde distribütör konumundaki tek bir teşebbüse satılması durumu ifade edilmektedir ki bu alternatif soruşturma konusu sözleşmelerdeki duruma uymamaktadır. Kapsam maddesinde öngörülen ikinci alternatif ise Türkiye genelinde bel irli sayıdaki yetkili satıcı ve servislerle yapılan anlaşmalar vasıtasıyla gerçekleştirilen dağıtımı ifade etmektedir. Kapsam maddesinde yer alan onunla (anlaşma 960 imzalanan yetkili satıcı) birlikte dağıtım sistemi içinde yer alan belirli sayıdaki teşebbüse (ülke genelindeki diğer yetkili satıcılar) vermeyi kabul ettiği anlaşmalar ifadesi ile tam da soruşturma konusu sözleşmelerin durumuna uyan ve tipik bir dağıtım sistemi oluşturan yetkili satıcılık anlaşmaları muafiyet kapsamında alınmaktadır. Savunmada iddia edildiği üzere, Tebliğ de yer alan söz konusu ifadenin, sağlayıcının bir yetkili satıcı ile yaptığı bayilik sözleşmesinde, başka teşebbüslerle de sözleşme yapacağına dair bir taahhütte bulunmasının Tebliğden yararlanmak için zorunlu kılınması şeklin de yorumlanması mümkün değildir. Maddenin 970 lafzından yola çıkarak böyle bir yorum yapılması mümkün olmadığı gibi, bu yorumun anlamsal bir sonucu da bulunmamaktadır. Esasen bir sağlayıcının yetkili satıcısıyla yaptığı anlaşmada diğer yetkili satıcılarla sözleşme imzalayacağına dair bir taahhütte bulunmasının bir anlamı bulunmamaktadır, her hangi bir yetkili satıcılık sözleşmesinde böyle bir taahhüdün bulunması beklenemez. Benzer şekilde rekabet kuralları ve muafiyet değerlendirmesi bakımından da bir önemi ya hut anlamı bulunmayan bu türdeki bir taahhüdün Tebliğ in sağladığı muafiyetten yararlanma için bir koşul olarak görülmesi söz konusu değildir. 980 Tebliğ in kapsam maddesinde savunmada üzerinde durulan açıdan her hangi bir sınırlayıcılığı olmaksızın seçici v e münhasır nitelikteki tipik bir motorlu taşıt dağıtım sisteminin çerçevesi çizilmektedir. POAŞ ın kurduğu dağıtım sistemi çerçevesinde imzaladığı yetkili satıcılık anlaşmalarında ise, rekabet kuralları ve muafiyet değerlendirmesi bakımından önemli görüleb ilecek ve özel bir değerlendirmeyi gerektirebilecek her hangi bir farklılık bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle hiçbir alternatif, tarafların temel olarak motorlu taşıt, yedek parça ve servis dağıtımına yönelik olan anlaşmalarının Kanun u ihlal ettiği gerç eğini 990 değiştirmemekte ve en önemlisi tarafları anlaşmalarında Tebliğ de öngörülen asgari feshi ihbar sürelerini bulundurma ve diğer kısıtlayıcı hükümleri bulundurmama yükümlülüğünden kurtarmamaktadır. 06-66/885 -255 24G.4.4. POPAŞ, ve POAŞ ın pazar paylarının küçük olması sebebiyle ilgili pazarda hakim durumda olmadıkları, bu nedenle 4054 sayılı Kanunun ihlal edilmediği yönündeki savunma. Tarafların savunmalarında, Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (Ford Otomotiv) hakkında yürütülen ön araştırma sonucunda alınan 21.12.1999 tarihl i ve 99 -58/624 -398 1000 sayılı Rekabet Kurulu Kararında hakim durumda bulunmayan Ford Otomotiv in bayilik sözleşmelerinin 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilmediği, POPAŞ ve POAŞ ın da Türkiye deki ilgili ürün pazarında hakim durumda bulunmadığı ve bu nedenle soruşturma konusu sözleşmelerin de 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilemeyeceği ve ihlal teşkil edemeyeceği görüşü dile getirilmiştir. Soruşturmanın konusunu POAŞ tarafından imzalanan ve 4054 sayılı Kanun un 4. maddesine aykırılık teşki l eden bayilik sözleşmelerinin herhangi bir muafiyetten yararlanmaksızın Kurul Kararına aykırı olarak uygulanmaya devam edilmesi 1010 oluşturmaktadır. Soruşturma konusu iddialar arasında Kanun un 6. maddesi kapsamındaki hakim durumun kötüye kullanılması yönünde ki bir eylem bulunmamaktadır. Bu nedenle ilgili teşebbüsün hakim durumda bulunup bulunmamasının soruşturma konusu iddialarla bir ilgisi bulunmamaktadır. 