6. Hukuk Dairesi 2013/9309 E. , 2014/2400 K. MAHKEMESİ : İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/03/2013 NUMARASI : 2012/1103-2013/298 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen ve muaccel hale gelen kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itira…
**6. Hukuk Dairesi 2013/9309 E. , 2014/2400 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/03/2013 NUMARASI : 2012/1103-2013/298 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen ve muaccel hale gelen kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece,ilk hükümde dava konusu taşınmazın 01.09.2011 tarihinde dava dışı üçüncü şahsa kiralanmış olduğundan bu tarihe kadar ki kira parası olan 3.850,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2012/6975-10631 sayılı,12.07.2012 günlü kararıyla anahtarın hangi tarihte teslim alındığının davacıya açıklattırılarak teslim tarihinin belirlenmesi,daha sonrada dava konusu taşınmazın aynı koşullarla ne kadar sürede kiraya verilebileceğinin tespiti ile belirlenecek bu süre için kira alacağına hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan taşınmazın yeniden kiralandığı tarihe kadar olan kiraların tamamı üzerinden kabul kararı verilmesi doğru değildir, denmekle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulü ile 2.475,00 TL asıl alacak,12,81 TL faiz üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde,2010 yılı Şubat ayı kira parasının ödenmediğini, kira sözleşmesi gereğince muaccel hale gelen kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı borçlunun haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili,31.12.2010 tarihinde taşınmazı boşalttığını,2011 Ocak ayı kirası dahil tüm kira bedellerini ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile 2.475,00 TL asıl alacak, 12,81 TL faiz üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı kiraya veren tarafından,davalı kiracıya 10.10.2008 başlangıç tarihli,1 yıl süreli kira sözleşmesi gereğince kiraya verilen taşınmazın kira dönemi sona ermeden tahliye edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı vekili,22.01.2013 havale tarihli dilekçesi ile kiralanan taşınmazın 17.07.2011 tarihinde teslim edildiğini ve 01.09.2011 tarihinde de yeniden kiraya verildiğini,yeniden kiraya verilme süresinin makul süre olduğunu belirtmiş,davalı vekili ise taşınmazın 17.07.2011 tarihinde teslim edildiğine dair beyanı kabul etmediklerini, ancak bu sürenin tahliye süresi olarak kabul edilmesi halinde kiralanan taşınmazın yeniden kiraya verildiği 01.09.2011 tarihine kadar geçecek süreyi makul süre olarak kabul ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece, taraflarca makul sürenin bir buçuk ay olarak kabul edildiği ve davalının cevap dilekçesinde sair delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığı gözönünde bulundurulup davalıya tahliye tarihinin tespiti yönünden davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak belirlenen tahliye tarihinden itibaren bir buçuk aylık makul süreye hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle takdiren dört buçuk aylık makul süre kira bedeline hükmedilmesi doğru değildir. Öte yandan, İ.İ.K.nın 67. maddesindeki düzenlemeye göre icra inkar tazminatı hükmedilebilmesi için davaya konu alacağın gerçek miktarının belli ve belirlenmek için bütün unsurlarının borçlu tarafından bilinebilecek nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. Davacının kiralanan taşınmazı teslim tarihi ve kiralanan taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği makul süre mahkemece yapılan yargılama neticesinde anlaşıldığından, alacağın likit olduğu söylenmez. Bu nedenle inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ:Yukarıda 2 No'lu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.