7. Hukuk Dairesi 2009/6374 E. , 2010/2956 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 114 ada 1 parsel sayılı 1262992,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve mahkeme hükmüne dayanılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı z
**7. Hukuk Dairesi 2009/6374 E. , 2010/2956 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 114 ada 1 parsel sayılı 1262992,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve mahkeme hükmüne dayanılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 03.06.2009 havale tarihli rapor ve eki haritasında (A) harfi ile gösterilen 9444,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz bölümünün kamu malı niteliğinde mera olmadığı, zilyet davacı ... yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Nevarki; mera araştırması usulüne uygun yapılmamıştır. Bir yerin mera olup olmadığı öncelikle taşınmazın bulunduğu çalışma alanında tahsisli mera olup olmadığının ilgili merciilerden sorulup saptanması, mera tahsis kaydı var ise mera tahsis kaydı ve dayanağı belgelerin getirtilip uygulanması, dava konusu taşınmazın mera tahsis kaydı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, mera tahsis kaydı yok ise, davada yararı olmayan komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi aracılığı ile dava konusu taşınmazın mera olup olmadığının sorulup saptanması, bilirkişi sözleri yeterli görülmediği takdirde tarafların aynı usulle gösterecekleri tanıklarının taşınmazın başında dinlenilmesi, bilirkişi, tanık sözlerinin değerlendirilmesinde komşu parsellerin tutanak örneği ve dayanağı belgelerden yararlanılması, gerektiğinde uzman bilirkişiye başvurulması ve tutanak bilirkişilerinin dinlenilmesi, böylece mera olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Mahkemece açıklanan biçimde araştırma yapılmamıştır. Öte yandan tespitte esas alınan Temmuz 1290 tarih 104 ve 105 sayılı, 29.12.1949 tarih 5 ve 25 sayılı, 20.09.1955 tarih 3 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, yöreyi iyi bilen davada yararı olmayan komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişiler ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle tespitte esas alınan tapu kayıtları ile Tortum Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.1997 tarih 1995/128-94 EK sayılı ilamı ve dayanağı harita yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile tutunulan tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği eşitlenip çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerleri ile haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalardan yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra taşınmazın bütününün mera olduğu, davaya konu edilen taşınmaz bölümünün dört tarafının mera ile çevrili olması nedeniyle mera bütünlüğünün bozulabileceği gözönünde bulundurularak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmünce sınırlandırılmasına karar verilmeli, aksi halde zilyetlik delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; taşınmazın belirli bölümü hakkında kabul kararı verilmiş olmasına rağmen geriye kalan taşınmaz bölümü hakkında hüküm verilmemiş olması dahi isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.