1998/3 sayılı Tebliğ, kapsamındaki anlaşmaları, Kanun un 4. maddesinin uygulamasından grup olarak mua f tutmaktadır. Her hangi bir anlaşmanın 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında bulunması için taraflarından bir veya bir kaçının hakim durumda bulunması gibi bir gereklilik söz konusu değildir. Esasen Rekabet Kurulu tarafından yayınlanmış bulunan tüm grup muafiye t tebliğleri için durum 1020 böyledir. I. GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK: POAŞ ile bayileri arasında, Peugeot markalı motorlu taşıtların, bunlara ait yedek parçalar ile satış sonrası hizmetlerin dağıtımı amacıyla Yetkili Satıcı Sözleşmesi ve Yetkili Servis İsta syonu İşletme Sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmeler içerdikleri bölge münhasırlığı ve rekabet yasağı hükümlerinden dolayı 4054 sayılı Kanun un 4. maddesini ihlal etmektedir. Ayrıca 1030 Yetkili Satıcılık Sözleşmesinin II -1, II-3, VII -3, VIII. madde leri ile Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmelerinin III -3/b,c ve V -1. maddeleri nedeniyle bu sözleşmeler, 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden de yararlanamamaktadır. Kurul, teşebbüsün imzaladığı Yetkili Satıcılık Sözleşmelerinden, şi kayetler sonucu haberdar olmuş, 9.11.1999, 30.4.2002 ve 10.4.2003 tarihli Kurul Kararlarında, bu sözleşmelerde yer alan 1998/3 sayılı Tebliğ e aykırı hükümlerin düzeltilmesi ve gerekli değişikliklerin yapıldığının Kurum a bildirilmesine karar verilmiş, Kar arlar POAŞ ve POPAŞ a bildirilmiştir. 1040 06-66/885 -255 25 POAŞ ve POPAŞ tarafından, Kurul un 10.4.2003 günlü, 03 -23/279 -M sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan dava sonucunda Danıştay Onuncu Dairesi 10.10.2003 tarih ve E:2003/2111 sayılı kararı yla yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar vermiş, tarafların söz konusu karara yaptıkları itiraz ise, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu nun 29.4.2004 tarih 2003/1427 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Rekabet Kurulu kararları, diğer tüm i dari kararlar gibi, uygulanma kabiliyetini haiz kararlardır ve ilgili yargı mercileri tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece muhatapları tarafından uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle herhangi bir 1050 uygulamaya konu olmasa dahi, Kurul karar ının gereğinin yerine getirilmemesi ihlale devam edilmesi anlamına gelmektedir. Diğer taraftan Kurul Kararına ilişkin olarak Danıştay tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmemesine rağmen taraflar ilgili Kurul Kararlarının gereklerini yerine getirmeyer ek Kanun a aykırı sözleşmelerin uygulamasına da devam etmektedirler. 4054 sayılı Kanun un 4. maddesine aykırı olan ve 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanamayan ve halen uygulamada olan Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri nedeniyle, Kan un un 16. maddesi hükümleri çerçevesinde, POAŞ ile aynı ekonomik bütünlük içinde yer alan ve mevcut 1060 durumda sözleşmelerin tarafı ve uygulayıcısı konumunda bulunan POPAŞ a idari para cezası verilmesi gerekmektedir. I.1. İhlale yol açan ve idari para cezası na temel teşkil eden sözleşmeler Soruşturma sürecinde yapılan incelemeler sonucunda, soruşturma açılmasına neden olan Yetkili Satıcılık Sözleşmesi