İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/12/2025 YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Davacı tarafından Dairemizce verilen 16/07/2020 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı karara ilişkin olarak yargılamanın iadesi talep edilmiş olmakla, yapılan açık duruşma sonucunda gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle; Konya .... ATM'nin ... Esas numaralı dosyasında görülen şirket ortağı olmadığının tespiti ve alacak davasında, 05.07.2019 tarih, …
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALILAR : 1- ........ 2- ....... 3- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI-MÜTEVEFFA : ........ TASFİYE MEMURU : ........ DAVA : Yargılamanın İadesi İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/12/2025 YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Davacı tarafından Dairemizce verilen 16/07/2020 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı karara ilişkin olarak yargılamanın iadesi talep edilmiş olmakla, yapılan açık duruşma sonucunda gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle; Konya .... ATM'nin ... Esas numaralı dosyasında görülen şirket ortağı olmadığının tespiti ve alacak davasında, 05.07.2019 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile müvekkilinin davalı şirket ortağı olmadığının tespiti ile alacak davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müvekkil lehine 188.187,87 TL'nin 28.11.2018 tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verildiğini, verilen karar üzerine taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 16.07.2020 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararı ile mahkemece verilen kararın kaldırılarak 07/12/2019 gün ve 30971 s. Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 7194 s. Kanun'un 41. maddesi ile "25/03/1987 tarihli ve 3332 s. Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 3182 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanunun da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a" eklenen Geçici 4/2. maddesi gereğince davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde davacı müvekkili aleyhinde karar verildiğini, verilen karara temyiz başvurusunda bulunduklarını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/03/2021 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile onama kararı verilerek dosyanın kesinleştiğini, yapılan yargılamanın ardından; Anayasa Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarih, 2020/11 Esas 2023/98 Karar sayılı kararı ile kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğini, söz konusu kararın 12 Eylül 2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandığını, Konya .... ATM tarafından verilen kararda; Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen söz konusu geçici maddenin esas alındığını, verilen kararda esas alınan bu maddenin iptal edilmesinin kararı gerekçesiz kıldığını, yargılamanın yenilenmesi kararı verildiği takdirde kararın müvekkili lehine değişeceğini beyan ederek Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ........ A.Ş., ........, ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yargılamanın iadesi talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, HMK'nın 375. maddesindeki yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin teşekkül etmediğini, davacının iddia ettiğinin aksine iş bu davada ''Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması'' halinin söz konusu olmayıp mahkemece karara esas alınan kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi halinin bulunduğunu, HMK'nın 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin kıyas yolu genişletilemeyeceğini, Anayasanın 153. maddesinin amir hükmü gereği, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı geriye yürütülerek kesinleşmiş mahkeme kararlarının ortadan kaldırılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının kabul görmediği takdirde, davanın 6762 sayılı TTK'nın 329. ve 405. maddeleri uyarınca esastan reddedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalılar aleyhine, Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açılan davalı şirkete ortak olunmadığının tespiti ve alacak davasında, Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2019 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulüne, 188.187,87 TL'nin dava tarihi olan 28/11/2018 tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verildiği, bu kararın davacı ve bir kısım davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 16/07/2020 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile 7194 sayılı yasanın 41. maddesiyle 3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Dairemizce verilen kararın davacı tarafça temyiz edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/03/2021 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla Dairemiz kararının onanmasına karar verildiği, böylelikle Dairemiz kararının 15/03/2021 tarihinde kesinleştiği, Dairemiz kararının kesinleşmesinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarih, 2020/11 Esas- 2023/98 Karar sayılı iptal kararı ile Dairemizce verilen karara esas alınan 7194 sayılı Kanun'un 41.maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği ve iptal kararın 12/09/2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlandığı, davacının bu iptal kararını gerekçe göstererek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinde ''(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması, b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, mercince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması, c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması, ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması, e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması, g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması, h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması, ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması, i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi,'' hükmü yer almaktadır. Aynı Yasa'nın 375/2 madde ve fıkrasında ''Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.” hükmü düzenlenmiştir. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 50. maddesinde de "(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez. (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. (3) Bölümlerin esas hakkındaki kararları gerekçeleriyle birlikte ilgililere ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilir ve Mahkemenin internet sayfasında yayımlanır. Bu kararlardan hangilerinin Resmî Gazetede yayımlanacağına ilişkin hususlar İçtüzükte gösterilir. (4) Komisyonlar arasındaki içtihat farklılıkları, bağlı oldukları bölümler; bölümler arasındaki içtihat farklılıkları ise Genel Kurul tarafından karara bağlanır. Buna ilişkin diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir. (5) Davadan feragat hâlinde, düşme kararı verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa gelince ise; Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı tarafça yargılamanın yenilenmesine esas teşkil edecek şekilde Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 50. maddesi uyarınca bireysel başvuru talebinde bulunulmadığından yargılamanın yenilenmesine konu olacak bir Anayasa Mahkemesi kararının davacı yönünden mevcut olmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlaline karar verdiği emsal dosyaların, bireysel başvuru konusu olmayan dosyalar bakımından da yargılamanın yenilenmesi nedeni oluşturduğuna dair yasal bir mevzuat hükmünün bulunmadığı, yargılamanın iadesi sebeplerinin kıyas yoluyla genişletilemeyeceği, davacının Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluyla hak ihlali başvurusunun olmaması ve dolayısıyla somut uyuşmazlık bakımından bir hak ihlali tespitinin bulunmaması da göz önünde bulundurulduğunda, hak ihlali nedeniyle yargılamanın iadesi yoluna başvurulamayacağı, Anayasa Mahkemesi'ne hak ihlali başvurularında g şekli ve süresi düzenlenmiş olup, hak ihlali başvurusunda bulunan ile bulunmayanın aynı hukuki durumda değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE, 2-Davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebiyle ilgili olarak Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına tamamlama harcı ve peşin harç olarak yatırılan toplam 6.674,73 TL harçtan, alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 6.059,33 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından Dairemiz dosyasına tamamlama harcı olarak yatırılan 7.194,00 TL harcın 6.248,60 TL'si peşin harç olarak yatırıldığından ve alınması gereken harç Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yatırılan harçtan mahsup edildiğinden fazla yatırıldığı anlaşılan 6.248,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar ........ A.Ş., ........ ve ........ kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 35.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, 7-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine, 9-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, 10-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair; davacı vekili ile bir kısım davalılar vekillerinin yüzünde, tasfiye memurunun yokluğunda, verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 17/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....