11. Hukuk Dairesi 2010/16524 E. , 2012/19842 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/09/2010 tarih ve 2009/144-2010/366 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/12/2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara b…
**11. Hukuk Dairesi 2010/16524 E. , 2012/19842 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/09/2010 tarih ve 2009/144-2010/366 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/12/2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalının POS makinelerinden alınan satış belgelerinin komisyonu için 23.03.2005 tarihinden itibaren aylık %1,75 komisyonla anlaştıklarını, ancak davacı bankanın idari yanlışlıktan dolayı hak ettiği komisyonu kesmediğini ve bu tutarın davalı tarafından hesaptan çekildiğini ileri sürerek, 16.725,15 YTL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile aralarında ‘sıfır gün bloke ve sıfır komisyon’ şartı ile POS Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş,bozma ilamı doğrultusunda alınan ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- HUMK'nun, 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/4 ncü madde hükmüne göre alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, asıl istemin kabul edilmeyen bölümü, 1.000 TL'nı geçmeyen davacı tarafın, 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle temyiz hakkı bulunmamakta ise de, davalı tarafça, kesinlik sınırı üzerinde kalan miktara yönelik temyiz yoluna başvurulması halinde, davacı tarafın, katılma yolu ile temyiz hakkı saklıdır. Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, 16.752,15 TL'nın tahsilini istemiş olup, mahkemece, 16.229,15 TL'nın tahsiline dair verilen karar, reddedilen miktar yönünden davacı vekilince temyiz edilmiştir. İstemin reddedilen kısmı, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı gibi, temyizin katılma yolu ile temyiz de olmamasına göre, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin temyizine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.