nin teşebbüse daha önce yapılan bildirimlere konu olan ve düzeltilmesi istenen VII -3 ve VIII. maddeleri dışı nda, II -1 ve II -3. maddeleri ile önceki Kararlarda değinilmeyen ancak bayilerle Yetkili Satıcılık Sözleşmesi'ne ek olarak imzalanan Yetkili Servis İstasyonu İşletme 1070 Sözleşmesi'nin III -3/b,c ve V -1 maddelerinin de 1998/3 sayılı Tebliğ de öngörülen şekilde d eğiştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan teşebbüse verilecek idari para cezası bakımından, Kurulun soruşturma açılmasına temel teşkil eden ve daha önceki kararlarda değiştirilmesi istenen Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ve bu sözleşme ne deniyle ortaya çıkan ihlal temel alınmıştır. Yetkili Servis İstasyonu Sözleşmeleri de içerdikleri hükümler nedeniyle 1998/3 sayılı Tebliğ ve 4054 sayılı Kanun un 4. maddesine aykırılık teşkil etmekle 1080 beraber, açılan soruşturmanın kapsamında bulunmaması n edeniyle, mevcut soruşturma çerçevesinde bu sözleşmelere ilişkin idari para cezası uygulanması mümkün bulunmamaktadır. 06-66/885 -255 26I.2 Kanunun 16. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının takdirinde göz önünde bulundurulan hususlar 4054 sayılı Kanunun uygula masının ve grup muafiyeti tebliğlerinin teşebbüsler açısından açıklanmaya ihtiyaç duyulan yönleri olabilmektedir. POAŞ ın imzalamış 1090 olduğu anlaşmalardan haberdar olan Rekabet Kurulu, ilgili tarafa, yaptığı bildirimle, anlaşmalarının hangi hükümlerinin deği ştirilmesi kaydıyla, grup muafiyetinden yararlanabileceğini bildirmiş ve bu şekilde 1998/3 sayılı Tebliğ i yayımlayan kurum olarak Tebliğ in kapsam maddesi de dahil olmak üzere nasıl yorumlanması gerektiği konusunda teşebbüsü bilgilendirmiştir. Bu durum karşısında hüsnü niyetle hareket eden bir teşebbüsten beklenen, karar doğrultusunda gerekli değişiklikleri yapmak, anlaşmalarının Tebliğin kapsamı karşısındaki durumu ile ilgili tereddüdü konusunda Kurul dan bilgi talebinde bulunmak olabilecektir. Buna karşı lık teşebbüs, konuya ilişkin olarak Rekabet Kurulu içtihadında örneği bulunmayan sübjektif değerlendirmesi sonucunda 1100 anlaşmalarının Tebliğ kapsamında olmadığına karar vermiş; bu değerlendirmesi geçerli olsa bile Kanun un ihlal ediliyor olduğu hususunu göz ardı ederek ve özellikle de grup muafiyetinden yararlanılmasını engelleyen ve anlaşmanın Kurul tarafından değiştirilmesi istenen feshi ihbar sürelerine ilişkin hükümlerini sistematik bir biçimde uygulayarak hem Kanunu ihlal etmiş hem de Rekabet Kurulu Kara rının gereğini yerine getirmemiştir. Soruşturma konusu ihlal her ne kadar yatay anlaşmalara nazaran ortaya çıkardığı olumsuz etkilerin daha sınırlı olduğu kabul edilen dikey nitelikli bir anlaşmadan kaynaklansa da, yukarıda da ifade edildiği üzere 4054 s ayılı 1110 Kanun u ihlal eden ve 1998/3 sayılı Tebliğ in sağladığı muafiyetten yararlanamayan sözleşmelere ilişkin olarak alınan Kurul Kararlarına rağmen, taraflarca sözleşme maddelerinin düzeltilmemesinde ısrar edilerek uygulanmasına devam edilmiş olduğu husus ları, idari para cezasının takdirinde önemli derecede ağırlaştırıcı unsurlar olarak değerlendirilmiştir. J-SONUÇ 13.7.2005 tarih, 25874 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 5388 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesin e 1120 Dair Kanun un 5. maddesinde yer alan Soruşturma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul ilgili daire başkanının gözetiminde soruşturmayı yürütecek raportör veya raportörleri belirler. hükmü uyarınca alınan 13.7.2005 tarih, 05 -46/667 sayılı Kurul ka rarının Soruşturma Heyeti Başkanı olarak belirlenmiş bulunan Rekabet Kurulu Üyelerinin söz konusu dosyalara ilişkin nihai kararın alındığı toplantılara katılmaması gerektiğine ilişkin 3. maddesi doğrultusunda, mevcut soruşturmanın Heyet Başkanlığını yürü ten Rıfkı ÜNAL nihai karar toplantısına katılmamıştır. Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma 1130 tutanak ları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar, 06-66/885 -255 27Danıştay ın iptal kararları, tüm dosya münder ecatında yer alan bilgi ve belgelerin okunup incelenmesi sonucunda; 1. Peugeot Otomotiv A.Ş. (Tasfiye Halinde) ile yetkili satıcı ve servisler arasında imzalanan "Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri"nin 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi (a) ve (b) bentleri kaps amında ihlal teşkil ettiğine, 2. 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis Anlaşmalarına ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında değerlendirilen sözleşmelerin anılan Tebliğ e 1140 aykırı hükümler içermeleri nedeniyle, grup muafiyetinden yararlanamadığ ına, 3. 4054 sayılı Kanun un 4. maddesini ihlal eden ve grup muafiyetinden yararlanamayan sözleşmeler den Kurul un haberdar olmasıyla birlikte müteaddit defalar ilgili taraflara sözleşmelerin 1998/3 sayılı Tebliğ hükümlerine uygun bir biçimde yenilenmesi v e bilhassa, Yetkili Satıcılık Sözleşmesi'nin IV, VII -3 ve VIII. maddelerinin düzeltilmesi yönünde Kararlar alması ve değişikliklerin yapılmasına ilişkin olarak süre tanımasına rağmen bu değişikliklerin teşebbüs tarafından yapılmadığına, 1150 hatta Kurul Kararı ile değiştirilmesi istenen hükümlerin sistematik bir biçimde uygulanmasına devam edildiğine, 4. Kanun u ihlal eden sözleşmelerin 2000 yılı Mart ayına kadar olan dönemde Peugeot Otomotiv A.Ş., bu tarihten sonraki dönemde ise aynı ekonomik bütünlük içinde y er alan bir diğer teşebbüs Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. tarafından uygulandığına, 5. Söz konusu sözleşme hükümlerinin 4054 sayılı Kanun ve 1998/3 sayılı Tebliğ'e aykırılıkları sebebiyle oluşan ihlal nedeniyle mevcut durumda 1160 Peugeot marka araçların Türk iye distribütörlüğünü yapan Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. nin, 4054 sayılı Kanun un 16. maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uyarınca, idari para cezası ile cezalandırılmasına, 6. Cezanın takdirinde; - Rekabet Kurulu nun 9.11.1999, 30.4.2002 ve 10.4.200 3 tarihli Kararlarında, soruşturma konusu sözleşmelerin 1998/3 sayılı Tebliğ hükümlerine uygun bir biçimde yeniden düzenlemesi hususunun karara bağlanmış olması ve söz konusu Kararların ilgili teşebbüslere tebliğ edilmiş olması sebebiyle, hakkında 1170 soruştur ma yürütülen teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun a ve ilgili mevzuata aykırı olarak sözleşmeleri bilinçli olarak uygulamaya devam etmesi, - Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin, söz konusu üç ayrı Kurul kararını tebellüğ etmiş olmasına rağmen, ilgili söz leşmeleri; kararda öngörülen biçimde düzeltmekten imtina ederek, ihlallerin sürdürülmesi 06-66/885 -255 28hususunda ısrar etmesinin, ceza miktarının takdirinde ağırlaştırıcı unsurlar olarak değerlendirilmesine 7. Bu sebepten, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fık rası uyarınca 1180 hakkında soruşturma yürütülen Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş.'nin, 2003 yılı cirosu dikkate alınarak ve takdiren bu cironun % ( .) i nispetinde olmak üzere, 7.122.296,77 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, OYÇOKLUĞU karar