T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1705 - 2026/874 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1705 KARAR NO : 2026/874 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/684E…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1705 - 2026/874 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1705 KARAR NO : 2026/874 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/684E., 2019/65K. DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesi) KARAR TARİHİ : 16/04/2026 YAZIM TARİHİ : 22/04/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirketin, ... tarafından açılan sağlık hizmetler alım ihalesini kazanarak 01/10/2009 tarihi itibariyle ihale konusu hizmete başladığını, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ... tarafından Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin 2014/1659 E. sayılı dosyasının ...’nin sağlık hizmetini alt işverene veremeyeceğinin hüküm altına alındığı kararı gerekçe gösterilerek 27/11/2014 tarihinde feshedildiğini, ...’nin alt işverene verilmesi mümkün olmayan bir işi alt işverene vererek muvazaalı hareket ettiğini, davalı kurum aleyhine fazla mesai çalışmasına ilişkin alacağın 6.720,34 TL’lik kısmı için ... aleyhine Ankara 13. icra Müdürlüğü’nün 2016/16860 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek Ankara 13. icra Müdürlüğü’nün 2016/16860 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Havalimanlarında sağlık hizmetinin kesintisiz sürdürülebilmesi için atama yapılmayan havalimanlarına ihtiyaç duyulan sağlık personeli takviyesinin sağlanması amacıyla Sağlık Bakanlığı’na müteaddit defalar talepte bulunulduğunu ancak taleplerin olumsuz sonuçlandığını, davacı ile imzalanan teknik şartname uyarınca davacının sorumluluğunun bulunmadığı iddiasının dayanaksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine, alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "... davacı şirket, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davalı ... tarafından Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin 2014/1659 E. sayılı dosyasında ...’nin sağlık hizmetini alt işverene veremeyeceğinin hüküm altına alındığı kararı gerekçe gösterilerek 27/11/2014 tarihinde feshettiğini, ...’nin alt işverene verilmesi mümkün olmayan bir işi alt işverene vererek muvazaalı hareket ettiğini, bu nedenle alt işveren işçilerinin en başından beri asıl işverenin işçileri olarak işlem görmeleri gerektiğini, işçi ...’ın Diyarbakır 1. İş Mahkemesi 2011/460 E. sayılı dosyası ile fazla mesai alacaklarını talep ettiği davada mahkeme kararı gereğince Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/11 E. sayılı dosyası ile 9.947,43 TL tutarında icra takibi sonucu ödenen 13.440,69 TL'nin yarısından davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise imzalanan sözleşme ve teknik şartname uyarınca işçilik alacaklarından davacının sorumluluğunun bulunmadığı iddiasının dayanaksız olduğunu, sözleşme hükümleri doğrultusunda tüm işçilik alacaklarından davacının sorumlu olduğunu beyan etmiş olup taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinde fazla mesai alacaklarının yüklenici tarafından karşılanacağının ve ücret alacağı olduğu iddiasıyla idareye başvuran işçilerin alacaklarının bordroya bağlanmasının sağlanarak ve yüklenicinin hak edişinden mahsup edilerek, işçiye ödeneceğinin açıkça hükme bağlandığı, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümlerinin kendilerini bağlayacağı buna göre taraflar arası sözleşmenin 22. Maddesi ve teknik şartnamenin 5.6 maddesi uyarınca fazla mesai ödemeleri davacı yüklenicinin sorumluluğunda olduğundan davacının ödemiş olduğu fazla mesai ücreti ve ferilerini davalıdan talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine ayrıca davacının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliğine ilişkin beyanlarının dikkate alınmadığı, davacı kurumun alt işverene vermemesi gereken "sağlık hizmeti" işini muvazaalı şekilde alt işverene verdiği, bu nedenledir ki işbu ihale kapsamında çalışan tüm işçilerin baştan itibaren ...'nin işçisi sayılması gerektiği, dava dışı işçinin fazla mesai çalışması doğmuşsa da bu durumun tek sorumlusunun fazla mesai planlamasına uymayan sair davalı kurum olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen alacağın tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30-TL harcın düşümü ile kalan 672,70-TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 16/04/2026 Başkan Üye Üye Katip