Büyük Genel Kurulu 2013/3 E. , 2013/3 K. "" MAHKEMESİ : Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Taraflar arasındaki tazminat davasında yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca ; “Davacı vekili, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.03.2010 gün ve E:2009/11-109 K:2010/48 sayılı kararıyla davacı müvekkilinin 14 yıl 7 aylık mahkumiyetine ilişkin ceza kararının oyçokluğu ile onandığını, anılan kararın yeterli ve gerekli inceleme yapılmadan verildiğ…
**Büyük Genel Kurulu 2013/3 E. , 2013/3 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Taraflar arasındaki tazminat davasında yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca ; “Davacı vekili, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.03.2010 gün ve E:2009/11-109 K:2010/48 sayılı kararıyla davacı müvekkilinin 14 yıl 7 aylık mahkumiyetine ilişkin ceza kararının oyçokluğu ile onandığını, anılan kararın yeterli ve gerekli inceleme yapılmadan verildiğini, dolayısıyla haksız olarak 39 yıllık Avukatlık meslek hayatına son verilen 68 yaşındaki davacının uğramış olduğu büyük manevi zararların kısmen karşılığı olmak üzere 115.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine vekili, dava zamanaşımına uğradığını ve tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 14 Şubat 2011 tarihinde yürürlüğe giren 09 Şubat 2011 tarih ve 6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici Madde 2/c bendinde yer alan, “Bu davalar ilgili hâkime resen ihbar edilir…” hükmü gereğince dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye, Ceza Genel Kurulu’nun 09.03.2010 gün ve E:2009/11-109 K:2010/48 sayılı kararına katılan ve yukarıda adları yazılı bulunan ilgili hakimlere usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. İhbar olunan ..... 14.07.2011 tarihli cevap dilekçeleriyle, haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı ve ilgili davada tartışılan delillerden başka her hangi bir delil de ileri sürülmediği halde, Anayasanın 40/3., 129/5. ve 138. maddeleriyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 4. maddesine ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 573. maddesine aykırı olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini istemişler; ihbar olunan diğer hakimler cevap dilekçesi ibraz etmedikleri gibi, duruşmaya da katılmamışlardır.