verilmişti r. 06-66/885 -255 29 (19.09.2006 tarihli ve 06 66/885 -255 sayılı Kurul Kararı na) KARŞI OY GEREKÇESİ Yeni motorlu taşıtların, bunların yedek parçalarının ya da tamir ve bakım hizmetlerinin alımı, satımı veya yeniden satımı konulu dikey anlaşmaları kapsamına alan, 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar Ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği 25991 sayılı 12 Kasım 2005 tarihli Resmi Gazete de yayımlanarak, söz konusu Tebliğ in 11. maddesi ger eğince 1 Ocak 2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 2005/4 sayılı Tebliğ in Geçici 1. maddesi, teşebbüslere anlaşmalarını bu Tebliğ e uyumlu hale getirebilmeleri için bir yıllık süre tanımış olup, bu süre 1 Ocak 2007 tarihinde sona erecektir. Dolayısıyla te şebbüsler yönünden anlaşmalarını 2005/4 sayılı Tebliğ hükümlerine uyumlu duruma getirmeleri için tanınan geçiş süresi henüz dolmamıştır. Kaldı ki, Rekabet Kurulu nun 27.12.2004 tarih ve 04 -82/1168 -294 sayılı kararı Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal e dilmekle ortadan kalkmış olduğundan, özellikle otomotiv sektörüne haiz 2005/4 sayılı Tebliğ sektörle ilgili bazı değişik şartlar getirdiğinden, bu şartlara göre, özellikle lehe hükümler içeren 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında anlaşmaların yeniden değerlendi rilmesine olanak tanınmalıdır. Bu nedenle, dosya konusu teşebbüsler yönünden geçiş süresi henüz tamamlanmadığından; teşebbüslerin cezalandırılmasına dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Tuncay SONGÖR İkinci Başkan 06-66/885 -255 30 Rekabet Kurulu n un 19.09.2006 tarih ve 06 -66/885 -255 sayılı Kararı na KARŞI OY GEREKÇESİ Rekabet Kurulu nun 27.12.2004 tarih, 04 -82/1168 -294 sayılı kararının iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesi nin kararı üzerine, Peugeot Otomotiv A.Ş. ve Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. hakkında resen açılan soruşturmanın yeniden değerlendirilmesiyle oluşan 19.9.2006 tarih ve 06 - 66/885 -255 sayılı Kurul kararına aşağıda belirteceğim nedenlerle katılmıyorum. Peugeot Otomotiv A.Ş. (POAŞ) ve Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. (POPAŞ) ın 405 4 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 4. maddesine aykırı unsurlar içeren yetkili satıcılık sözleşmelerini, Rekabet Kurulu nun 9.11.1999 (553 -346 sayılı) ve 30/4/2002 (279 -115 sayılı) tarihli kararlarında öngörülen 60 günlük süre içerisinde 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ne uygun hale getirmemeleri nedeniyle haklarında soruşturma açılmıştır. Kurul un 9.11.1999 ve 30.4.2002 tarihli kararları 26.12.2002 tarihinde POAŞ a tebliğ edilmiş, ge rekli düzeltmelerin yapılması için 60 günlük süre verilmiş, bu süre 24.2.2003 tarihinde sona ermiştir . Yapılan soruşturma sonunda POAŞ ve POPAŞ ın bayilerle yaptığı sözleşmelerdeki 4054 Sayılı Kanun a aykırı hükümleri öngörülen süre içerisinde 1998/3 say ılı Tebliğ hükümlerine uygun hale getirmeyip uyguladıkları sabit görülerek 19.09.2006 tarih ve 06 -66/885 -255 sayılı Kararla para cezası ile cezalandırılmışlardır. Bu karar toplanan delillere, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve 4054 Sayılı Rekabetin Kor unması Hakkında Kanun un ilgili hükümlerine aykırıdır. Şöyle ki : 1)Peugeot Otomotiv A.Ş. ile Yetkili Satıcı ve Servisler arasında imzalanan Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri ve Yetkili Servis İstasyonu İşletme Sözleşmeleri nin bazı hükümlerinin 1998/3 sa yılı Tebliğe aykırı hükümler içerdiği açıktır. 2)AUTOMOBİLES Peugeot nun Türkiye deki bir iştiraki olan POAŞ; otomobil, otomobil parçası ve ürünlerinin üretimi, montajı, dağıtımı, satışı, pazarlaması, ithalat ve ihracatını yapmak ve satış sonrası hizmetl eri sunmak 06-66/885 -255 31üzere 1993 yılında kurulmuştur. 1 Mart 2000 tarihinde POAŞ sözü edilen faaliyetlerini sonlandırmış, sözkonusu tarihten itibaren Peugeot marka araçların distribütörlüğünü POPAŞ yapmaya başlamıştır. 1 Mart 2000 tarihinde ticari faaliyetlerini sona erdiren POAŞ, 30.7. 2003 tarihli Genel Kurul Toplantısında tasfiyesine karar vermiştir. POPAŞ ın kurulması POAŞ ın yerine geçmek için değildir. POPAŞ ın kuruluşu, Automobiles Peugeot ile Türkiye de Peugeot Lisansı ile ticari araç üretimi yapan KIRAÇA Grub u ortaklığının sonucudur. POAŞ tan farklı, tamamen ayrı bir hükmî kişiliktir. O nedenle bayiler ile POAŞ arasında imzalanan sözleşmelerin, bayilerle POPAŞ için de geçerli olacağının kabulü, Borçlar Hukuku ile Ticaret Hukukuna hakim olan Sözleşmelerin Nisp iliği prensibine göre mümkün değildir. Kaldı ki POPAŞ, kurulduğunda, POAŞ ile bayiler arasında yapılan sözleşmelerin 1998/3 Sayılı Tebliğ e aykırı hükümler içerdiğini bilmemektedir. Öğrendiği tarih, bu konuya ilişkin Rekabet Kurulu Kararlarının tebliğ edi ldiği 26.12.2002 tarihidir. Rekabet Kurulu, sözü edilen kararlarında POAŞ a; ..bayilerinle akdettiğin sözleşmelerin bazı hükümleri Tebliğ e aykırıdır, bunları Tebliğ e uygun hale getir, sana 60 gün süre veriyorum, bu sürenin sonunda sözleşmelerde gerekli düzenlemeleri yapmaz ve uygulamalara devam edersen hakkında soruşturma açacağım demiştir. Tanınan 60 günlük süre 24.2.2003 tarihinde sona erdiğine göre POAŞ ın, çoğunluk görüşüne göre aynı ekonomik bütünlük içerisinde yeralan ve POAŞ ın yerine geçen POPA Ş ın sorumluluğu da bu tarihte başlayacaktır. Rekabet Kurulu nun yukarıda konu edilen 9.11.1999 ve 30.4.2002 tarihli kararlarının muhatabı POAŞ tır. Kurul Kararıyla POAŞ a yapılan uyarının ve bu uyarının gereklerinin yerine getirilmesinin POPAŞ tan beklenm esi mümkün değildir. POAŞ ın 1 Mart 2000 tarihinde ticari faaliyetlerini sona erdirip 30.7.2003 tarihinde tasfiye sürecine girişi de bu olguya bir anlam kazandırmaktadır. POAŞ ve POPAŞ birbirinden ayrı ve bağımsız iki hükmi şahsiyet, iki hukuki varlıktır. Birbirinden bağımsız organları bulunmakta, iki şirketin yönetim organları tamamen başka insanlardan oluşmaktadır. Dolayısıyla bu iki şirketin aynı ekonomik birlik olarak kabul edilmesi, birinin idari para cezasını gerektirecek bir hukuki aykırılıktan ötür ü diğerinin cezalandırılması hukuken olanaklı değildir. Çoğunluk görüşü de (gerekçeli kararın 21. sayfasındaki paragrafta) bu olguyu aynen kabul etmektedir. Katılamadığım husus bu vurgudan sonraki bölümdür. Kurul, kararında, POAŞ ve POPAŞ tan bahisle her iki firmanın da ayrı birer hukuki varlık oldukları ve bu firmaların yönetim kurulu üyeliklerinin farklı kişilerden oluştuğu hususları doğrudur. Ancak Rekabet Hukukunda, firmaların ayrı birer hukuki 06-66/885 -255 32varlığa sahip olmaları mutlaka ayrı birer teşebbüs olmalar ı sonucunu doğurmamaktadır. Kanun un Tanımlar başlıklı 3. maddesinde teşebbüs kavramına yer verilmiştir. Rekabet Hukuku uygulamalarında teşebbüsler muhatap alınmaktadır. Birden çok ve farklı hukuki varlıklara sahip firmaların tek bir teşebbüs olarak kabul edilmesi 4054 Sayılı Kanun un uygulamalarında sık karşılaşılan bir durumdur denilmekte, bu firmaların ekonomik bakımdan bir bütün teşkil ettikleri vurgulanarak aynı firmanın kontrolünde bulunan iki anonim şirketin ayrı birer teşebbüs olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmektedir. Bu tespit doğru değildir. Katılmamaktayım. Kurul un ceza kararını oluştururken katılamadığım dayanaklarının biri de sözleşme ile anlaşma kavramlarına yönelik değerlendirmesidir. Kurul, Borçlar Hukukundaki "sözle şme" kavramı ile Rekabet Hukukundaki anlaşma kavramlarının örtüşmediğini belirterek, Rekabet Hukukunda bir anlaşmanın varlığından söz edebilmek için taraflar arasında mutlaka Borçlar Hukuku anlamında tam bir sözleşmenin akdedilmiş olmasının gerekmediğini , bir anlaşmanın varlığı ve tarafların kendilerini bu anlaşmayla bağlı hissetmesinin 4054 Sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamındaki bir anlaşmadan söz edebilmek için yeterli olacağını kabul etmektedir. Bu kabul Ticaret Hukuku ve Borçlar Hukukunun amir hüküml erine aykırıdır ve bu gerekçeye dayalı cezalandırma kararı doğru değildir. Rekabet Kurulu, kararında POAŞ İLE POPAŞ ın aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer aldığını kabul ederek POAŞ ile bayileri arasında akdedilen sözleşmelerdeki hak ve yükümlülüklerin fesih sözleşmesi ve protokolleri ile POPAŞ tarafından üstlenildiğini, POPAŞ ın POAŞ ın yerine geçtiğini kabul etmekte ve raportörler tarafından yerinde inceleme sırasında ele geçirilen noter ihbarnamelerine dayanmaktadır. 11 Mayıs 2001 ila 26.7.2002 tarih leri arasındaki bu ihbarnameler (soruşturma raporunun Ek -17 sindeki) incelendiğinde içerdiği hükümlerin birbirinden çok farklı olduğu görülecektir. POAŞ tarafından gönderilen ihtarnamelerin 3. maddesinde şirketimiz ile muhatap arasında mün akit sözleşmeyi fesh ettiğimizi ihtaren bildiririz bildirimi yapılırken, POPAŞ tarafından gönderilen ihbarnamelerin 3. maddesinde ise bu bayilik ilişkisine son vermeye karar verdiğimizi ihtaren bildiririz denilmektedir. Yani, POAŞ ile bayiler arasındaki sözleşmeden sö z edilmemektedir. Bu söz edilmeyiş çoğunluk görüşünün kabulünün aksine POPAŞ ın POAŞ ile bayiler arasındaki sözleşme hükümlerini halefiyet yoluyla üstlenmek istememesi iradesinin sonucudur. Görüleceği üzere; keşide ettiği ihtarnameleri ile POAŞ BAYİLİK ve SERVİS SÖZLEŞMELERİNİ feshederken, POPAŞ BAYİLİK ilişkisini 06-66/885 -255 33sonlandırmaktadır. Fesih ihbarnamelerinin tümünün keşide tarihi, Rekabet Kurulu nun 9.11.1999 ve 30.4.2002 tarihli kararlarının Peugeot a tebliğ edildiği 26.12.2002 tarihinden öncedir. POAŞ ın faaliyetini 1 Mart 2002 tarihinde durdurduğuna, gerek POAŞ gerekse POPAŞ tarafından, POAŞ ile bayileri arasındaki sözleşmeleri feshi ihbar ile sonlandırıldığına ve Rekabet Kurulu nca sözleşmelerin 1998/3 sayılı Tebliğ hükümlerine uygun hale getirilmesinin teşebbüslere ihtaren 26.12.2002 tarihinde tebliğ edilip ihlali giderme süresinin son gününün 24.2.2003 tarihi olmasına göre; POPAŞ ın fesih ile ortadan kalkmış bir sözleşmeyi düzeltmesinin istenmesi, bu sözleşmelerin uygulanmaya devam edildiğinin ileri sü rülmesi ve bu gerekçe ile cezalandırılması olanaklı ve doğru değildir. POAŞ ın faaliyetini sonlandırdığı ve POPAŞ ın kurulduğu tarihten sonra, POPAŞ ın feshedilen hizmet sözleşmelerinin Tebliğ e aykırı hükümlerinin uygulanmak suretiyle bayilerle ilişkile rini sürdürdüklerine dair hiçbir delil elde edilememiş, Kurul tarafından ortaya konulamamıştır. Aksinin kabulü ve sözleşmelerin Tebliğ e aykırı hükümleriyle uygulanmaya devam edildiğinin iddia edilmesi, varsayım olacaktır. Açıklamaya çalıştığım nedenlerle , POPAŞ ın para cezasıyla cezalandırılması toplanan delillere ve 4054 sayılı Yasaya aykırı olduğundan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. M.Sıraç ASLAN Kurul Üyesi